Dolar 32,5373
Euro 34,6829
Altın 2.439,06
BİST 9.645,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Sal 24°C
Çar 22°C
Per 20°C
Cum 20°C

EKONOMİ VE YERLİ MALIKULLANMA ÜZERİNE

EKONOMİ VE YERLİ MALIKULLANMA ÜZERİNE
Dunlop&Falken
12 Aralık 2023 09:26 | Son Güncellenme: 13 Aralık 2023 09:50
691

Eğitim hayatımda hiç unutamadığım etkinliklerden birisi de her yıl aralık ayında kutladığımız “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” idi. Özellikle ilkokul döneminde kutlanan bu haftada evlerimizden getirdiğimiz, kuruyemişleri, meyveleri kimi zaman da ev yapımı pasta çeşitlerini sıralarımızı bir araya getirerek hazırladığımız soframızda arkadaşlarımızla eğlenceli şekilde yerdik. O yılların şartlarında öğretmenlerimiz yerli malı kullanmanın önemini kavratmak için bu tür mütevazi etkinliklerle bizleri bilinçlendirmeye çalışıyorlardı.
Her yıl 12-18 Aralık tarihlerini kapsayan Türkiye’ye özgü bir hafta olan bu haftanın biraz kökenine inecek olursak; 1920’li yıllarda bütün dünyada yaşanan büyük ekonomik darboğaz sırasında yurt dışına para akışının önüne geçilmesi için toplumda tutumluluk bilincinin oluşması amacıyla bir şeyler yapılması gerektiği ortaya çıkmıştı. 1923’te İzmir İktisat Kongresi, Atatürk başkanlığında toplandı ve burada ekonomik bağımsızlığın korunması için yerli malların üretilmesi ve kullanılması kararı alındı. Bu doğrultuda 1946’dan itibaren Yerli Malı Haftası kutlanmaya başladı. 1983’te haftanın adı Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası olarak değiştirildi.
Bu haftada genel olarak yerli malı ürünler kullanmanın önemli olduğu ön plana çıkartılsa da aslında isminden de anlaşılacağı üzere “Tutumlu” olmak ve “Yatırım” yapmak konuları da önemli. İnsanlar belli bir yaşa geldiklerinde tutumlu olmanın ve yatırım yapmanın ve yerli malı kullanmanın önemini belki daha iyi anlıyorlar. Ama bu bilincin çocukluktan itibaren verilmesi ve oluşmasının sağlanması çok kıymetli. Birikimlerimizin bir kısmı ile yatırım yapma hususu da oldukça önemlidir. Kimi zaman bütçemize göre tek başımıza kimi zaman da bir grupla çeşitli yatırımlar yaparak paramızı değerlendirebiliriz. Aslına bakacak olursak olayın mantığı çok basit; Yerli malı ürün kullanırsak paramız ülkemizde kalacak ve o para bir şekilde yine bize faydalı olacak. Tutumlu olarak ve yatırım yaparak da israftan uzaklaşmış ülkemiz ve çocuklarımız için güzel bir gelecek hazırlamış olacağız.
Son zamanlarda ülke olarak yaşadığımız ekonomik gelişmeler bu konunun ne kadar önemli olduğunu hepimizin zihnine kazıdı. Elbette bu gelişmelerden etkilenmeyen bir kesim de ülkemizde mevcuttur. Bunu zaman zaman akşam haberlerinde rastladığımız bazı lüks otomobillerin satış sayısından, yat ya da mücevher fuarlarına olan ilgiden anlıyoruz. Yine çeşitli mecralarda şahit olduğumuz ve geçmişte de bir çok örneğini yaşadığımız şu kodlu ürünlerden ya da marka da belirterek almayın yerli markalara ait ürünleri alın kampanyaları ile yerli malı kullanmanın önemli olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır. Son yıllarda üretim anlamında ülkemizde yaşanan bazı gelişmelerin gurur verici olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Özelllikle savunma sanayi alanında “Kaan” isimli yerli uçağımız, “Gökbey” isimli helikopterimiz, “Altay” isimli tankımız, “Fatih” isimli sondaj gemimiz, “Bayraktar” ve “Anka” isimli İHA ve SİHA’larımız, “Hürkuş” isimli eğitim uçağımız, “Pars” isimli zırhlı muhabere aracımız ve son olarakta kendi otomobil markamız “TOGG’u” üretmek ülkemiz adına gurur verici bir durum oldu. Belki gençlerimiz bilmez ama doksanlı yıllarda ithal ettiğimiz insansız hava araçlarını yazılımları olmadığı için kullanamadığımız haberleri hala kulaklarımızda yankılanıyor.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün iki sözü ile yazımı sonlandırıyor, herkese sağlıklı günler diliyorum.
“Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş uluslar; önce onurlarını, sonra özgürlüklerini daha sonrada geleceklerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
“Ekonomisi zayıf bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz; toplumsal ve siyasi felâketlerden yakasını kurtaramaz.”

REKLAM ALANI