NEDEN

Son günlerde hayretle tanık olduğumuz çok üzücü gelişmeler oluyor .Gündem o kadar hızlı değişiyor ki; hem dünyada hem ülkemizde bazen hayret içinde kalmamak mümkün değil. Anlıyorum ki bu pandemi süreci hem ülkemize hem dünyaya hiç iyi gelmediği aşikar bir şekilde karşımızda duruyor. İnsanlığın asırlardır bu kadar ilim, irfan birikimi olmasına rağmen, nerden nereye savrulacağı hiç belli olmuyor. Yüce Allah insanı ne kadar ihtiyaçlı ve muhtaç yarattığı ap açık karşımızda duruyor. Bakın ülkemizde, son günlerde o kadar hızlı gündem değişiyor ki hangisine ne açıdan bakacağımızı anlamakta güçlük çekiyorum.

Bu ülkenin yetiştirdiği onca evlatları; yetişmiş siyaset adamları san ki, düşmandan intikam alıyormuşcasına bu millete saldırıyor ve bu milletin ana değerleriyle, aklıyla alay ediyorlar. Hayretle İzliyorum. Bakıyorum da muhalefet cephesi sanki bu milletin içinden gelmiyor. İçimizde ki fitne, fücur hiç eksik olmuyor. Ne yapalım bu durum tarih boyunca da hiç eksik olmadı olmayacakta buna göre uyanık yaşamaya devam etmek zorundayız. Geçtiğimiz hafta biliyorsunuz, Malatya Yeşilyurt Belediyesi kanalıyla, sözüm ona çevreye duyarlı projesi altında, Almanya’ya iltica eden 43 kişiden ikisinin basına anlattıkları bu ülkenin evladı olarak kanımı dondurdu. Yazıklar olsun besle kargayı oysun gözünü deyimi ne kadar da güçlü oturuyor yerine. Bu basite alınacak bir sıradan olay değil. Bu olayın arkasında çok karanlık bir şebeke olduğu bir gerçek.

Bu ve buna benzer olayların üstüne çok ayrıntılı gidilmelidir. Gerçi İçişleri Bakanlığımız çok yönlü araştırmaktadır. Bu ülkenin ayarlarıyla oynayan hain karanlık şer odaklarına bu ülke her zaman olduğu gibi dersini hiç kuşkusuz verecektir. Ama asıl gerçek olan şudur. Bu olaylara bilimsel insan psikolojisi ve felsefi olarak karşılığını araştırmak gerekiyor. Bunun altında yatan en önemli şeyin sosyo kültürel ekonomik yapıdan kaynaklandığı bir aşikardır. Biz insanımızı çok iyi eğitip, yetiştirmemiz gerekiyor. Birde insanımız göç ederken şunu çok iyi anlamalıdır ki o ülkelerde çok mutlu ve refah içinde olamayacaklardır. Hiç bir ülke ne kadar medeni olursa olsun bu göç eden insanların önlerine kırmızı halılar sermeyecektir. Onlara sonsuz imkanlar sunmayacaktır. Bu ülkeyi başkalarına şikayet etmek hiç birine bir şey kazandırmaz. Bunu adı olsa olsa alçaklıktır.

Ne olursa olsun, ülkemizi ve milletimizi sevmemiz gerekiyor. Ekonomik şartlar zaman içinde değişebilir. Ama unutmayalım kimliğimiz değişirse her şeyimiz değişir. Bilelim ki ne geçmişimiz olur, nede geleceğimiz olur.Bu da düşünen için çok acı bir durum ve yok oluştur.