“Bir başbakan yardımcısının bu sözleri ne kadar acıdır”

Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Murat Çiftçi, “Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın gündeme düşen açıklamaları bizi hayrete düşürmüştür” dedi. Çiftçi konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamanın devamında, “Abdullah Öcalan’ın gençliğinde namaz kıldığını, oruç tuttuğunu söylemektedir.  Başbakan sürekli bu yapıya  Zerdüşt demiyor muydu?  Bir terör örgütünün, katil  elebaşını namaz kılan oruç tutan biri olarak tanıtma çalışmalarının ardındaki amacı hepimiz tahmin edebiliyoruz. Bu eli kanlı bebek katilini şirin gösterme çabasının nedeni hepimizce malumdur. Ve bundan sonraki adımları da tahmin etmek zor olmasa gerek. Arınç,  bir BDP li milletvekilinin’’ işkenceler sonucu dağa çıktığını böyle bir durumda, kendisinin de aklına gelse dağa çıkacağını’’ söylemektedir. 12 Eylülde işkence gören binlerce ülkücü ülkesi zarar görmesin diye davacı bile olmazken , başbakan yardımcısı benim aklıma gelse bende dağa çıkardım diyor ve ekliyor Diyarbakır’da işkence görenlerin yarısı dağda diğer yarısıda örgüte övgüler düzmektedir.  Bülent Arınç’a soruyorum yıllarca işkence gören ülkücülerin vatan sevgisini nasıl değerlendirmektedir? Rahmetli Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu yıllarca haksız yere hapiste yatmış, olmadık işkencelere uğramış, hakkında açılan davaların sonunda hepsinden berat etmesine rağmen ülkenin aleyhine olacağı düşüncesiyle tek bir dava bile açmamıştır. Ve yine bu ülke için şehit olmuştur.  Diğer yandan bu dağa çıkan teröristlerin yaktığı canlar onbinlerce şehit, gazi ve mağdur olan insanlar ne yapmalı?  Bu sözlerinin altında  terör örgütünü haklı gösterme çabaları yatmaktadır.  Bu ülkede her alanda haksızlığa uğrayan  binlerce insan var. Bu insanlara da dağa çıkmalarını mı önereceklerdir. Vatanseverlik bunun neresindedir?  Bir başbakan yardımcısının bu sözleri ne kadar acıdır hele ülkenin geleceğini yönlendiren siyasi partinin yetkilisinin bu sözleri kabul edilemez.

     Bu tartışmalarla ülke gündemi değiştirilirken arka planda birçok ciddi olaylar olmaktadır, Tasarrufu tamamen bizim dışımızda olan patriot füzeleri ülkemize yerleştirildi, vergilerimizle yapılan  otoyollarımızı, köprülerimizi özelleştirme şartları halka hiç açıklanmadan 25 dakikada satıldı, ekonominin aslında hiç de iyi olmadığı ortaya çıktı. Bu arada kaçırılan polis, asker ve kaymakam adayımızdan halen bir haber yok. Türkiye’ye yakışmayan olaylar artık olağan hale geldi. Bir Amerikan veya İsrail askerinin kaçırıldığını düşünün neler yaşanır. Bizim kandil dağını bu teröristlerin başına yıkmamız gerekirken Başbakan Yardımcısı BDP’li milletvekillerine hak veriyor, empati yapmaya çalışıyor. Sayın Arınç biraz da şehit aileleriyle, kaçırılan asker, polis, bürokrat aileleriyle empati yap.  Biraz da onları anlamaya çalış.

    Çatışmada öldürülen teröristler şehit olarak gösterilip yakınlarına  bizim ödediğimiz vergilerle  maaş bağlanmaya çalışılıyor. Bir hükümet bu kadar aciz olamaz. Temel sağlık giderlerini kabul etmeyerek vatandaştan hastane masraflarını geri isterken, kanser tedavisi için hastanede yatan ve hayatını kaybeden öğretim görevlisini istifa etmiş sayan ve maaşını kesen hükümet,  askerimize , polisimize, vatandaşımıza silah sıkan teröristlere maaş bağlanmasına fırsat veriyor.

   Birçok BDP’li belediyenin terör örgütüne maddi, manevi destek verdiği açıkça ortadayken, bu belediye başkanları devlete açıkça meydan okurken, kayıtsız kalan bu hükümete yazıklar olsun” şeklinde konuştu.