Uzun, “Saadet Partisi bu ülkenin tek sivil hareketidir”

Saadet Partisi Çankırı İl Başkanı Ömer Uzun,  28 Şubat süreci ile ilgili bir açıklama yayınladı:  Uzun, “Televizyonlarda, gazetelerde son bir haftadır çok tabi olarak, 28 Şubat konuşuluyor, bir hesaplaşmadan bahsediliyor ancak hesaplaşmanın görünmeyen yüzünün ortaya çıkarılması adına neredeyse kimse söz söylemiyor. Bu noktada şu sorulmalıdır: 28 Şubat neden yapılmıştır? 28 Şubat’ın, hem ekonomik, hem de dış politika açısından yapılan bir müdahale olduğunu anlamak için dönemin şartlarını yeniden gözden geçirmek önem arz etmektedir.

Meselenin ekonomik yüzü, 54. Hükümetin “denk bütçe”, “havuz sistemi” gibi borçlanmayı sıfırlayan, çalışana ve emekliye verdiği yüksek ücret artışlarıdır. Yapılan kaynak paketleriyle rantiyeye aktarılanın millete aktarılmasıdır.”dedi.

Uzun açıklamasını devamında ise; “Borç almadan, zam yapmadan, yeni vergi koymadan, “Denk Bütçe”, “Havuz Sistemi” ve kaynak paketleri ile toplumun bütün kesimlerinin refah düzeyi olağan üstü bir şekilde arttırılmıştı. Türkiye’nin güçlü ve bağımsız bir ekonomik yapıya kavuşuyor olduğunu gören, dünyanın egemen güçleri, bir kısım yerli egemen ve işbirlikçileri etkiledi. Asker maşa olarak, medya silah olarak kullanıldı.

Dış politika açısından bakıldığında ise, D–8 gibi dünya ölçeğinde sömürüyü durduracak ve özellikle halkı Müslüman ülkelerin ortak çalışmalarla güç birliği sağlamasına ve D-60’la adil temeller üzerine kurulacak olan, Yeni Bir Dünya’nın adımları atılmıştı. Yani, Irak, Afganistan, Libya, Suriye işgal edilmesin, Gazze’de zulüm dursun, Afrika sömürülmesin, açlığa mahkûm edilmesin, İslam ülkelerinde yöneticilerin halkına yönelik zulümleri, yine Müslüman ülkeler tarafından ortadan kaldırılsın. Irak’ın, Libya’nın Afganistan’ın post-modern darbe sonrası işgal edilmesi de bunu ispatlamaktadır. Bugün İran ile karşı karşıya getirilmemiz D-8’in hedeflerinin sürdürülmesi sonrasında düşünülebilir miydi?

Bugün siyasi olarak rövanşının alındığı iddia edilen 28 Şubat’ın gerçek bir hesaplaşmanın önemli bir adım olduğu, ancak  tribünlere  oynamaktan  ve  göz boyamaktan vazgeçip 28 Şubat’la gerçekten hesaplaşma yoluna gidilmelidir.

Zira bugün aradan 15 yıl geçmiş olmasına rağmen, 28 Şubat’ın yapılma gerekçeleri olan bağımsız ve güçlü bir ekonomiye ve yine bağımsız bir dış politikaya geçilememiştir. Tabiri caizse 28 Şubat’ı yapanlar amaçlarına ulaşmışlardır. Ülkemiz trilyonlarla ifade edilebilecek maddi kayıplara düşürülmüştür. Faizci kapitalist nizam, bütün tonları ile harfiyen uygulanmakta, başta bölge ülkeleri olmak üzere, İslam coğrafyası küresel emperyalizm tarafından işgal edilmekte, yeniden dizayn edilmektedir; Türkiye ise ABD, AB ve İsrail yörüngesinden bir türlü kurtulamamıştır.

Evet, 28 Şubat’la gerçek bir hesaplaşma, 54. Hükümetin ekonomi ve dış politika vizyonunu gerçekleştirmekten, 28 şubatı gerçekleştiren asker veya sivil zihniyetlerden kurtulmakla gerçekleşebilir. Yoksa milletimizin son on yılda borca esir ve krediye muhtaç bırakılması, lider ülke hedeflerinin 2023 yılına ertelenmesi, 28 Şubat post-modern darbesini yapanların ve bundan kendilerine pay çıkaranların yaptıkları yanlışın ne ölçüde büyük olduğunu göstermek için yeterlidir.  Bizce 28 Şubat’ın gerçek hesaplaşması ancak, en zor zamanlarda davasını büyük bir cesaretle savunmuş, istikametinden hiç sapmadan, yılmadan ve yorulmadan kendisine ve temsil ettiği kitleye yapılan zulme, haksızlığa ve baskıya hiçbir zaman boyun eğmeden yaşadığı döneme ve geleceğe ışık tutmakla mümkün olacaktır. Saadet Partisi, bu mücadelenin adıdır. Çünkü Saadet Partisi bu ülkenin tek sivil hareketidir. Çünkü sivillik, küresel egemenlere, onların ortaya koyduğu siyasi, ekonomik ve dış politika anlayışlarına teslim olmamak demektir.” dedi.

Yazarlarımız Hakkında