Dunlop
featured

“Siyasetin kirli elleri okullarımıza kadar ulaştı”

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öğretmenler Günü ve Türkiye Kamu-Sen Çankırı Buluşması Koç Otel’de gerçekleştirildi. Bine yakın sendika temsilcisi ve öğretmenin katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Kamu-Sen Çankırı Temsilcisi Nuh Yalçın, “Bize göre, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün, “İnsanlık toplumunun en fedakâr, en saygıdeğer unsurları hiç şüphesiz öğretmenlerdir.” sözü, öğretmenin ve öğretmenlik mesleğinin önemini açıklayan en değerli sözdür. Her türlü fedakârlıklara katlanarak, gerektiğinde sağlığını bile hiçe sayıp, geleceğin nesillerini şekillendiren öğretmenlerimize şükranlarımızı arz ediyoruz” dedi.
Yalçın konuşmasının sonunda ise, “”Çalışma hayatı içerisinde çok ciddi tehditlerle karşı karşıyayız. Bu sıkıntı ve problemlerin neler olduğunu sizler en yakından bilen, yaşayan kişilerseniz. Kamu çalışanlarının pazarlandığı, masada satıldığı, iş güvencelerimizin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir dönemi yaşıyoruz maalesef.
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin yüzde 100 artırıldığı, milletvekiline 1000 lira zam yapıldığı, enflasyonun yüzde 10’u bulduğu bir dönemde, yüzde 6’yı bile bulmayan bir zam aldık. Maaşlarımız yüzde 4 eridi.
Yaşanan son ekonomik gelişmelerle birlikte kamu görevlilerinin ve emeklilerin çileli geçim mücadelesi tam bir ekonomik savaşa dönmüş durumdadır.
Toplu sözleşme sonunda kamu görevlilerinin hakkı olan enflasyon farkı ödemesi gasp edildi, yok sayıldı; memurlar kaderine terk edildi.
Son bir yıl içerisinde zorunlu harcamalar 363 lira zamlandı. Elektrik ve doğalgaza gelen zamlar belimizi büktü.” dedi.
Yalçın’dan sonra kürsüye gelen Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, yaptığı konuşmada, öğretmenliğin çok önemli bir meslek olduğunu söyledi.
Ülkeyi yönetenlerin öğretmenlik mesleğini ayağa kaldırmak için herhangi bir çalışma yapmadığını savunan Koncuk,”Bütün kamu çalışanlarına olduğu gibi öğretmenlerimize yönelik de saldırılar yaşanıyor. Eskiden çok az yaşanan olayları bugün fazlasıyla yaşıyoruz. Böyle bir ortamda pazartesi günü öğretmenler gününü kutlayacağız” dedi.
Çalışma hayatının büyük tehlike altında olduğunu ileri süren Koncuk, şöyle devam etti:
“Çalışma hayatı büyük tehditler altında. Siyasetin kirli elleri okullarımıza kadar ulaştı. Yıllarca emek vermiş alınteri dökmüş Türk milli eğitimini bir yere getirmek için fedakarca çalışmış birçok okul yönetimimiz uyduruk değerlendirmelerle görevden alındı. Milli eğitim teşkilatında oluşturulmuş çetelerin gayretleri ile bu arkadaşlarımızın emekleri gayretleri hiç hesaba katılmadı. Sadece yağcılık, yalakalık özelliği olan liyakat ve kabiliyeti hiç olmayan insanlara maalesef bugün okullar teslim edildi. Geçenlerde başbakanımızla konuştum. Bu mevzuatla bu anlayışla nasıl işi ehline vereceğiz dedim ve kendisine bir rapor sundum ama değişen bir şey olmadı.”
Okullarda müdahalenin devam etmesi durumunda huzurun ortadan kalkacağını dile getiren Koncuk, Eğer okullara siyasi müdahaleler açıkça alenen ve hız kesmeden bu şekilde devam ederse hizmetlisinden öğretmenine bütün arkadaşlarım şunu kafasına yazsın o okulda huzurlu çalışamazsınız. Huzurunuz kalmaz. Sürekli korkarsınız. Sürekli korkutuluyorsunuz” diye konuştu.
Bir sendikanın sürekli çalışanlara aba altından sopa gösterdiğini söyleyen Koncuk, “Bu sendika Tarım İl Müdürlüğü’nde, Adliyede bize üye olmazsan başına şunlar gelir diyor. Okulda, Postanede aynı şeyi yapıyor. Bu kirli anlayışa teslim olan kamu çalışanları ne yazık ki azımsanamayacak kadar çok.Bunlara tavır alamadığımız sürece bunlar meydanı boş görecekler. Bu kirli tezgaha gelmeyin. Bu kirli sendikal anlayışı hepbirlikte yıkabiliriz. Ne yediği belirsiz 3 adam gelecek memurumu, öğretmenimi, ebeyi tehdit edecek ve ülkenin en aydınları bu tehdide boyun eğecek” ifadelerine yer verdi.
Koncuk, meydan okuduğunu söyleyerek, “Bunların kendilerini çok güçlü gibi gösteren tavırlarına inanmayın . Türkiye Kamu-Sen genel başkanı olarak meydan okuyorum. En yiğidiniz, en kralınız gelsin, işte buradayız. Biz bunların ağa babalarını da biliriz. diktatörler korkar. Diktatörlerin gölgesinden korktuğunu herkes biliyor. Demokrasiyi hazmedenler halktan korkmaz. Biz demokrasiyi hazmettik. Kimseden korkumuz yok” dedi.
Anayasanın 128. maddesinin değiştirileceğini savunan Koncuk, şunları kaydetti:
“Eğer bu iktidar 2015 genel seçimlerinde iktidar olma yetkisini devam ettirirse İsmail Koncuk demişti dersiniz. İnşallah olmaz ama anayasanın 128. maddesini değiştirecekler. Anayasanın 128. maddesi bizleri sizleri anlatan madde. Bu madde ortadan kalkarsa devlet memurluğu kavramı ortadan kalkmış demektir. Sadece kendimiz için değil ileride kamuda çalışacak evlatlarımızı düşünerek bu hesabı iyi yapmak gerekir. Bütün devlet memurları şunu bilsin devlet memurluğu elinizden gidecek taşeron bir çalışma hayatına mahkum edileceksiniz. Sadece siz değil sizin torunlarınız da bunla karşı karşıya gelecek. 2002 yılında taşeron çalışan sayısı kamuda 15 bindi, şimdi 661 bine gelmiş AKP iktidarıyla.Belediyeleri de eklediğimizde bu sayı 1 milyon 200 bini buluyor.”
Sendikacılığın ciddi bir iş olduğunu belirten Koncuk, “Memurculuk oyunu oynamıyoruz. Sendikacılık oyunu oynamıyoruz. Sendikacılık ciddi bir iştir. Sendikacılık 3-5 tane çakalın okul müdürü yapılması, başhekim yapılması davası değildir. Ben ne kadar cesur olduğunuzu biliyorum. Onun için buradasınız. Onun için Kamu-Sen büyümeye talip bir sendika” ifadelerine yer verdi.
Konuşmaların ardından emekli olan sendika görevlilerine plaket verildi.
kamu-sen (5)