Dunlop
featured

“Türkiye’de Çiftçi, Ne kadar Kazanacağını Bilmiyor”

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çankırı Zi­raat Odası Başkanı Nejat Gamzeli, Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir açık­lama yaptı. Uluslararası Tarım Üreticileri Federas­yonunun (IFAP) 1984 yılın­da aldığı bir kararla her yı­lın14 Mayıs gününü Dünya Çiftçiler Günü olarak kut­ladığını belirten Gamzeli şunları söyledi:

“Geçimini topraktan sağla­yan, gece gündüz, soğuk sıcak, demeden her türlü şartlarda durmadan çalı­şan, topraktan aldığı ürüne değer katarak onu bizle­re ulaştıran çiftçilerimizin emeği kutsaldır. Çiftçilik ve üretim Tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz açı­sından da değer verilmesi gereken ve unutulmaması gereken bir alandır. Tarım, geleceğin en stratejik sek­törü ve insanlığın temel ihtiyacı olan gıdanın tek kaynağıdır.

Ekonomik sıkıntılarımızı aşmamızın tek yolu Tarım­sal üretimdir.

Son günlerde en büyük gündemimiz gıdada ki fiyat artışlarıdır. Gıdadaki fiyat artışları açıklanan enflas­yon artışlarını etkileyen en büyük etkendir.

‘’Tarıma bakış açımızı de­ğiştirmeliyiz.’’

Çiftçilerimiz, bütün zor şartlara rağmen üretimden kopmuyor. Çiftçilerimiz, ça­lışıyor, üretiyor fakat eme­ğinin karşılığını alamıyor.

‘’Yarının tek reçetesi ta­rımdır.’’

Çiftçilerimiz gübre, mazot, sertifikalı tohum, elektrik ve ilaç kullanmaktan kaçı­nıyorsa, Tarımsal üretimde ciddi bir sorun var demek­tir.

Çiftçimize üretimde kalma­sını sağlayacak tedbirler alınmalı, sorunları dikkate alınarak, acilen çözüme kavuşturmalıyız.

*Üretici ile market fiyat­ları arasında 4-5 kat gibi farklar oluşmuştur. Üretici zorluklarla ürettiği üründen kazanç sağlayamazken, aracılar stokçular ciddi ra­kamlar kazanarak, market fiyatlarındaki artışa neden olmaktadır. Tüketici lehine denetimler artırılmalıdır.

*Tarımsal Girdilere Yapılan Zamlar Karşısında Destek­ler Çok Yetersiz Kalıyor.

Tarımsal maliyetlerdeki artış dikkate alınarak Ta­rımsal destekler yeniden düzenlenmelidir.

*Gübre ve ilaç maliyetleri­nin en az % 50 si Çiftçiye destek olarak verilmelidir.

*Üreticilerimizin en fazla kullandığı akaryakıtta tüm dünyada yaşanan küresel sorunlar nedeniyle artış oldu. Mazot 7,00 TL iken % 50 devlet tarafından karşı­lanmasını talep ediyorduk. Bu gün tarımsal üretimin devam etmesini istiyorsak, üretimde kullanılan akar­yakıtın en az % 80’i destek olarak karşılanmalıdır.

Çiftçimiz gübre ve mazot­taki yüksek artışlar nede­niyle zor şartlarda, gübreyi yetersiz kullanarak veya hiç kullanmadan ekimini yapmıştır.

Tüm dünyada yaşanan kur artışları, ekonomik olum­suz gelişmeler en çok Ta­rım sektörünü etkiledi.

Tarım ilaçları fiyatların­da da yüzde 140’e varan oranlarda artışlar yaşandı.

Önemli bir tarımsal girdi olan gübrede, Aralık ayı iti­bariyle son 1 yılda, amon­yum sülfat gübresi yüzde 437, üre gübresi yüzde 403, amonyum nitrat güb­resi yüzde 371, DAP güb­resi yüzde 294 ve 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 261 oranında arttı. Gübre kullanımının sürdürülebilir olması için gübre fiyatları­nın makul seviyelerde tu­tulması gerekiyor.

*Tüm çiftçilerimizin ban­kalara ve tarım kredi koo­peratiflerine olan borçları uzun vadeyle yapılandırıl­malıdır.

*Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri çift­çimizin düşük faizli kredi ihtiyacının tamamını kar­şılamalıdır. Bu amaçla ta­rımsal kredi kullanımı için verilen destek miktarı artı­rılmalıdır.

