Çanakkale, Kıbrıs , Hiroşima

Canlar , Yaranlar ;

Yukarıda zikretmiş olduğum başlık aslında yukarıdan aşağıya doğru idi, fakat ben en alttan başlamayı uygun gördüm, neden derseniz, bu yazının maksadına ulaşması için

Tarih 9 Ağustos 1945, Amerika Birleşik Devletleri   bu tarihte Hiroşima ve Nagasaki  Japon coğrafyasında atom bombası atarak öyle bir katliam öyle bir kıyım yapmış ki; o bölge insanının %36’lık kısmı tamamen silinmiş can kaybı ise yaklaşık 145 bin kişi akabinden küllerinden yeniden fışkıran, ayağa kalkan dünya teknoloji devi her alanda yükselip dünyaya adını tanıtan bir devlet olmuştur.

Nasıl olmuş derseniz, Japon halkı çocuklarına akıl baliğ olmadan hayatı tanımadan ecdatlarının zulme uğradığı telefat  ve felaket yaşanan yerleri ziyarete gidiyorlar, ebeveynler başlıyor anlatmaya; bak yavrum bu topraklar bizim Japon halkının bizi buralara babalarımız getirdi ve anlattı bizler de sizleri getirdik, burada yaşananları beyninize işledik, gücümüzü hiç koparmadan azim ve hırsla başardık. Sizler de aynı şekilde devam edip düşmana karışı birlik olmanızı temenni ederiz deyğip gezi sonlanır

O nesil artık şarj olmuştur.

Şimdi bu örnek niye derseniz, bizim vatanımızda cephe çok, ben sadece Çanakkale’ye ve kısmen Kıbrıs’a değineceğim: Sonunu düşünen kahraman olamaz diye bir söz vardır, bizim Mehmetlerimiz her mücadelede inancı azmi gayret ve sadakatleri sayesinde hep üstün olmuştur. Beni duygulandıran içimin kıpır kıpır yüreğimin yandığı heyecan veren canlar yurdu şehitler diyarı Çanakkale’dir inanırsanız öz ağlamaz ise göz ağlamaz. Çanakkale tarihinde Anafartalar , Gelibolu’yu   orada yatan kınalı kuzuları ve vatan uğrunda cenk etmiş isimsiz kahramanları toprağının her zerresine kurban olduğum evliyalar diyarı Çanakkale.

Bizler Türk halkı olarak aynı maneviyatla ve aynı inançla kenetlendikten sonra Çanakkale ruhuyla yaşadıkça hiçbir güç evvel Allah bize sataşmaya kimsenin gücü yetmez.

Demem odur ki yavrularımızı oraya götüremesek de Çanakkale destanını anlatalım, neden geçilemez olduğunu oradaki kahramanlıkların kutsiyetini anlatıp fitnelere meydan vermemeyi, vatanına, milletine, dinine, örf ve adetine bağlı kalmalarını tembih edelim. Fakat oraya gidip şehitlikte yatan Erzurumlu dadaş Hüseyin’i, Urfalı Kürt Şıho’yu , Trabzonlu laz Temel’i Nevşehirli Ali Haydar’ı Çankırılı Numan onbaşıyı, Çerkez  Abdullatif’i , İzmirli roman Ali’yi , bütün Çanakkale şehitlerinin koyun koyuna yattığını hiç birinin bir diğerinden farkı olmadığını kıble bir, bayrak bir din İslam Kitabı Kur’an aynı peygamberin ümmeti Cenabı Allah’ın kulu olduklarını yerinde ziyaret edip görmelerinin daha şık olacağını söylerim.

Çanakkale yi anlatmaya naçizane ne benim aklım kafi gelir ne de kifayet eder. O bir sevdadır bir aşktır, bir destandır. O benim kalbimde Rabbimin sevgisi yanında yer alır ve yaşanır

Yine hulusi bir kalple şunu arz edeyim ki bu ruhla birleşip kenetlenelim,  bizi bölüp parçalamaya çalışan iç ve dış düşmanlara karşı dik duralım, üç- beş çapulcuya meydan vermeyelim.

Bir de yakın tarihimizde yer alan Kıbrıs Barış Harekatından bahsedeyim, Kıbrıs’ın kurucu devlet başkanı Rauf DENKTAŞ’ın bir anısına yer vereyim. Yüksek rütbeli bir subay yanına yaklaşarak şöyle der;

Efendim , affınıza sığınarak itiraf etmeliyim ki ben inancı olmayan bir ateist idim. Fakat mücadele esnasında gök yüzünden süzülüp gelen atlar üstünde inen askerleri görünce fikrim değişti ve ben artık Allah’a ve Resulüne inanıyorum

Zahir bu kardeşimiz bu zamana kadar gaflette yaşamış, çünkü bizim düşmanlarımız dirimizden fazla ölümüzden her daim yaşayan mürşid- i kamillerden. Allah dostlarından şahadet mertebesine ulaşmış zat-ı kiramlardan daha fazla korkmaktadırlar.

Bilmez mi ki Beş Parmak Dağlarına insanın çıkamadığı zirveye hangi inançla hangi cesaretle kimin emriyle tankı oraya çıkarttığını hesap edememiş. Şükürler olsun ki hidayete ermiş tarihimiz mucizelerle doludur. O mucizeleri yaşatan Rabbimize hamd ve şükürler olsun.

Fetih eden fatihlere cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, kınalı kuzulara, Mehmetlere, Nene Hatunlara, Rabialara, Seyitlere, Allah dostlarına bu vatan uğrunda şehit düşen merhum ve merhumelerin cümlesinin ruhu şad olsun, mekanları cennet olsun, kabirleri nurla dolsun, Allah’ın rahmet ve bereketi üzerlerine olsun, sevgili peygamberimiz iki dünya güneşi iki cihan serverı güzeller güzeli güllerin efendisi Hz. Muhammed Mustafa (sav) efendimizin sancağı altında toplanıp beraber olsunlar.

Sağlıcakla kalın.

İlhan Yılmaz

Yazarlarımız Hakkında