Çelikten, “Çankırı iktisaden kalkınmış ilçe ve köy fakiri bir ildir”

Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı Şubesinin bu haftaki konuğu Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hayrettin Çelikten oldu.

Sohbet Toplantısına başlamadan önce bir hoş geldiniz konuşması yapan TÜRKAV Başkanı İsa Bölükbaşı, “TÜRKAV’da her hafta Salı günleri yapmış olduğumuz toplantıların bu hafta sonuncusunu, TSO Başkanı Sayın Hayrettin Çelikten’le yapıyoruz. Yapmış olduğumuz bu çalışmalarda her zaman Çankırı ve Türkiye meseleleri konuşulmuş, sorunlar masaya yatırılmış, çözüm önerileri nelerdir katılımcılar ve konuşmacılarla beraber tartışılmıştır. Bütün bu çalışmalar basın yoluyla da vatandaşın bilgisine sunulmuştur. Herkesin bu tür toplantılara katılarak görüş ve düşüncelerini sunmaları sağlanmıştır. Yaptığımız bu çalışmada gerek katılarak gerekse maddi ve manevi yönden bizlere destek olan herkese yönetim kurulum ve şahsım adına teşekkür ediyor daha sonraki yapacağımız çalışmalarda aynı desteği vereceğini ümit ediyorum. Amacımız TÜRKAV’ı en iyi şekilde temsil etmek, sivil toplum kuruluşları arasındaki yerini ve önemini ön plana çıkartmaktır. Bu amaçla ileride daha büyük çalışmalarla Türkiye’nin ve Çankırı’nın meselelerini tartışıp çözüm önerilerini birlikte bulmak için yapacağımız bu çalışmada herkesi yanımızda görmek istiyoruz diyor sözü Sayın Başkan Hayrettin Beye bırakıyorum” dedi

“Öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için Çankırı TSO, Sanayici, iş adamları ve Çankırı Esnafı adına çok teşekkür ediyorum. Umarım bu tür çalışmalar, toplantılar önce ülkemize, sonra Çankırı’mıza, daha sonrada bizlere faydalı olur diyerek sözlerime başlıyorum” diyen Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hayrettin Çelikten, “Çankırı’da sosyo-ekonomik yapının hızla değişmesi ve gelişmesi için; Sanayi ve Ticaret’in sağlam temellere oturtularak sürekliliğinin sağlanması ana tetikleyici unsur olacaktır. Ekonomik gelişme, yatırım ve istihdama bağlı olduğu için mevcut istihdam alanlarının iyileştirilerek geliştirilmesi ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması için sürekli proje ve kaynak üretilmesi gerekmektedir.

Esasen Çankırı’nın sorunları bilinmekte olup, farklı platformlarda sık sık dile getirilmektedir.

Lakin artık sorunları konuşma zamanı değil, sorunları öncelik sırasına göre alt alta yazarak tek tek çözüme odaklanma zamanıdır.

Çözüm için yapılacak çalışmalarda Çankırı’nın içerde ve dışarıda mevcut tüm beyin, emek, STK ve Kamu kuruluşlarını aynı yöne kanalize ederek tuttuğunu kopararak çözüm üretme zamanıdır.

Bu bağlamda komisyonumuzca tespit edilen; Çankırı sanayi ve ticaretini etkileyen yerel ve ulusal bazdaki sorunlarımız için çözüm önerilerimizi şöyle sıralaya biliriz.

İlimizin sanayi ve ticareti ile ilgili ilk önce yapılması gereken kısa-orta ve uzun vadede nelerin yapılabileceğine dair, uzman bir komisyon tarafından stratejik plan yapılmalıdır.

Bu plan kapsamında ilçelerimiz stratejik bölgelere ayrılarak her bölgenin potansiyeline göre hareket edilmeli, sanayi, turizm, hayvancılık, tarım gibi bölgeye özel planlar yapılmalıdır.

Örneğin; Kızılırmak Bölgesi tarım, Orta Bölgesi hayvancılık, Çerkeş Bölgesi sanayi ve hayvancılık, Ilgaz Bölgesi turizm ve ticaret, Çankırı Merkez sanayi ve ticaret gibi.

