Halk Sindirilmiş Konuşmuyor

Seçimler süresince Türkiye genelini ilgilendiren bir iki konu dışında Çankırı ile ilgili kalem oynatmadım. Bunun bazı nedenleri vardı. Partilerden herhangi birisini işaret etseniz bilinir ki Çankırı seçmeni tam tersi olarak oy kullanır. Mevcut siyasi iktidarı eleştirseniz, mağduriyet edebiyatı söz konusu olur. Sonucu önceden belli olan ve ilan edilen bir seçim geride kaldı. Zaten tahminlerde 2-0 veya 1-1 şeklinde idi. Sonuç 2-0 oldu. Çankırı’ya hayırlı olsun. Seçilenlerin başarıları daim olsun. Seçmen istedi oy verdi, kimsenin sonuca ve seçilenlere itirazı olamaz. Seçmende yapılan veya yapılması vaadinde bulunulan işlere razı olmuş demektir. Alan razı veren razı.

Seçim süresince bazı gazeteci arkadaşlarımıza bağımsız olarak köyleri gezerken, bazı arkadaşlarımızda partilerin takipçisi oldular. Özetle parti muhabiri oldular. Seçim sonrası ise Çankırı’da gazete ve gazetecilik tartışılır hale geldi. Bu tartışmalar devam edecek ve ilerde keskinleşecek sinyallerini veriyor. Nitekim gerek atanmışlar ve gerekse seçilmişler gazeteler hakkındaki rahatsızlıklarını çekinmeden dile getiriyorlar. Karatekin Gazetesinde İlde ve merkezde ki alt yapı sorunlarını dile getiriyorum. Daha sonraları sorunların giderilmesi yönünde adım atılmış mı diye takip ediyorum. Ufak tefek de olsa bazı uyarılara kulak verildiğini ve iyileştirmelerin olduğunu görüyorum. Bu iyileştirmeler ise devede kulak babında kalıyor.

Seçim çalışmaları boyunca sessiz kalmanın nedenlerini yukarda açıkladım. Seçim sonrası acaba Çankırı’da ne gibi değişim olmuş merakı ile yollara düştüm. Merkeze bağlı Ünür beldesine, Ahlat köyüne, Çerkeş Belkavak , Nahıllar, Orta’da ise seçim öncesi başlanılan grup köy yolunan durumuna bakmak için köy yollarının tozunu yuttum. Seçim öncesi İl Genel Meclisi yetkilisi Çankırı’nın hiç alt yapı sorunun olmadığını ve 2011 yılı programını anlattılar. İl özel idaresi genel sekreterinin çekirdekten geldiğini , sorunları ve çözümleri çok iyi bildiğini ifade ettiler ?. Bu ifadelerden hareketle belki seçim nedeniyle üç beş alt yapı elden geçmiştir umuduyla tozlu köy yollarını katettim, . Halkla biraz hasbihal yapayım dedim kimsenin ağzını bıçak açmıyor. İyi veya kötü yönde konuşmuyor. Nasıl bir baskı yaratılmışsa söyleyecekleri üç beş sözcüğün başlarına bela olacağını düşünüyorlar. Nasıl düşünmesinler ki, her gün TV de neden tutuklandığı belli olmayan tutuklamaları seyrediyoruz. Suç mu yok? Olmadı bir kaset montajı yaparsın, muhalif sesi kesersin iş bu kadar basit. Soru cevap şeklinde bazı konularda ip uçları elde ettim tabi.

Orta’da grup köy yolunun parke taş döşeme işi vardı. Yandaşa verilen iş bitirilememiş, uzatılmış ve gene bitmemiş. Seçim nedeniyle yarım kalan yol trafiğe açılmış, artan taşlar da onarım amacıyla depolanmış görüntüsü altında yolun kenarına yığılmış. Birde köy isimlerinin değişik yazıldığı levhaları yerleştirmişler. Kurşunlu Köpürlü köyü levhanın bir tarafında Köprülü, diğer tarafında Köpüklü olmuş ! Derler ya dilini eşek arısı soksun, tam bu levha için söylenmiş sanki. Lakayıtlık, ilgisizliğin, vurdum duymazlığın, bilgisizliğin en güzel örneği. Yapanı da yaptıranı da, levhayı oraya yerleştireni de tebrik ediyorum. Ellerine sağlık ! Ahlat köyü ve diğer köy yolları çukurları doldurulmuş, en ufak bir yağmurda yağışlı havada dolan çukurun tekrar çukur olacağını belirtmek için müneccim olmaya gerek yok. Zaten dolan yerler yeniden çukurlaşmış. Teröristlerin kol gezdiği Çerkeş Nahıllar, Örenli ve Belkavak yerleşim yerlerine gittim. Yol iz hak getire, yerleşim yerine giriyorsunuz adı sanı yok, levha koymuşlar okunmuyor . Belkavak camisi çöktü çökecek, imamı, içeme suyu, yolu, kanalizasyonu yok. Ne hikmetse girişte Siyasi iktidarın seçim flamaları sanki birkaç dakika önce asılmış gibi yerli yerinde.

Örnekleri çoğaltmak mümkün, istediğiniz kadar yazın. Ne siyasisi ne de bürokratı bu konulara ilgi duymaz. Gitmez, görmez. Yazıldığında ortalık karıştırma olarak anlaşılır. Birde, neden bize sormadın? demezler mi? Sonuçta ise halk hizmetin olmadığını bile bile, tehdit ve sindirme nedeniyle belki hizmet gelir umuduyla oyunu büyük çoğunlukla siyasi iktidara vermiş. Hizmet gelir mi? İşte sorun burada. Peki halkın söyleyemediğini, dillendiremediğini kim söyleyecek? Doğal olarak basın. Şahsımıza hiçbir artısı olmadığı ve sadece düşman kazanma pahasına karınca kararınca dillendirmeye çalışıyoruz. 3 kişiden 2 kişinin hizmetlerden memnun olduğu ve oyunu mevcut siyasi iktidardan yana kullandığı bir toplumda alt yapı olmamış hiç önemli değil. Hiç olmazsa 3 kişiden 1 kişinin gerçekleri görmesi, görebilmesini de kazanç olarak algılamalıyız. Çankırı aynı Çankırı, geri gitmesinde yerinde sayısına razı olan Çankırı.