Yapraklar son senfoniyi çalıyor

Güneşin rehaveti  el çekti üzerimizden  artık. Adımlarda ki yavaşlık, vurdumduymaz anlar, biraz sonra yaparımlar da güneşin ışıkları ile el ele tutuşup bir sonraki yaza kadar veda ettiler.

Şimdi hareket zamanı. Erken kalkılan sabahlar, okul yolu, akşam telaşı bu telaşa katılan aile sofraları, kurulan turşular, yapılan salçalar ve kısa kalan güne yetişme telaşı.

“ Üşürsün üzerine mont almadan çıkma” diyen anne yüreği; “ Hava yağmurlu, ben bırakayım seni.” diyen baba düşüncesi  sardı günlerimizi.

Akşam içilen sıcak ıhlamur eşliğinde günün kritiğini yaptığımız, belki mutlu belki mutsuz geçen güne haset ettiğimiz zamanların vakti.

Darla bol arası, uzunla kısa arası gönülde kasvet dudakta hafif tebessüm, gitsen gidilmez, dönsen dönülmez , hayatın gökkuşağını göstermediği günler.  

Böyle zamanlarda hataları kendime saklayıp, tüm doğrularım sizin, karanlıklar benden yana, güneşin renkleri sizin, yağmurlar benim, sonrasında ki toprak kokusu sizin olsun.

Dar zamanların telaşesi düşer gözlerime. Bir yerden bir yere yetişmeye  niyet edip ilk sapakta durakalan, sonrasında tüm adresleri karıştırıp yanlış kapıları çalan insanların gönül yorgunluğunu hissederim ta derinde. Dönsen çok geç, devam etsen yola yabancı.

Yapraklar da son senfoniyi çalıyor. Pes edenler dallarını bırakıp yola revan olmakta. Tıpkı hayat gibi. Bir yerde biten şeyler yeniden doğuş için toparlıyor kendini. Bir yerlerde filizlenen kocaman umutlar , bir yanda sessizce edilen  vedalar. Yeşile sarı karışmış, sarıya siyah. “Siyahı çok olmasın yeter ki” düşüncesinin iç rahatlatan hali güzel geliyor bir an. Rahatlatıyor.

Yaşanan ne varsa “ gelişi güzel” olsun. Gelişigüzel olmayan, itinayla, yürekten yapılan ne varsa yerini bulsun. Gelişine bırakılmasın hayatın güzellikleri. Ederi neyse onu yaşatsın. Hesap cetveli eksiye vurmadan  bir beyaz kağıt lazım şimdi bana. Yeni başlangıçlar için. Başlayamadığım işler, alamadığım kararlar, yapıp bozduğum diyetler için yeni sayfalar kazım. Tertemiz sayfaya çizeceğim güneşli yarınlar için umut, iyi niyet, azim ve iyimserlik lazım.

Her ne yazıyorsanız silmekte mubah, hata yapma hakkımız baki ama silginiz kaleminizden önce bitmesin yeter ki.

Yeter ki her gün yeniden başlamaya gücünüz, güzel görecek bir kalbiniz, yeni yollar için pusulanız olsun.

Bin bir yıllık bir yalnızlık içimizde ki. Bu yalnızlığı saran dostlarınız, gönül yaralarına iyi gelen formülleriniz olsun. Olsun ki güneşi yeniden kucaklayalım.