“Adil yargılanmak vatandaş için haktır”

2014 yılı Yeni Adli Yıl açılışı dün Çankırı Adalet Sarayı’nda gerçekleştirildi. Program İlk olarak Adalet Sarayı’nda bulunan Atatürk anıtı önünde başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda günün önemi nedeniyle Çankırı Cumhuriyet Başsavcısı Doğan Kaya bir konuşma yaptı.
“2014-2015 adli yılımıza maalesef acılı bir haberle başladık. Çankırı Cumhuriyet Savcımız sayın Haluk Görgülü beyi bu gece kaybettik. kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz” diyerek konuşmasına başlayan Çankırı Cumhuriyet Başsacısı Doğan Kaya, “Tabiki bu nedenle programımızda bir değişiklik yapmak zorunda kaldık. Müzik kısmı iptal ettik. Adli Yıl açılış programını iptal etmek zordur. Ailesiyle ve eşiyle görüştüm ve müsaade aldım. Bu nedenle hepimizin başı sağ olsun” dedi.
2014 Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yaz kararnamesi ile Çankırı’ya Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını da aktaran Kaya, “Bugün hem yeni adli yılın açılışı hem de Dünya Barış Günü. Bu nedenle herkesin Barış Gününü kutluyorum” dedi.
Cumhuriyet Başsavcısı Doğan Kaya’dan sonra kürsüye gelen Baro Başkanı Av. Erkan Köroğlu ise, “Bu coğrafya Yönetim şekli olarak Teokratik Monarşiden, Demokratik Cumhuriyete büyük mücadelelerle geçmiş insanların Coğrafyasıdır. Bizler ‘asmayalım da besleyelim mi’ düsturunu kabul etmiş bir demokrasi anlayışından gelen bir milletiz. Bu gün geldiğimiz nokta da bu söz dahi demokrasimizin ve hukuk devletimizin çok mücadeleci bir yoldan geçtiğinin en büyük göstergesidir. Fakat geldiğimiz nokta yeterlimidir. Ülkemizde demokratik hukuk devleti hedefimize ulaştığımızı söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Yani Türkiye’nin geçen yüzyıldan devir aldığı “hukukla olan imtihanı” devam etmektedir” dedi.
” Bu İmtihanı geçmenin iyi bir ekonomik performans veya sandıkta oy kullanarak olmayacağını son dönemdeki olaylar bize net bir şekilde göstermiştir” diyen Köroğlu, konuşmasının devamında, “Bu imtihanı geçmek için bize çok büyük görevler düşmektedir. Bu görevi yerine getirirken öncelikle cesur olmalıyız. Güçlünün ‘hoşuna gideninden’ olmayacağımız gibi, toplumun her hangi bir kesimini incitecek, şoke edecek ya da kızdıracak diye, doğru söylemlerimizden taviz vermemeliyiz. Tarih bize göstermiştir ki Kimsenin Hukuku kimseyi kurtarmaya yetmemiştir. Hukuk herkes içindir
Ülkemizde Cüppeliler olarak nitelendirilen ve yargının üç ana aktörü olan iddia, savunma ve yargılama makamlarını oluşturan hakim , savcı ve avukat olarak bizlerin kutup yıldızı adalettir. Amacımız, halkımızı adi (basit) yargılamak değil, adil yargılamaktır. Çünkü adil yargılanmak vatandaş için hak, Adil yargılamak devlet için bir görevdir.
Yaşamak için adalet değil , adalet için yaşamak isteyen bizlerin bir çok sorunu bulunmaktadır. Fakat hiçbir sorunumuz Mesleğimizin onur ve şerefine sistemli ve sistematik olarak yapılan saldırılardan daha önemli değildir. HSYK kanununun yap-boz tahtasına çevrilmesi, avukatların mutabakatı alınarak yeni bir avukatlık kanununun çıkarılmaması, hakim, savcı ve adliye çalışanlarımızın ekonomik durumlarının iyileştirilmemesi öncelikli sorunlarımız arasında yer almaktadır.
Bu gün ülkemizde, özellikle yargı içerisinde, milletin istemediği bir amaca mevcut yasalarımızı kötüye kullanarak gitmek isteyen bir paralel yapıdan söz edilmektedir. Kanunları adeta bir silah gibi kullanıp, hukuk yolu ile toplumu değiştirmek ve dönüştürmek isteyen bu yapıyla mücadele son derece yerindedir. Fakat hukuk kurallarından ayrılarak, adalet duygumuzu yitirerek yapılacak mücadele yine ülkemiz adalet sistemine ve insanımıza zarar verecektir.
Her şeyin bir son kullanma tarihi olduğu gibi kanunlarında bir son kullanma tarihi vardır. Parlamentoların görevi yeni kanunlar çıkarmaktır. Fakat kamuoyuyla paylaşılmadan, yeterli hazırlık ve istişare yapılmadan, üzerinde toplumsal bir mutabakat sağlanmadan ve alelacele torba torba çıkarılan kanunlar biz hukukçuların dahi takip etmekte ve bağlantılarını kavramakta zorlandığımız bir mevzuat yığını oluşturmuştur. Yasa koyucunun toplumsal mutabakata önem vermesi gerekir.
Çankırı adliyesinde hakim, savcı, avukat ve adliye çalışanları olarak tam bir uyum ve iş birliği içerisindeki çalışmalarımız, ülkemizdeki adalet çevrelerince hayranlıkla izlenmekte, övgüyle söz edilmektedir. Yeni Adli Yıl içerisinde bu uyum ve iş birliği içerisindeki çalışmalarımızın artarak devam edeceğine inancımız, Çankırı Barosu olarak tamdır.
Çankırı adliyesinin ve özellikle Çankırı Barosunun adliye binasına hapsolmayacağını herkesin bilmesi gerekir. Çünkü, bizim yaptığımız her işin merkezinde insanımız vardır. Bu bağlamda adalet hizmetlerinin yanı sıra Şehrimiz ekonomisine çok büyük katkı sağlayacak hafif suçluların kaldığı açık cezaevinin Çankırı merkeze yapılması için geçmişte olduğu gibi Bakanlık düzeyinde görüşmelerimiz devam edecektir. Bu proje ile yüzlerce infaz koruma memuru şehrimize taşınacak, doğrudan ve dolaylı olarak şehir ekonomimiz canlanacaktır. Yine TBB den alınan para ile Çankırı Barosu tarafından 825.000 TL ye yer satın alınmış ve adına ‘Baro Bahçe’ denilerek Çankırı Halkının kullanımına sunulmuştur. Bu yerin restorasyon ve çevre düzenlemesi için yaklaşık 800.000TL lik proje çalışmamız tüm engellemelere rağmen devam etmektedir. Rant için değil hizmet için yola çıktığımızdan sonuca en kısa sürede ulaşacağımıza inancımız tamdır” dedi.
adliye (3)