Çankırı televizyonu olamayan 19 ilden biri

Karatekin Üniversitesi Düşünce Topluluğu tarafından dün 100. Yıl Kültür Merkezi’nde ‘Görsel ve İşitsel Medya Politikaları’ adlı konferans düzenlendi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Davut Dursun’un konuşmacı olarak katıldığı konferansa ilgi yoğundu.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan konferansın açılışında bir konuşma yapan, Düşünce Topluluğu Başkanı Ahmet Mürsel Ayhan, yeni bir topluluk oluşturduklarını ve ilk programları olduğu için heyecanlı olduklarını kaydetti. Ayhan, gelecekte de bu tür konferanslar düzenleneceğini ve topluluk adına üniversite çalışmalarında aktif rol almak istediklerini söyledi.

Daha sonra kürsüye davet edilen Karatekin Üniversitesi Rektörü Ali İbrahim Savaş, RTÜK Başkanı Davut Dursun’u Çankırı’da ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Karatekin Üniversitesi olarak bir takım ilkeler doğrultusunda çalışmalarına devam ettiklerini belirten Savaş, ‘En önemli hedefimiz iyi öğrenciler yetiştirmek. Üniversitemizi şehrin lokomotifi haline getirmek istiyoruz. Bu şekilde 30’a yakın aktif olarak çalışan öğrenci topluluklarımız var ve gerçekten güzel işler yapıyorlar. Ben tüm öğrencilerimi kutluyor, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum’ dedi.

Daha sonra kürsüye çıkan RTÜK Başkanı Davut Dursun, radyo ve televizyonların tarihine değindi. Dünya radyolarının ilk olarak savaş yıllarında yaygınlaştığını belirten Dursun, ‘Haberleşme ihtiyacı yüzünden savaş yıllarında radyo yayınları gelişti. 1920’li yıllarda Amerika’da 2 özel radyo istasyonu hizmete girdi. Avrupa’da ise 1922 yılında BBC kuruldu’ dedi.

Türkiye’nin radyo yayınları konusunda dünya ülkeleri seviyesinde olduğunu belirten Dursun, ‘Türkiye’de radyo yayınları 1927’de başlamıştır. Yani aşağı-yukarı Avrupa ile aynıdır. İlk radyo devlet eliyle değil, özel sektör marifetiyle hizmete girmiştir’ ifadelerini kullandı.

Televizyon yayınları konusuna da değinen Dursun, ‘Televizyon yayınlarına en geç başlanan ülkelerden birisi Türkiye’dir. TRT 1964’lü yıllarda kurulmuş, 68 yılında da hizmete başlamıştır. 1989 yılında fiilen radyo ve televizyon yayıncılığı başlatılmıştır. 1994 yılında ise bu sektörü denetlemek için RTÜK kurulmuştur. RTÜK tamamen denetim ağırlıklı bir kurum olarak öne çıkmış, ceza yazan, televizyonları kapatan bir kurum olarak tabir edilmiştir’ dedi.

Türkiye’de çoğulcu bir medya yapısı olduğunu belirten Dursun, ‘Bir çok televizyon kanalı var ve toplumun tamamını ilgilendiren yayınlar yapılıyor. Önümüzdeki dönemde analog yayıncılıktan, sayısal yayıncılığa geçmeyi planlıyoruz. Kamu hizmet yayınları konusunda da oldukça zenginiz. TRT 14 televizyon kanalına sahip, ayrıca birçok radyo var. Özel sektörde ise 251 yayıncı, 1078 radyo yayıncısına sahibiz. Bu anlamda toplumun tamamını ilgilendiren yayınlar yapıldığına inanıyorum’ sözlerine yer verdi.

Konferansın sonunda öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Dursun, ‘Çankırı yerel televizyonu olamayan 19 ilimizden bir tanesi. Frekans için başvurular olursa konuyu değerlendirebiliriz’ dedi.