Başta Ziraat Bankası ol­mak üzere tüm bankalar ve Tarım Kredi Kooperatif­leri tarafından uygulanan faiz oranları düşürülmelidir.

*Çiftçilerimizin tarım BAĞ-KUR primleri yüzde 44,87 oranında artarak bin 151 lira 96 kuruştan bin 668 lira 83 kuruşa yükseltildi. ”Birçok çiftçimiz yükselen bu primi ödeyemeyecek, tarımda kayıt dışı çalışma da artacaktır.

Devletimiz sosyal güven­likte çiftçilerimizi destekle­melidir.

*Gençleri tarımda tutabil­mek için genç çiftçilere yö­nelik ek teşvik ve destekler getirilmelidir.

*Çeşitli nedenlerle Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edi­lemeyen, ancak tarımsal üretim yapılan araziler de tarımsal desteklerden fay­dalanmalıdır.

*Yem sanayi piyasası kont­rol edilmeli, kalite ve fiyat yönünden veriler topar­lanmalı, piyasaya gerek­tiğinde müdahale edecek mekanizmalar hayata ge­çirilmelidir. Bu kapsamda Tarım ve Kredi Kooperatif­leri üreticilere uygun fiyat­tan yem teminin de etkin rol almalıdır.

*İlimizde Önceki yıllarda uygulanan ‘’nadas alanları­nın değerlendirilme projesi ‘’ desteğinin devam etme­sini istiyoruz.

* Bakanlığımızca uygula­nan önceki yıllarda ilimizin de faydalandığı ‘’ÇATAK’’ projesinin de düzenleme­ler yapılarak, İlimizin tekrar faydalanmasını talep edi­yoruz.

*Çankırı’daki tarım arazi­lerinin % 92’sinde kuru ta­rım yapılmaktadır. Birçok İlimizde yılda 3 ürün alır­ken, 3 defada destek al­maktadır, bizler Çankırı’da 2 yılda 1 ürün almaktayız. Bu yüzden de 2 yılda bir destek almaktayız. Bu hu­susun dikkate alınarak ,

Çankırı’mıza pozitif ayrım­cılık yapılarak artı destek­leme verilmesini talep edi­yoruz.

*Arazilerimiz çok parçalı ve bazı arazilerimiz verimli üretim yapacak büyüklükte değil.

İlimizde Arazi toplulaş­tırmaları sadece sulama alanlarına giren arazide yapılmaktadır. Arazi top­lulaştırmasının tüm köyle­rimizde yapılmasını talep ediyoruz.

*İlimizde devam eden su­lama projelerinin ivedili ta­mamlanarak Çiftçilerimizin kullanımına sunulmasını istiyoruz.

Türkiye’de giderini he­saplayan, ancak ne kadar kazanacağını bilmeyen tek meslek çiftçiliktir”

“Türkiye’de dağ taş ekilsin isteniyorsa üreticiye gelir garantisi verilmelidir. Bu sağlandığında ülkede bir karış arazi boş kalmaya­caktır.”

“Bugün yaşadığımız bu kri­zin etkilerini azaltabilmenin yolu raflarda ucuzluk sağ­lamaktır. Raflarda ucuzluk sağlamanın yolu üretimi artırmaktır. Üretimi artırma­nın yolu üretici maliyetlerini düşürmek, ve Üretime ge­rekli desteği vermekle olur”

Türkiye’de herkes kur art­tı, kur düştü bunu konu­şuyor. Üretimi kimse ko­nuşmuyor. Gıda üretimini artıramazsak, yaşadığımız krizler nasıl aşılacak. Bu ülke üretime odaklanmalı, imkânlarını üretim için se­ferber etmelidir.

‘’Hububat alım fiyatları­nın ivedilikle açıklanma­sını bekliyoruz’’

Artan üretim maliyetlerinin dikkate alınmasını, ithal buğdaya, arpaya verilen fiyatın üzerine refah payı­nın da eklenerek üretimi sürdürülebilir kılacak bir fiyatın açıklanmasını isti­yoruz. ‘’Fedakar Çiftçileri­mizin ihtiyaçlarına karşılık verilmeli, sorunları ivedilik­le çözülmelidir’’

Bu Milletin gerçek efendisi olan Çiftçilerimiz en güzel hizmetlere ve en iyi yaşam standartlarına layıktır.

Başta Çankırı Çiftçisi ol­mak üzere tüm çiftçile­rimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyor, bol bereketli ve kazançlı bir hasat yılı geçirmelerini temenni ediyorum.”