“Kafkaslar Türkiye’nin doğuya açılan kapısıdır”

Çankırı Karatekin Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu tarafından düzenlenen, “Türk Dünyasına Açılan Kapı; Kafkasya Sorunlar ve Sorular”  konulu konferansı dün İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Konuşmacı olarak Kafkas Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Hasan Oktay’ın katıldığı konferansta Türkiye’nin savunma hattının batıda Balkanlar, doğuda Kafkaslar olduğu dile getirildi.

“Kafkaslar Türkiye’nin doğuya açılan  kapısıdır” diyerek sözlerine başlayan Kafkas Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Hasan Oktay, bölgede Rusya’nın büyük etkisi olduğunu ve Türkiye’nin Orta Asya ile birleşmemesi için elinden geleni yaptığını aktardı.

“Türk coğrafyası ile Türkiye ne kadar ilgili?” diyen Oktay, özellikle Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında hem Orta Asya’da hem de Kafkaslarda büyük değişim yaşandığını fakat Türkiye’nin bu değişime ayak uyduramadığını aktardı. “Dünya’da Türkiye denilince akla İstanbul geliyor. İstanbul bir kültür başkentidir” diyen Oktay, “İstanbul bu nedenle Türklerin halifesinin oturduğu, kağanının oturduğu yerdir ve Hacca giden birçok Türk önce İstanbul’a uğrar, sonra Mekke ve Medine’ye gider. İstanbul Türklerin kızıl elmasıdır” dedi.

İstanbul’u ve Türkiye’yi Orta Asya’dan uzaklaştırmak için özellikle Rusların büyük çalışma yaptığını ve bu çalışmalarında da başarı sağladığını dile getiren Oktay, “Ruslar Kafkasları işgal ederek hem Türk nüfusunu ikiye bölmüş, hem de Asya steplerini rahatlıkla ele geçirmiştir. Anadolu’nun Orta Asya ile tekrar bağ kurmasını önlemek amacıyla Türkiye’nin doğu sınırına Gürcistan ve Ermenistan devletlerini kurmuştur. Bu iki devlet esasta Rusya’nın Türkiye sınırındaki uç karakol devletidir. Bu iki devletin Türkiye ile ilişki kurmasını önlemek için ise çeşitli çalışmalar daha yapmıştır. Azerbaycan-Ermenistan savaşı, Gürcistan-Abaza olayları gibi. Yani şunu demek istiyorum: Rusya bölgeye çok  hakim. İstediğini rahatlıkla yapabiliyor. Çünkü bölgeyi bizden daha iyi tanıyor ve analiz ediyor. Kırım Türklerini, Ahıska Türklerini bizimle ilişki kurar diye bir gecede sürgün etmedi mi?

Türkiye ise Suriye politikasında duvara çarptı, Irak politikasında da öyle oldu. Gürcistan ile ilişkilerini geliştirmek istedi. Ama 3-4 ay önce orda bir seçim oldu ve seçimi Rus yanlısı muhalefet kazandı. Türkiye bölgede yaşananları iyi analiz edemiyor. 2008 yılında Rusya Gürcistan’ı bombalamıştı, ama seçimi Rus yanlıları kazandı.

Rusya Kafkaslarda çok iyi çalışıyor ve başarılı da oluyor. Adamlar hem Anadolu’yu Orta Asya’dan uzak tutuyorlar hem de bölgedeki hakimiyetleri sayesinde büyük bir güç elde ediyorlar. Türkiye’nin şu anda doğuya açılan tek kapısı Gürcistan. Ermenistan ile kapılarımız kapalı. İran’la 3 kapımız var, ama istedikleri zaman kapatabilirler. Bu nedenle Gürcistan kapısını açık tutmamız lazım. O kapı bizi Azerbaycan’a, Doğu Türkistan’a bağlıyor. Ruslar da bunu çok iyi biliyor. Gürcistan kapısı bizim olduğu kadar Gürcüler içinde önemli batıya açılan tek kapı. Bu nedenle seçimi kazanan muhalefetle ilişkileri bu noktada iyi tutmak ve artırmak lazım.” dedi.

Bölgeye tekrar hakim olmak için sorunların ve çözümlerin belirlenmesi gerektiğini aktaran Oktay, “Bölgemize çok iyi hakim olmak istiyorsak, yaşanan olayları ve sorunları diğer devletlerden daha iyi analiz etmek ve bölge hakkında onlardan daha çok bilgiye sahip olmak zorundayız. Bakın 1639 yılından beri savaş yapmayan Türkiye ve İran yaşanan patriyot krizi nedeniyle savaşın eşiğine geldi. Biraz önce dediğim gibi, Suriye ve Irak politikalarında uygulanan yanlışlıklar. Peki ne yapacağız. Öncelikle bölgemiz de yaşananları iyi analiz edeceğiz. Burası bizim coğrafyamız zaten bizden daha iyi kimse bilemez. Bölge ülkeleri ile ticari, ekonomik alanda ilişkilerimizi artıracağız” dedi