Aşağıda sayacağımız sorunların çözümü ve yatırım için temel girdi ve en büyük sıkıntı finansman ihtiyacı olduğu için yapılması düşünülen her türlü yatırım, proje, etkinlik, reklam vb. faaliyetler için öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, KOSGEB, Avrupa Birliği, Kalkınma Ajansları vb. kuruluşların teşvik, destek ve hibe programları sürekli takip edilmeli, ilgili kişi ve kurumlar bilgilendirilerek danışmanlık yapılmalı ve destek olunmalıdır. Bu konuda uzman kişi ve kuruluşlarla iş birliği içinde olunmalıdır. Böylece finansman sıkıntısı büyük ölçüde çözülmüş olacaktır.

Ar-ge ye önem verilerek Çankırı’ya ait ürünler oluşturulmalı ve bu ürünleri markaya dönüştürmek için çalışılmalıdır.

Bu konuda ilk adım olarak; ödüllü bir yarışma düzenlenerek hâlihazırda Çankırı’ya has ürün, simge veya değerlerin tespit edilmesi, devamın dada tespit edilen şeylerin ticari ürün ve marka haline getirilmesi için çalışma yapılmalıdır.

Afyon’un kaymağı, Çorum’un leblebisi, Konya’nın şekeri, Balıkesir’in höşmerim tatlısı, Kayseri’nin pastırması, Kastamonu’nun helvası, Kastamonu Sarımsağı Susurluk’un ayranı var da, Çankırı Lambası (Tuz Lambası) Çankırı Helvası, Çankırı Tuzu, Çankırı Leblebisi, Eldivan Kirazı, Çerkeş Peyniri, Kurşunlu Balı, Kızılırmak Pirinci, Çankırı Yaren Bebekleri, Kale maketi, Çankırı evlerinin maketleri, Ilgaz Dağı Maketi, Mühimmat taşıyan Anadolu kadını biblosu, Karatekin biblosu, Anahtarlıklar, Lamba Çeşitleri, Çivitçioğlu Medresesi Maketi, Çamaşırhanede çamaşır yıkayan kadınlar maketi, Kiraz toplayan insanlar maketi, Taşmescit maketi, Büyük Cami Maketi ve daha niceleri… Niçin olmasın?

Bu tür ürünlerin tespit edilmesi, ev veya küçük atölyelerde imal edilmesi, İl, ilçe merkezlerindeki tarihi ve turistik mekânlarda ve ana yol güzergâhlarında oluşturulacak nezih ortamlarda tanıtım ve pazarlanması, birbirine entegre olan sanayi, ticaret, istihdam ve turizme olumlu yönde etki edecektir.

İlimizde sanayi ve tarımın gelişememesinin önündeki en büyük engellerden birisi de ürünün pazarlanamaması veya karlı satılamamasıdır.

Bu nedenle ilimizde üretilen veya üretilmesi mümkün olan tarım ürünü,  mamul veya yarı mamul maddelerin tespit edilerek bunların pazarlanması amacıyla Sanayi ve Ticaret Odasınca birimler oluşturulması ve pazarlama konusunda sanayici ve üreticiye destek olunması gerekmektedir. Çankırı ürünlerini bölgesel ve ulusal düzeyde pazarlayabilecek oluşumlar kurulmalıdır.

İlimizde yaşayan insanlarımızın alışveriş için Ankara’yı tercih etmesinin sebepleri irdelenerek, Çankırı ticareti için pazarlama teknikleri geliştirilmeli, bu amaçlı örgütsel eğitimlere önem verilmelidir.

Çankırı’da hâlihazırda, altyapısı tamamlanmış ve teşvik kapsamında Korgun organize sanayi bölgesi bulunmasına rağmen yeterli tanıtım yapılamadığı için Korgun organize sanayi bölgesi %55’lik doluluk oranı ile çalışmaktadır.

Korgun Organize Sanayi bölgesinin doluluk oranının artırılması, hatta ek yatırımlarla %100’ün üzerine çıkarılmasıyla istihdam ve sanayileşme için önemli bir eşik aşılmış olacaktır.

Korgun Organize Sanayi bölgesinin cazip hale gelmesi için,

Bölgenin teşvik kanunlarından kaynaklanan avantajları işin uzmanı bir komisyonca yatırımcılara tanıtılmalı, bu amaçla yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde seminer ve toplantılar düzenlenmelidir.

Yerel, bölgesel ve ulusal iletişim araçları kullanılarak etkili reklam kampanyaları düzenlenmelidir.

Özellikle Ankara bölgesindeki iş adamları teşvik kapsamındaki Çankırı bölgesine çekilmeye çalışılmalıdır. Çankırı dışındaki Çankırılı iş adamları ile bilgilendirme toplantıları yapılmalı, onları Çankırı’ya yatırım için ikna etmeli ve gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.

