ÜRETİM PARA ETMİYOR

Çankırı İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği  Başkanı Ahmet Susam, “Türkiye’de kaba yem fiyatlarındaki artış, özellikle samandaki fiyat artışı üretim eksiğinden ziyade, talep yoğunluğundan ileri gelmektedir. Bazı yörelerimizde arazinin taşıma kapasitesinin çok üzerinde hayvancılık işletmeleri kurulmuştur. Bu durum yem fiyatlarını artırdığı gibi, et ve süt ürünlerinin fiyatlarını da düşürmektedir” dedi.

“Samanın bu kadar para edeceğini hiç kimse hesap etmemiştir” diyen Susam, açıklamasının devamında şunları dile getirdi, “Devlet anız yangınlarının önüne geçmek için en son para ve hapis cezaları dahi getirmişti. Saman aslında hep kıymetliydi. Anız yakılmasın kampanyalarında dahi toprağın organik madde içeriğinin artırılması hedeflenmiştir

Yetmişli yılların başında henüz mekanizasyon yaygın değildi. Kışlık tahıllar birçok bölgede elle biçilir ve dövenle harman edilirdi. Biçerdöver sadece büyük ovalarda yaygındı. Hemen bütün köylerin yakınlarında harmanlıklarda bir ayı bulan harman uğraşları sonunda samanlar da çekilir ve samanlıklarda depolanırdı. Harman yerlerinden en son saman kalkar ve rahmetli ninelerimiz çalıların dibine kadar süpürür bir gram saman bırakmazlardı Oysa tarihte saman ticareti çok güçlüdür. İstanbul, Ankara başta olmak üzere birçok büyük ilimizde tarihi saman pazarları vardır.

Besin değeri yok denecek kadar az olan saman aslında bir yem değildir, ancak Türkiye gibi kaba yem üretimi düşük olan ülkelerin olmazsa olmazıdır.

İlimizde samanın geviş getiren hayvanlarda özellikle de besi, süt sığırları, koyun ve keçilerde kaba yem ihtiyacını karşılamak için kullanılmaktadır.

Hayvan ne kadar kaliteli yem yerse yesin dolgu maddesi olarak mutlaka kaba yeme (samana) ihtiyacı vardır.

Kaba yem üretimi ülkemizde çok düşük, üretim yetersiz olduğu için yetiştiricilerimiz kaba yem ihtiyacını karşılamak için bir takım yem benzeri maddelere başvuruyor, bunların başında saman geliyor. Saman aslında bir yem değil, ama Türkiye gibi kaba yem üretimi düşük olan ülkelerin olmazsa olmazıdır.

Bu yıl ilimizde yaşanan kuraklıktan dolayı yetiştiricilerimiz kaba yem bulmakta sorun yaşamakta. Önceki yıllarda çiftçiler hayvancılık yapmayanlar tarlasındaki sapları toplatmak için hayvancılık yapanlara ya tarlasını temizlettiriyor veya anızı yakıyordu. Önceki yıllarda 1kg buğdaya 3-3,5 kg saman ederken şimdi 1 kg samana 1.5 kg buğday etmektedir.

Bunun sonucunda arazisi olmayıp dışa bağımlı hayvancılık yapanların durumu daha da kötüye gitmektedir. Girdi fiyatlarının pahalı olmasından ve üreticinin önünü görememesinden dolayı yetiştirici elindeki hayvanlarını yok pahasına satmaktadır.

Geçen yıl 22-24’TL den satılan kuzu bu yıl 14 TL ye kadar düşmüştür. Ancak bu yıl AVM’lerdeki  kuzu eti pirzolanın ortalama fiyatı 45-55 TL arasındadır. Üretici pahalı girdi alıp ürettiğini ucuz satmaktadır.Yetiştiricilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ,damızlık hayvanların tekrar mezbahanelerde kesilmemesi ve son yıllarda yapılan desteklemelerin amacına ulaşması için yetiştiricilerimize  ek destekleme yapılmasını talep etmekteyiz”