Dunlop

TÜIK

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öz güvenini kaybetmiş bir birey önce kendisine sonrada en yakınına zarar verir. Daha sonrada zincirin halkaları gibi büyüyerek topluma zarar verir. Bu zarar kitlelere kadar devam eder. Bu sadece benim tespitim olmamakla beraber, toplum sosyoloji ve felsefe biliminin bir sorunudur. Bir sorunu çözmek için önce o sorunu ortaya çıkan sebep, neden ve niçinlerini iyi tespit etmek gerekir. Yoksa bu sorunlara çözüm üretmeyi bırak; sorunun üzerine yeni sorunlar yumağı oluşur. İşte bu durum ve tespitleri iyi analiz edersek, sorunlarımız kangren olmadan; insan ve toplum odaklı sorunlarımızı çöze biliriz. Edisona bir soru soran gazeteci şöyle demiştir. Sayın Edison elektriği bulmak için bin kere yanlış işler yaptınız ama sonunda başardınız demiştir. Edison ben elektriği bulmak için binkere yanlış yapmadım. Yanlış dediğiniz binkere yaptığım bu deneyler bana doğruya ulaşmama denen olmuştur demiştir. Biz birey toplum ve devlet olarak yanlış yapmaktan korkmayalım ama sonunda doğru hedefimize mutlaka ulaşalım. Tabi ki öncelikle niyetimiz doğru ve sağlam olmalıdır.

İçinde yaşadığımız şu zor ekonomik çıkmazda sorunlarımızı doğru tespit edip, çözüm odaklı işler yapmalıyız. Bir takım geçici üstü kapalı işler yaparak daha büyük yeni sorunlara yol açacak işler yapmaktan uzak durmalıyız. Bu gün TÜIK kurumunun aylık çıkardığı enflasyon rakamlarına artık hiç kimse inanmıyor ve inanmamakta. Türkçe’de çok güzel bir deyim var. Güneş balçıkla sıvanmaz. Eğer bir toplumda, devlette inandırıcılık kalmazsa bu daha sonra büyük sorunların habercisi demektir. Tekrar güven endekstini tesis etmek çok zor olur. Bu gün hükümetimizin aldığı kararlar toplumda hep ters tepki yapmaktadır. Devletin kurumlarının yıpratılmasının hiç kimseye bir faydası yoktur. Ama bunların toplumda her kesime zararı çoktur. Siyaset müessesine ise zararı daha da çoktur. Hiç kimseye faydası olmayan bu işlerden acil olarak doğrusuna hemen dönülmelidir. Topluma doğrusu anlatılmalı bu hastalık, neyse doğru reçete uygulanmalıdır. Bu ülkenin nimeti de, külfeti de tüm kesimler tarafından herkesin üzerine düşeni kadar paylaşılmalıdır. Tüm kesimler taşın altına elini koymalıdır. Herkesin gidecek bir yeri var olabilir ama Türk milletin bu topraklardan başka gidecek bir ne yeri var nede bir yurdu vardır. Onun içindir ki bizler iyisine de kötüsüne de katlanmak zorundayız.

Bizleri idare eden siyaset kurumuna ve devletin bütün kurumlarına düşen görev ,sorumluluklarını bilinçli ve doğru yapmaları düşmektedir. Aksi halde farklı sıkıntılara neden olur. TÜIK tekrar bu toplumun güvenini yeniden kazanmalıdır.