Ayrıca Tüney köyü bölgesine doğru yeni bir organize sanayi bölgesi oluşturulmalıdır. Ankara’ya yakın olması, ana ulaşım ağı üzerinde bulunması, hammadde ve pazara kısmen daha yakın olması vb. sebeplerle sanayicinin ilgisini daha çok çekeceği kanaatini taşımaktayım. Tüney Bölgesinde Ankara il sınırına bir organize sanayi kurulması, Çankırı’nın Ankara’ya yakınlığından kaynaklanan dez avantajlarını hızla avantaja dönüştürecektir. Çankırı Cumhuriyetin kuruluşundan beri kalkınmada öncelikli il olarak teşvik ve hibe imkânlarına sahiptir. Tüney bölgesi Çankırı-Ankara il sınırında bir adım ötesi teşvik dışında bir adım berisi teşvik kapsamındadır. Demir yoluna sıfır km. Kara yoluna sıfır km. Hava alanına 65 km. Ankara merkeze 1 saat. Avrupa ve Asya’nın göbeğine sadece birkaç saat mesafede, Türkiye’nin ortasında ana ulaşım ağlarına yakın. Türkiye’nin en büyük tüketim toplumunun hemen yanı başında, tüm teşviklerden faydalanan, rekabet gücünü artırıcı özelliklere sahip bir bölge. Çankırı-Ankara çift yol çalışmasının tamamlanmasıyla karayolu mesafesi daha da kısalacaktır. Bu sanayi bölgesi teşvikten yararlanan sınır hattı olması sebebiyle doğal gelişmesini Çankırı istikametinde yapacaktır. Sanayi için emek gücü Çankırı’dan banliyö trenleri en geç bir saat içinde orada olacaktır. Ankara’dan uçakla 2 saat içinde tüm Türkiye’den hammadde ve mamul nakli, hem tren, hem karayolu,  hem de uçakla Tüney’den tüm dünyaya, dünyadan Tüney’e bir ulaşım ağı altyapısı mevcuttur.

Çankırı-Ankara sınır bölgesinde (Tüney bölgesinde) organize sanayii kurulması için siyaset ve kamu kurumları zorlanmalıdır.

Bunun için Çankırı’nın etkili kişi ve kurumlarından bir ekip kurarak birebir görüşmeler yapılmalı ve ilgililer üzerinde baskı oluşturarak talep canlı tutulmalıdır. Organize sanayii kurulma aşamasında yerel ve ulusal bazda tanıtım ve reklamlar ile sanayici ve yatırımcılar bilgilendirilmelidir.

Çankırı’mız maden yatakları bakımından çok zengin bir konumdadır. Ancak bunların yeterince tanıtılamadığı kanaatindeyim. Özellikle 800 milyon ton rezervi bulunan Çankırı’nın kaya tuzu tanıtımı yapılmalı, göl tuzu ile kaya tuzunun farklılıkları anlatılmalıdır. İlimizin Türkiye’nin tuz torbası haline gelmesi için gayret sarf edilmelidir. Tuz lambası çeşidi ve imalatı artırılmalı, patenti alınarak sağlık için faydaları belgelenmeli ve etkili bir tanıtımla tüm Türkiye’ye ve yurt dışına pazarlanmalıdır. Tuz mağarasının dünyada bir benzeri yoktur. Burası sağlık turizmine açılabilir.

İlimiz, bentonit, linyit, çimento hammaddesi, andezit, mermer, refrakter kil açısından zengin yataklara sahiptir. Bunların yanında asbest, bakır, dolamit, kil, manganez, manyezit, diyatomit, kireç taşı, perlit ve talk gibi maden potansiyelimiz mevcuttur. Kaliteli bentonit yataklarının bulunduğu ilimizde bentonit üretimi ve bentonite dayalı sanayi kurulmalıdır.

Ekonomik anlamda gelişmiş iller genellikle ana yol güzergâhı veya kavşak noktasındadır. Çankırı’nın en büyük dez avantajlarından birisi de bu konu olup, Çankırı’yı transit kavşak haline getirecek ve her dönem gündeme gelen Ankara-Çankırı-Tosya-Samsun bağlantı yolu gibi projeler gündemden düşürülmemeli, hayata geçirilmesi için siyasiler üzerinde baskı oluşturulmalıdır.

