Yüreğimdeki nameler

İDRAKSİZ İDRAKLER

Cümlelerden ibaret eserler okuduğu halde;canlı ve cansız varlıklarla birlikte olayları okumaktan aciz olanlar,beyine bilgi depolayarak,beyne hamallık yaptırırlar…

Akılcı beyin okumuş olduğu eserlerden fikirler üreterek,üretmiş olduğu fikirleri

analize ve yoruma yönlendirip,yanlışlarla doğruları,eksiklerle

fazlalıkları,özelliklerle güzellikleri tespit edip,kendine has fikirler üreterek

sonucu belirler.Nakilci beyinlerin ezberi güçlü olmasına rağmen, analizle

yorumları güçsüz olduğundan,okumuş olduğu eserlerin veya kendilerine uygun

fikirlerin yanlışıyla doğrusunu algılayıp anlayamadığından eserlerle fikirlerin

esaretinden kurtulamazlar…

Akılcı beyinler tenkide ve tebliğe açık olup,ne kadar bilirse bilsin,bilgisinin

yetersiz olduğunun farkında olarak/farkları fark edip adaletle merhametten

ayrılmazlar.Nakilci beyinler ise,fikir üretmekten aciz olduklarından başka

fikirlerin girdabında dönerken ben bilirimci bir zihniyetin sahibi olduğu

gibi,başkalarının fikirlerini kendi fikirleriymiş gibi anlatan ve yazan,yanlışlarla

doğruları birbirine karıştıran,sabit ve saplantılı karakter sahibi oldukları

gibi,aktarımcı olurlar… Akılcı beyinler doğrulara sızan yanlışları,yanlışlara sızan doğruları tespit ederek gerçekleri idrak edip,fıtrata uygun ahlak sahibi olmaya,hakla hakikati insanlığa sunmaya gayret ederlerken,nakilci beyinler de yaldızlı sözler üreterek nefislerini,başka nefislere pazarlayarak,diğer nefislerin hatalarıyla kusurlarını

tenkit edip,özelliklerle güzelliklerin kendilerine has olduğuna inanırlar.Akılcı

beyinler doğrularla yanlışlara göre evetleriyle hayırlarını ayarlarken,nakilci

beyinler de bulunmuş olduğu ortamlara uygun evetleriyle hayırlarını

ayarlayarak itibar toplarlar…

Akılcı beyinler hakla hakikate uygun bir çok eserlerle birlikte, nefisiyle

nefisleri,canlılarla cansızları,olaylarla hadiseleri yorumlayarak

okuduğundan,sürekli sonu başta görerek,nefisi terbiye ve teksiye hususunda

titiz davranırlar.Nakilci beyinler ise nefisini müstağni gördüğünden,hatalarıyla

kusurlarına her alanda   haklı gerekçeler bularak doğru yolda olduğuna

inanırlar,insanlığı da hor ve hakir görerek aşağılarlar…

Çok okuyup az düşünmektense,az okuyup çok düşünmek daha hayırlıdır…

Okuduğunu okuyamayanları,okudukları okur… Bir çok eser okuyarak her konuyu anladığını zannedenler,zanların girdabında

boğulurlar… Okuduğunu algılayıp anlayanlar,algılayıp anladıklarını hayatlarına yansıtırlar…

Kasetten,bilgisayardan,CD’den farksız zeka sahibi olanlar,aktarımcı ve nakilci beyinler olduğu gibi,duyarsız bir kalbin de sahibidirler…

Nasırlaşmış perdeli beyinlerle kalpler,yaratılışla yaşatılışı idraksiz ve basiretsiz seyrederler…

Beyinler tezat eserler okuyarak tefekküre yönelir…

Fikir üreten beyinlerle,hisseden kalpler haddini bilir…

Duygulardan mahrum düşünceler betonlaşmış fikirler ürettiği gibi,düşüncelerden mahrum duygularda hislerine mahkum olur…

Seyretmekle görülür mü denizin incisi? Sudan başka ne görür denizin seyircisi?

İDRAKSİZ İDRAKLER

Eğer fikirlerini gömersen derine.

Birileri de konuşur senin yerine.

Haksızlığı hak görenler böyle canlanır.

Uykuda hak arayanlar rüyada hak kazanır.

Haksızlığı hak görenler böyle canlanır.

 

       – İsmail Cindoruk