Yapraklı ve hayvancılık

Yapraklı özellikle turizm, hayvancılık ve tarıma dayalı gelişme ile kabuğunu kırmalı şeklinde düşünüp bu konuda neler yapılabilir diye araştırma içerisinde iken bu hafta sonu Yapraklı ziyaretimde Yapraklı’da hayvancılığın ne kadar geriye gittiğini gösteren bir durumla karşılaştım: Cumartesi akşamüzeri bir konu nedeniyle sokağın birindeki işimizi halledip eve doğru dönerken karşımıza sokağın başında yayılımdan dönen inekler çıktı. Tam eyvah sürünün ortasında kaldık diye düşünürken sürünün sonu hemen geldi. Sürüde toplam 33 büyükbaş hayvan vardı. Bir an eskiye gittim. Eskiden Yapraklı’da günlük yayılıma çıkan büyükbaş hayvan miktarı bunun en az 30 misli idi. Her evden en az 3-4 büyükbaş, 20-25 küçükbaş hayvan yayılıma katılırdı. Hane sayısı ile çarpıldığında durum ortaya çıkacaktır. 33 büyükbaş hayvan Yapraklı için ayıp değil mi dedim yanımdaki Mustafa Ağabeye? Oda hayvanların yayladaki sürüye katıldığını söyledi. Sayısını sorduğumda yaklaşık 100-150 dedi. Bu rakam biraz evvel ifade ettiğim ayıbı kapatacak bir rakam değil elbet.
Ne oldu da Yapraklı’da hayvancılık bu hale geldi? Yanlış hayvancılık politikaları girdilerdeki yüksek artışlar, kaçak hayvana göz yumulması, kesik et ile canlı hayvan ithali bunun baş sebepleri olmakla birlikte son dönemlerde küresel sermayenin oyunlarından biraz olsun uzaklaşmak suretiyle verilen hayvancılıkla ilgili desteklerden bölgemizin istifade ettirilmemesi de esas neden olarak karşımızda durmaktadır.
Hayvan yetiştiricilerimiz 2002 yılı Ağustos ayında bir kilo karkas eti 9 milyona satarak, bir torba yem alırken, son yıllarda ise, 3-4 kilo karkas et satarak, bir torba yem alabilmektedir. Sütün neredeyse sudan ucuz olması ve bunların sonucunda üreticilerin hayvancılıktan vazgeçmesi, hayvan varlığımızı maalesef yüzde 50 azaltmıştır. Şehrimizde yaşayan, gübresi ve sütü için, en az 3-4 hayvan besleyen köylümüz, içine düştükleri ekonomik sıkıntılar nedeniyle, ayağının altında en güvendiği dal olan, sağılısını dahi, satmak zorunda kalmıştır.
Çankırı Valiliği resmi internet sayfasındaki ilimiz hayvan varlığı şu şekilde verilmiştir: Sığır(Kültür:8303, Melez:62850, Yerli:41732)=112885, Manda=2234, Koyun=121345, Keçi(Tiftik Keçisi:20033, Kıl Keçisi:2204)=22277, Hindi=20940, Tavuk=1604300, Arı (Eski Kovan: 1037 Fenni Kovan: 43686)=44723. Bu rakamlar gösteriyor ki sorun sadece Yapraklı’nın değil tüm Çankırı’nın sorunudur.
Tarım ve hayvancılık, gelişmişlik düzeyine bakılmaksızın her ülke için olduğu kadar, insanlık için de hayati öneme sahip, vazgeçilemez ve stratejik bir sektördür. Tarım ve hayvancılığı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel hayatımızın çok önemli bir parçası olarak görüp çiftçisinin yanında olan milli bir tarım politikası uygulanmalıdır. Bunun gereği olarak da tarım ve hayvancılık etkin, verimli ve doğru bir destekleme modeli ile üretim, işleme ve pazarlama safhalarında bir bütün olarak ele alarak desteklenmelidir. Ülke ve Çankırı ekonomisi için en önemli amaçlardan birisi tarım ve hayvancılığın bu süreçten çıkarılıp, ülke ekonomisinin önemli bir unsuru ve kalkınmanın itici güçlerinden birisi haline getirmek, tarım ve hayvancılık kesimini güçlendirmek ve Çankırı’yı tok ve mutlu insanların şehri yapmak olmalıdır. Sağlıcakla kalın.

Dünyaya, dünyanın güzelliklerine ve hilelerine aldanışımız; sineğin aldanışına benzer. Sinek bal kavanozuna ve balın içine girdikçe felakete gömülür, ama o bunu anlayamaz…