Çankırı iktisaden kalkınmış ilçe ve köy fakiri bir ilidir. Yanı başımızdaki Kastamonu ilini örnek verecek olursak; Kastamonu ticari hayatının gelişmesindeki en önemli etken iktisaden kalkınmış ilçe ve köylere sahip olmasıdır. Kastamonu ilçelerinin her birinin ekonomik canlılığı bırakın Çankırı’nın ilçelerini il merkezinden bile fazladır.

Hal böyle iken yakın tarihe kadar tüm ilişkileri Çankırı ile olan ancak son dönemde bu ilişkilerini Sungurlu ve Çorum’a kaydıran Kızılırmak’ın tekrar Çankırı ile eski canlı ilişkisine döndürülmesi gerekmektedir. Bu bağlamda; Kızılırmak’tan Çankırı’ya gelirken kullandıkları Kızılırmak yol ayrımında polisiye ve mali denetimlerin seyrekleştirilmesi için gereken yapılmalı bu kavşak Kızılırmaklı için bir kâbus kavşağı olmaktan çıkarılmalıdır.

Çeltik ve diğer ürünlerin depolanarak piyasa şartlarının en olumlu anında satışa sunulması için Kızılırmak ayrımı ile Süleymanlı köyü arasındaki bölgede oluşturulacak silo ve soğuk hava depolarıyla çiftçilerin bu ihtiyacı ücretsiz karşılanmalı, Kızılırmak ve çevresindeki çiftçilerin bu sayede Çankırı ile olan ilişkilerine bir ivme kazandırılmalıdır.

Çankırı ekonomisi için hâlihazırdaki en somut gelişmelerden biri de yeni kurulan üniversite ve diğer okullardır. Şuanda mevcut üniversite öğrencisi sayısı 5000 civarında olup bu sayı sürekli artacak ve buna paralel olarak talepte artacaktır. Üniversite ve okullar şehirler için bacasız fabrikalardır.

Bu fabrikaların sürekli tütmesi için;

Öğrencilere para kaynağı olarak değil, evimize gelmiş misafirler gibi davranılmalıdır.

Aksi takdirde işletme maliyetlerine bizim katlandığımız bu fabrikanın kârını yanı başımızdaki Ankara alacaktır. Bu konuda tüm esnafımızı kapsayan eğitim ve bilgilendirme toplantıları yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki Çankırı’dan memnun ayrılan öğrenciler mezun olduktan sonra tüm Türkiye’ye dağılacak ve Çankırı’nın gönüllü tanıtım elçisi olacaktır.

Öğrenci ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda araştırmalar yapılarak gerekli yatırımlar yapılmalıdır. Bu kapsamda oluşturulacak bir heyetçe öğrenci şehri Eskişehir İli ziyaret edilerek oradaki uygulamalar Çankırı’ya uyarlanmalıdır.

Öğrenciler için yeterli miktarda barınma, beslenme ve sosyal mekânlar oluşturulmalı, öğrencilerin boş zaman ve hafta sonlarını Çankırı da geçirmeleri için farklı etkinlikler düzenlenmelidir.

Çankırı girişinde bulanan askeri alanın değerlendirilmesi için buraya mutlaka bir acemi birliği getirilerek bu geniş alan değerlendirilmelidir. Bunun için siyasi girişimler dâhil her türlü girişim yapılmalıdır.

Çankırı’da turizm geliştirilmeli ve katma değer üretir hale getirilmelidir. Çankırı, sahip olduğu turizm potansiyelinden tam anlamı ile faydalanılamamaktadır.

Bu durumu tersine çevirmek için:

Çankırı’nın detaylı turizm haritası çıkarılmalı, İlgili kurum ve kuruluşlarca ihtiyaç olan yerlerde yenileme, bakım ve düzenleme çalışmaları yapılmalı,

Çankırı Kalesi, Taşmescit civarı, Büyük Cami Çevresi gibi tarihi ve turistik mekânların civarına Çankırı’ya ait ürün ve hediyelik eşyaların satıldığı stantlar açılmalı, bu mekânlara insanların oturup bir şeyler içip, sohbet edebileceği nezih yerler yapılmalıdır.

Astım hastalığına iyi geldiği bilinen tuz mağarasının bu özelliği ilgili kuruluşlara tescil ettirilerek, gerekli yatırımlar yapıldıktan sonra sağlık turizmine açılmalıdır.

