Dunlop

Bölükbaşı, “Ermeniler Fransa’ya diyet ödetiyor”

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Çankırı Şube Başkanı İsa Bölükbaşı, “Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı Çankırı Şubesi olarak, dünya’ya demokrasi dersi verdiğini iddia eden, oysa tarihinin her döneminde soy kırmaktan sabıkası bulunan, mazlum milletleri ve halkları sömüren tarihine bakmaya yüzü olmayan rezil şovenist Fransa’nın son olarak her zaman dile getirdiği “İnkâr” yasasını çıkartma girişimini şiddetle kınıyoruz” dedi.

Sözde soykırım yasasının Fıransız meclisinden geçmesine tepki gösteren Bölükbaşı konuyla ilgili olarak yaptığı basın açıklamasının devamında şunları dile getirdi: “TÜRKAV olarak 1915 olaylarının yaşandığı dönemi saptıran kirli niyet ve oyunlarına alet etmek için her yol ve yöntemi deneyen, iç politikasına malzeme yapmak ve Türkiye üzerindeki niyetlerini gerçekleştirme yolunda baskı unsuru olarak kullanmak isteyen, bu arzusuna ulaşmak için düşünce özgürlüğünü ve fikir hürriyetini de katletmekten geri durmayan emperyalist ve şovenist Fransa ne kadar kararlı ise biz TÜRKAV camiası da gerçekte soykırıma uğrayanların atalarımız olduğu gerçeğini ortaya çıkarmada da o kadar kararlıyız. Ayrıca Fransa’nın ateşle oynadığını, ikiyüzlü, işbirlikçi, fikir ve düşünce katliamcısı, iftiracı olduğunu, soykırmakdan ve emperyalist uygulamalardan sabıkası bulunduğunu, tüm kirli oyun ve işbirlikçiliğini de dünya kamuoyuna duyurmada kararlıyız

Birinci dünya savaşı bitiminde yurdumuzu işgal eden Fransa, başta Çukurova olmak üzere işgal ettiği güney illerimizde Ermenileri kullanmıştır. İşgalci Fransa emperyalist niyetlerini gerçekleştirmek için bütün devlet makamlarına Ermenileri doldurmuş Ermeni çetelerine Fransız askeri üniforması giydirip modern silahlarla donatarak yörede tam bir Müslüman Türk soykırımına girişmişlerdir. Yaşlı kadın ve çocuklar vahşice katledilmişlerdir. Bu katliamın bir örneği dünya tarihinde yaşanmamıştır. Ancak Toroslara kaçabilenler bu vahşetten kurtulabilmişlerdir. Bu soykırımdan kaçış yörede ”Kaç kaç” hadisesi olarak bilinir.

Hiç beklemediği bir ihanete uğrayan Türk milleti meşru müdafaa hakkını kullanarak İşgalci Fransız ve yerli işbirlikçisi Ermeni çetelerine karşı milli mücadele hareketini başlatmış ve işgalcileri bölgeden çıkarmayı başarmışlardır. İşbirlikçi ve soykırımcı Ermeni canilerde işgalcilerle birlikte Fransa ya gitmişlerdir.

Gerçek hadise kısaca bundan ibarettir. Şimdi Ermeniler Fransa’yı sıkıştırmakta ve” siz bizi kullanmasaydınız başımıza bunlar gelmeyecekti” diyerek Fransa’yı diyet ödemeye zorlamaktadırlar. Fransa da her zamanki ikiyüzlülüğünü yine sergileyerek geçmişte kirli tezgâh ve oyunları sonucu meydana gelen acı olayların faturasını milletimize ödetme iftira ve kampanyasında Ermenileri kullanmaya devam etmektedir.

