Dunlop

SECDEN KİME

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaratılışla yaşatılışın gayesiyle hedefini idrak etmekten aciz olanlar,yaratıcısının da farkında olamayacağından,hayatı yemeden içmeden,çiftleşmeden ve dışkı çıkarmadan ibaret görmeleri kaçınılmaz olur.Dolayısıyla helallerle haramlara karşı duyarsız ve lakayt davranmaktan çekinmezler,günü birlik ve an’ı yaşarlar ya tamamen inkara yönelirler, ya da kendilerine göre, birilerine göre iman sahibi olurlar.Sahip olmuş oldukları iman da taklitte kalacağından tahkike geçemezler,sonucunda birilerine bağlı ve bağımlı iman sahibi olurlar.İman sahibine uygun iman sahibi olamazlar,olduklarını zannederler,itikatlarıyla ibadetleri de birilerine göre olduğu gibi,sapmalarıyla saptırmaları da kaçınılmaz olur.Bir ömür boyu iç huzursuzluğuyla birlikte,tatminsizliğin girdabında dönerler…

Tağutları inkar etmeden imana kavuşanların imanı,alemlerin sahibine uygun

olur mu?…

Nefsini ilahlaştırarak nefsine tapınanlar makamlara,mevkilere,servetlere,

şöhretlere gösterişlerle riyalara secde etmekten kurtulamazlar.Böyle bir imanda cennete götürüyorum adı altında cehennemle kucaklaştırır…

İman ehilleri bir mürşide gitmeden önce,imkanları dahilinde diniyle diyaneti

hakkında bilgi sahibi olduktan sonra giderler,mürşitleri kurtarıcı değil,eğitimle

öğretime katkıda bulunan üstatlar kabul ederler.Onların eksiklerini veya

fazlalıklarını tespit ettiklerinde bir hikmeti vardır demezler anında edebe ve adaba uygun ikaz ederler.Her yaratılan insan ne kadar kamil olursa olsun noksanlığının olabileceğini bilirler.İkaz edilen de gerçekten mürşitse hatasından veya kusurundan rücu ederek ikaz edene teşekkür ettiği gibi Cenabı Allah’a da hamd ile şükreder… Hiçbir güç hidayet mercii değildir ama tebliğ merciidir.Bu gerçeğin idrakinde olanlar,her türlü gücün aciz ve çaresiz olduğunu ilmen, aynel, hakkelyakin müşahede ederler,ona göre de canlı ve cansız varlıklara değer verirler.Zorlayıcı,baskıcı,dayatmacı olmayıp,hakla hakikati anlatmakla mükellef olduğunun şuurunda olurlar.İnsanlığın nerede ne zaman iman ehli veya inkar ehli olacağını iman sahibinin serbest bırakmış olduğu iradeye göre tecelli ettiğini görürler…

Allah adına yargıç olmayanlar,kendilerini kurtulmuş görüp,başkalarım mahvolmuş kabul etmeyenler,adaletli,merhametli ve şefkatli bir karakter sahibi olduğundan imanla inkarın çok zor olduğunun idrakinde olurlar. İman edenler istediği anda inkar edemediği gibi inkar edenler de istediği anda iman edemezler… Eğer imanla inkar bu kadar kolay olmuş olsaydı,şeytanla avenesi şimdiye kadar çoktan iman edip,inkarını da inkar ederlerdi… Allah’tan başka ilah olmadığına,cennetle cehennemin ebedi olduğuna iman etmesine rağmen,Allah’ın yüceliğiyle tekliğinden şüphesi olmayan,yeterli bilgiyle donanmış,melekleri gördüğü gibi,Allah’la da konuştuğu halde,bu güçlü iman neden şeytanı şeytanlaştırdı?Allah’tan başka ilah yoktur inancı,neden onu kurtaramadı?… Halis niyetlerle birlikte ilmin bulunmadığı kalplerle beyinler,özeliklerle güzelliklere,nimetlerle ihsanlara yalnız kendilerinin layık olduğuna inandıklarından,her türlü meziyetlere sahip olmak isterler,belalarla musibetleri imtihan gereği yaşayınca da isyan ederler… Kimin nere de ne şekilde azacağını,kimin nere de ne şekilde kurtulacağını ancak alemlerin sahibi Allah bilir… İman, imana ters düşen her şeyi inkardır… İman inkarla,inkar da imanla değer kazanır veya kaybeder… Allah rızasının önüne geçen her şey puttur,cennette olsa fark etmez… . İman inkardır,inkar da imandır…

SECDEN KİME?

Alemlerin rabbi Allah’tır dersin.

Neden başka rabler edinirsin?

-Bunca rabler dolmuşken kalbine.

Hiç onlarla secde edilir mi rabbine?

Bunca rabler dolmuşken kalbine.