Dunlop

İl divan toplantısı yapıldı

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SP Çankırı İl Başkanlığının düzenlediği İl Divanı, Şabanözü Bakırlı Yaylası’nda gerçekleştirildi.

Katılımın yoğun olduğu toplantının açılış konuşmasını yapan SP Çankırı İl Başkanı Ömer Uzun “Dün birileri iktidara gelirken, sıfır sorun diyorlardı. Bir çok problemi çözmeyi kendilerine namus borcu olarak görüyorlardı. Ne yazık ki bugün, ülke genelinde sorunlar yumağıyla tehlikeli bir mecraya girmiş durumdayız. Her gün şehit haberleriyle yüreğimiz dağlanmaktadır.  Buna rağmen topluma, iktidar sahipleri tarafından pembe tablolar sunulmakta ve her an değişen sun’î gündemlerle insanlar adeta oyalanmaktadır. Şayet Milli Görüş’ün önü kesilmeseydi böyle olumsuzluklar asla yaşanmayacaktı.” dedi.

Toplantıya katılan SP Düzce İl Başkanı Selim Gökdemir ise “Kardeşlerim, bu topraklar seyyidler yurdudur. Bu topraklar, bu coğrafya enbiya, şüheda, evliya yurdudur.  Etrafımızda bir takım karanlık tablolar elbette vardır ama asla gevşeklik göstermeyelim. Aldığımız oy oranının az olması bizi asla karamsarlığa düşürmemelidir.  Çare Milli Görüş’tedir. Milli görüşün tek temsilcisi olan Saadet Partisi”ndedir. Çare sizlersiniz.” dedi.

Birim başkanlarının ve İlçe başkanlarının çalışmalarıyla ilgili olarak katılımcıları bilgilendirmelerinden sonra kürsüye gelen Mahalli idarelerden sorumlu SP Genel Merkez Başkan yardımcısı İlyas Tongüç; “Kardeşlerim, şehit haberleriyle yüreğimiz sürekli yanarken önceki gün itibariyle düştüğünü zannettiğimiz bir uçağımız, Suriye tarafından düşürüldüğü haberiyle yeni bir sürece girmiş bulunmaktayız. Şehitlerimizi Allah c.c. cennetle mükafatlandırsın.

30 yıldır terör yüzünden binlerce ocak sönmüş, analar ağlamış ve ülke milyarlarca maddi kayba uğramış olmasına rağmen, ne yazık ki terörü bunca zamandır besleyen ve sayıları yaklaşık  otuzu bulan ülkeler hususunda maalesef yeteri kadar adım atıl(a)mamıştır. Terörün dış kaynaklarıyla ilgili olarak, her zaman uyardık. Uyarmaya devam edeceğiz. Her türlü techizat, gelişmiş malzemelerin ve silahların dağ başlarına kadar çıkarılması hususunda gerekli alt yapıyı ve organizasyonu gerçekleştiren, bilgi ve istihbarat sağlayan  ülkeler belli olmasına rağmen, bu ülkeler nezdinde bir adım atıl(a)maması,  terörle guya iç içe yaşamak zorunda kalıyoruz şeklindeki bir anlayışla milletin uyutuluyor olması fevkalade dikkat çekici, acı ve vahim bir durumdur.

Biz diyoruz ki, terörün kökü dışarıdadır. İçeride her zaman işbirlikçiler olabilir. Ancak ülkede kan, gözyaşı ve kaos oluşması için terörü lojistik destekleriyle, istihbaratlarıyla dışarıdan besleyen dış mihraklara karşı çok dikkatli olmalıdır.

Aynı gemide gidiyoruz diyerek batının kapısına düşmüşseniz,  bir yerde  terörün bizzat destekçisi olan, dış mihraklarla ve ülkelerle aynı geminin içerisine binmek zorundayız derseniz,  celladınızla aynı gemide, aynı kompartımanda yolculuk etmeye benzer ki,  fevkalade tehlikelidir.

Rahmetli Erbakan hocamızın 40 sene önce siyaset sahnesine çıktığı zaman insanlığın saadeti için üç tane temel şartı vardı.

Birincisi ahlak ve maneviyat olmadan hiçbir adım atılamaz, ikincisi, faizsiz bir ekonomik düzen kurulmadan alın terinin karşılını veremeyiz. Üçüncü olarak da, hak ve adalet temeli üzerine kurulu, kuvveti değil hakkı üstün tutan yeni bir dünyayı kurmadan asla ve asla ne Türkiye’miz, ne İslam Dünyası ne de tüm insanlık kan, gözyaşı ve kaostan kurtulamaz, rahat edemez demiştir.  İşte biz bu temel üzerinde yürüyoruz. Bıkmadan usanmadan, azim ve kararlılıkla yürümeye de devam edeceğiz.” dedi.