Sarıgül, “Çiftçilerimiz, gübre, ilaç, mazot zamlarıyla baş edemiyor”

Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, dün Çankırı’ya gelerek bir dizi ziyaretlerde bulundu.

Sarıgül’e ziyaretlerinde il Başkanı Murat Uyar ve partililer eşlik etti. Sarıgül ziyaretleri kapsamında muhtarlarla da bir araya gelerek sohbet etti. Daha sonra gazetecilere açıklamada bulunan Sarıgül, “Yiğitlik, mertlik, cömertlik memleketi Çankırı’da olmaktan son derece mutluyum.  Bugün esnaflarımızı ziyaret ettik, dertlerini dinledik. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Çankırı’mızda da işsizlik var. Geçim sıkıntısı var, yoksulluk var. Esnaf kirasını, sigortasını, işçisinin parasını ödeyemiyor.

Çiftçilerimiz, gübre, ilaç, mazot zamlarıyla baş edemiyor. İşçisi, memuru, emeklisi, çiftçisi, esnafı, borcu borçla kapatarak, borçlara takla attırarak yaşıyor. Ülkeyi yönetenlerse, herkesin hayatından memnun olduğunu, ülkenin,  güllük gülistanlık olduğunu söylüyorlar. Ben de buradan soruyorum: dolar almış başını gidiyorken, ülke nasıl güllük gülistanlık oluyor? 10 milyon işsiz, 30 milyon yoksul varken, ülke nasıl güllük gülistanlık oluyor. Sadece bu yılın ilk sekiz ayında 61 bin esnafımız iflas etmişken, ülke nasıl güllük gülistanlık oluyor. Bu ülke size güllük gülistanlık olabilir, 84 kişiye güllük gülistanlık olabilir ama 84 milyona güllük gülistanlık değil.” dedi.

 “Ülkeyi yönetenler, Anadolu’yu gezemiyor, çarşıya, pazara çıkamıyorlar” diyen Sarıgül, “Ben 70’ye yakın yer gezdim.  Anadolu’da yaprak kıpırdamıyor. İşçisi, memuru, emeklisi, esnafı, çiftçisi feryat ediyor. Dış güçler, lobiler falan diye kimse millete maval okumasın, ülkeyi kim yönetiyorsa sorumlu odur. AK Parti’nin, sorun çözme kapasitesi ve kabiliyeti sıfıra inmiştir. AK Parti, gazı kaçmış gazoza benzemiştir. AK Parti, içeride ve dışarıda, güven kaybına uğramıştır” dedi.

“Seçim öncesinde gerilimin tırmanması korkusu var” diyen Sarıgül, “Sayın Kılıçdaroğlu böyle bir uyarıyı neden yapma gereğini duydu bilmiyorum. Ancak bu uyarı ciddiye alınması gereken bir yerden yapılmıştır. Bu kaygı sorumlu makamlar tarafından giderilmelidir” dedi

“Siyasi cinayetler olacak lafı demokrasi adına bizi son derece üzmüştür” diyen Sarıgül, şöyle devam etti: “Siyasette ve siyasi yaşamda siyasi cinayetler lafını duymak istemiyoruz. ‘Siyasi cinayetler olacak’ lafı demokrasi adına bizi son derece üzmüştür. Biz siyasetin barış içerisinde yapılmasını, özgürce yapılmasını, siyasette silah kelimesinin konuşulmasını bile asla doğru bulmayız. Nereden gelirse gelsin, en kızdığımız rakiplerimiz bile olmuş olsa biz silah düşüncesinde demokrasi için mutlaka o insanların yanında oluruz. ‘Silahlar gitmeli, barış gelmeli’ diyen bir siyasi partiyiz.”

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yürümediği görülmüştür.” Diyen Sarıgül, “Parlamenter sistemden yana olan partilerin bir araya gelmesini önemsiyor ve değerli buluyorum. Ancak bir hususa da dikkat çekmek istiyorum; Bu çalışmaların ülkemizin çözüm bekleyen sorunlarını ikinci plana atmasına izin vermemek gerekir. Ülkemizin, bir gün değil, bir saat dahi beklemeye tahammülü olmayan üç sorunu bulunmaktadır. Birincisi işsizlik, ikincisi geçim sıkıntısı ve yoksulluk, üçüncüsü tarım ve hayvancılıktır.

Siyasilerin görevi, bu konulara duyarlılık göstermek ve bu duyarlılığı topluma mal etmektir. İktidarıyla, muhalefetiyle bütün partileri bu sorunları çözmek için birlikte hareket etmeye çağırıyorum. İşsizlik,  geçim sıkıntısı ve yoksulluk meselesi sen ben meselesi, parti meselesi, olmaktan çıkmış, bir beka meselesi halini almıştır. Gelin bunlara bir çare bulalım” dedi.

Sarıgül konuşmasının devamında ise, “Önemsediğim ve dikkat çekmek istediğim Bir başka konu şudur: ‘AK Parti giderse, kazanımlarınızı kaybedersiniz’ diyerek muhafazakâr yurttaşlarımızı korkutmaya çalışan çevreler olduğunu görüyorum. Bu güzel ülkenin, güzel insanlarının başörtüsüyle, imam hatiplerle, laiklikle, üniter devletle bir sorunu yoktur.  Kimsenin inancı, yaşam tarzı tehlikede değildir.

Toplum bunları aşmıştır, hiç kimsenin seçim kazanacağız diye toplumu germeye, kutuplaştırmaya hakkı yoktur. Müslümanlık AK Parti ile başlamamıştır.

Biz AK Parti’den önce de Müslümandık, dünya durdukça da -elhamdülillah- Müslüman kalacağız.

Vatan, millet, din, iman, kimsenin tekelinde değildir. Kimsenin kimseden sertifika almaya ihtiyacı da yoktur. Türkiye Değişim Partisi inançlara saygılı laiklik anlayışı içerisinde, herkesin dini inançlarının gereklerini serbestçe yerine getirebilmesinin güvencesidir. Türkiye Değişim Partisi, yaşam biçimi, inancı, dili, dini ve dünya görüşü ne olursa olsun, bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin, barış içinde, bir arada ve beraber yaşamasının teminatıdır. Türkiye Değişim Partisi, sağduyunun ve vicdanın sesi, toplumsal uzlaşmanın adresidir. Türkiye Değişim Partisi iktidarıyla ülkemizde milli bir heves, yeni bir yapılanma, uyum, uzlaşma ve atılım dönemi başlayacaktır. Ülkemize varlık, bolluk, bereket gelecek, Türkiye’nin yüzü gülecektir. Türkiye, geniş bir nefes alacak, rahata kavuşacaktır.”