Bu yasanın çıkarılıp kesinleşmesi halinde birilerine şirin görünmek için elinde tuttuğu dinamit Fransa’nın kendi elinde patlayacaktır. Kendisini Dünyanın Özgürlükler Ülkesinin başı olarak takdim eden Fransa, bütün gerçekleri bilmesine rağmen böylesine tarihi bir yanılgının içine düşmesi zaten bilinen bir gerçektir. Sömürü tüccarı Fransa bu yasayı çıkaracağım şantajı ile ülkemizi ve ülkemiz yöneticilerini köşeye sıkıştıracağını zannetmektedir.

Dünyadaki Ermeni diasporasına ve ülkesindeki iç politik kaygılarla Fransa’da yaşayan 200-300 bin ermeni oyları için siyasi istismara kalkan Fransa, bu tutumu ile bütün Türk Dünyasını karşısına almıştır. Fransa’nın ve Fransa gibi düşünen Avrupa’daki ve okyanus ötesindeki ülkenin ne tür bir şantaj ve oyunun içinde bulunduğu artık iyice ortaya çıkmaya başlamıştır.
Geçmişin eli kanlı eşkıya terör örgütü Asala’nın Türk Diplomatlarına karşı geçmişte yaptığı alçakça saldırılara karşı hiçbir tedbir almamış, görmezden gelmiş hatta bu vahşeti makul gösterecek davranışlara girecek kadar alçalmıştır. Ermeni diasporasının gözüne şirin görünmeye çalışan bu zavallı ülkenin son 20-30 yıldır soykırım tezini kabul ettirmek için sinsi planlar sergilemektedir.
Ancak, bizleri üzen ve kahreden şovenist Fransa’nın bu alçakça gayret ve çabaları maalesef ülkemiz içerisinde de bir avuç malum mihraklar tarafından da destek görmesi, bunun karşısında 75 milyon Türk insanının ve Türk dünyasının sessiz kalmasıdır. Ermeni azıyla konuşan bazı sözde aydınlar sürekli olarak “Tarihimizle yüzleşelim” diyorlar bizler ise sürekli olarak” karşılıklı arşivlerimizi açalım tarihçilerden bir ortak komisyon kuralım” diyoruz. Fakat Ermeniler bu çağrımıza yanaşmıyor. Gerçek bu iken sözde aydınların Ermenilere ve batılı destekçilerine bir kerede olsa arşivleri açma ve tarihçilerden bir ortak komisyon oluşturma konusunda bir çağrıda bulunmamış olmaları milletimize haklı olarak şu soruyu sormak vazifesi yüklemektedir, bunlar kimin adamı, kimin avukatlığını, kimin temsilciliğini yapıyorlar. Fransa’nın nüfusunun %10 .u Müslüman’dır.Diğer yandan Fransız hapishanelerinde yatanların %60.dan fazlası Müslüman’dır.İşte kendini insan hakları ve demokrasinin merkezi gören Fransa’nın gerçek yüzü budur.Bu ülkede Müslümanlar potansiyel suçlu gibi muameleye tabi tutulmaktadırlar. Ancak biz Türk Milliyetçisi Kamu Çalışanları olarak Fransa’nın ve Dünyanın Ermeni Diasporasının alışılmış oyunlarını ve planlarını yakinen takip ediyoruz. Kardeş Azerbaycan’ımızın topraklarını işgal, Hocalı da soykırım uygulayan ve utanmadan hala kendini haklı göstermeye çalışan Ermenistan’ı bu tutum ve davranışlarından dolayı şiddetle kınıyoruz.
Ayrıca, Fransa’nın ülkemiz yöneticilerine yaptığı İnkâr Yasasını çıkaracağı şantajına karşı Fransa’yı bütün Dünyanın gözü önünde kınıyor ve lanetliyoruz. Ülkemizi yöneten siyasi iradenin derhal ve vakit geçirmeden Fransa ya uygulanacak siyasi ve ekonomik yaptırımları acilen hayata geçirmelerini öneriyoruz. Bu yönde yapılacak her atılımın sonuna kadar yanında olduğumuzu ve desteklediğimizi ilan ediyoruz”