Çankırı’da günü birlik ve gün aşırı gezilebilecek turistik yerler tespit edilmeli ve bu alanlara belirli periyotlar halinde rehber eşliğinde turlar düzenlenmelidir. Çankırı’ya gelen öğrenci ve yabancı insan sayısının arttığı düşünüldüğünde bu turlara rağbetin olacağı muhakkaktır. Bu turlar için donanımlı ve nezih araçlar kullanılarak belli bir hizmet kalitesi yakalanması halinde yılın 12 ayı boyunca işleyebilecek bir sektör haline gelecektir.

Bir gün içinde, klimalı, lüks ulaşım aracı ve rehber eşliğinde 10–20 kişilik gurup halinde Çankırı Merkez’deki tarihi ve turistik mekânlar bir program dâhilinde gezilebilir.

Manevi atmosferde Büyük cami ve etrafının gezilmesi,

İlim, irfan yuvası Çivitçioğlu medresesinde ney eşliğinde sabah çayı ve tarihe kısa bir yolculuk,

Eski Çankırı evlerinin bulunduğu dar sokaklardan yürüyerek Saat Kulesi’nin gezilmesi,

Tarihi Çamaşırhane’de şark köşesine oturup, Çankırılı bayanların yaptığı yöresel yemek ve hamur işleri ile yemek yenilmesi ve Çankırı’ya ait hediyelik eşya stantlarının gezilmesi,

İstiklal savaşının hayati öneme sahip güzergâhı üzerinde bulunan Çankırı’da Kurtuluş Savaşı’nda yaralanan askerlerimizin tedavisi için oluşturulan Hastane binası ve müzesinin gezilmesi,

Tarihi Şifahane (Taş mescit)’nin gezilmesi ve bahçesinden Çankırı seyri,

Son olarak Çankırı Kalesi’ne çıkıp Çankırı Fatihi Emir Karatekin’in ziyaret edilmesi ve Çankırı’nın kuşbakışı seyredilmesi, kaleden güneşin batışını seyrederek günün tamamlanması….

Bu ve benzer turlar Çankırı ve ilçelerini kapsayacak geniş programlarla uzatılabilir ve çeşitlendirilebilir.

Bu bağlamda;

Pazarlara Ankara’daki gibi düzen verilmeli, çığırtkanlık yapma ve yerlere çöp dökülmesi yasaklanmalı, hizmet kalitesinin artırılması için Pazar esnafına eğitim verilmelidir.

Kaldırımlara stant açılması engellenmeli, müşteri memnuniyetini artırıcı önlemler alınması konusunda esnaflara eğitim verilmelidir.

Lokanta, dönerci, pideci ve benzeri yemek mekânlarının denetiminin artırılarak hijyen kurallarına dikkat edilmesi sağlanmalıdır.

Küçük girişimciye kredi tashihi, işyeri ve pazarlama konularında teknik destek ve rehberlik hizmeti verilmelidir.

İlimiz sınırları içinden geçen E-80 karayolu çok yoğun ve önemli bir güzergah olup bu yolun kazanç kapısı haline getirilmesi için acil projeler üretilmelidir. Bu yol Asya ve Avrupa arasında köprü olup İstanbul ile 21 il, 4 ülke arsında direkt, daha birçok yerleşim yeri ile endirekt bağlantılı olup günlük araç trafiği 7-8 bin arasındadır. Bu yolun Ilgaz kavşağı ve civarının canlandırılması için yol güzergâhındaki işletme sahipleri bir araya getirilerek şirketleşme teşvik edilmeli, bu kavşağın Afyon, Susurluk, Aksaray gibi ticaret merkezi haline gelmesi sağlanmalıdır.

Bu güzergâh üzerinde şoförlere, gurbetçi vatandaşlara, turistlere ve diğer yolculara hitap eden mekânlar açılması için yöre halkı teşvik edilmelidir.

Örnek olarak; Yol üzerinde yöresel yemek ve hamur işi yapan yerler, Yöresel tarım ürünleri pazarı, Yöresel hediyelik eşya pazarı, Konaklama ve yemek tesisleri, Araç bakım ve aksesuar malzemeleri satışı vb…

Burada sözlerime son verirken beni sabırla dinlediğiniz için sizlere tekrar teşekkür ediyor hepinize hayırlı akşamlar diliyorum” dedi

TÜRKAV Başkanı İsa Bölükbaşı katılımlarından dolayı memnuniyetlerini dile getirerek Çankırı TSO Başkanı Sayın Hayrettin Çelikten’e günün anısına Teşekkür Belgesi ve Çanakkale Şehitlerinin anısına yaptırdıkları Anadan Şehide Son Veda tablosu hediye ettiler.