Dunlop

İlk cam kırılmadan

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öngörüyü biliyoruz, hoşgörüyü de. Pekİ körgörü tanımını duyanınız var mı???

 Bu bir nöroloji terimi. Görme siniri ile ilgili bir hasar olduğunda, beynin görmemesi gereken bölgesini de görebildiğine ilişkin bir bulgu..

 Neden dikkatimi bu kelime çekti derseniz , görmeyle ilgili toplumsal bir sorunumuz var diye düşünüyorum.. Ya görmesi gerekeni görmüyoruz; ya da görülmemesi gerekeni görüyoruz..

Buna “ bakarkör” diyelim en anlaşılır haliyle.. Bu tanımı siyasetten, sosyal hayata kadar kullanıp, örneklendirebiliriz.. Şahit olduğumuz yamuklukları  düzelterek, görmemiz gerekene duyarlı olarak( görmememiz gerekene teğet geçerek)yola devam etmeliyiz.

Peki gördüklerimiz davranışımıza nasıl yansıyor ve yön veriyor?

Yine bir teori ile aydınlatmak isterim. Amerikalı suç psikoloğu Zimbardo ve onun meşhur “ Kırık Camlar” teorisi bu gün ki konumuz.

Zimbardo; 1969 yılında bir sosyal deney yapmış. Çalışmasında iki denek gurubu seçmiş. Birisi sosyo ekonomik açıdan düşük, kültür düzeyi iyi olmayan, maddi durumu kötü bir bölge; diğeri ise bunun tam tersi; refah düzeyi iyi, elit denilebilecek, daha yaşanılası  bir muhit. Bu iki bölgeye oldukça eski, kaputu açık, plakasız birer araba bırakılır. Üç gün sonra durum tespiti yapıldığında  alt tabaka tabir edilebilecek bölgede arabanın talan edildiğini, diğer bölgede ki arabada bir hasar olmadığını gözlemlerler. Bunun üzerine Zimbardo eline aldığı bir çekiç vasıtasıyla ilk camı kırar ve incelemeye devam eder. Sonrasında daha önce hiç dokunulmayan araca her geçen bir zarar verir. Kimi diğer camını kırar, kimi aynasını söker , kimi lastiğini patlatır ve kısa süre sonra araç büyük hasar alır.

Bunun üzerine Zimbardo tezini şöyle bitirir:

İLK CAMIN KIRILMASINA MÜSADE ETMEYİN.

Günlük yaşantınızda gözlemlediğinizde siz de fark edersiniz. Çok temiz bir sokağa elinizden bir şey atamazsınız fakat birisi bir ağaç altına çöp bırakmışsa orayı çöplük gibi kullanmakta hiç tereddüt etmezsiniz.

Bu konuyu öyle çok genelleyebilirsiniz ki. Herkesin bağırdığı birine siz de kolayca bağırabilirsiniz hakmışcasına. Biri değersizlik yaşadıysa siz de değer vermezsiniz hiç düşünmeden .Örnekler öyle çoktur ki.. Zincir bir markette işini iyi yapmayan kasiyer kırık camdır, okulda mesleğini savsaklayan öğretmen ya da ilk yalanını söyleyen çocuğunuz kırık camdır. Bu kırık camlar değil ama bize verdiği mesajları görmek önemlidir. Taviz tavizi  doğurmadan, ilk cam kırılmadan önlem alınmazsa nasılsa önemsenmiyor diye kodluyor insan beyni. Nasılsa fark eden yok, bir kereden bir şey olmaz ve bir kereden bir şey olmaz dediğimiz her sorunun içinde boğulmaya adayız bir süre sonra.

Kötü gidişatın önlenmesinde istediğiniz ne varsa ilk camı kırmayın, kırılmasına müsaade etmeyin. Suç işlemenin de diğer insanlara teşvik edici bir unsur olduğunu unutmayın.

Ben konuyu eğitime bağlamak istiyorum. Özellikle çocuk yetiştirirken gerek sevgimizden gerek kendi çocuğumuz olmasının verdiği coşkuyla göremiyoruz hataları. Hatalı büyüyen her sorun da sonra ki yaşlarda daha da büyüterek çıkıyor karşımıza. Hoşgörüyle, öngörüyle ve bolca sevgiyle harmanlayalım davranışlarımızı ama ilk camı kırdırmayalım ilk duvar yazısını yazdırmayalım.

Meryemce♥️