İTİBARIN BEKÇİSİ DÜRÜSTLÜK

Dürüstlük, dürüst olmak, dürüst insan… Söylemi yaşamımızın pek çok anında dilimizdedir.
Nedir dürüstlük? Hangi özelliklerle birlikte yol alır ve bir etki yaratır?
Başka insanlarla olan ilişkilerimizi onların hal ve hareketlerine, tutumlarına, değerlerine, davranışlarına göre belirleriz. Kısaca karakter dediğimiz özellikleri ile insanlar hakkında kendimizce bir kanaat ediniriz. Dürüstlükte kişinin nasıl bir insan olduğu ile ilgili olarak kanaatimizi belirleyen karakter özelliklerinden biridir.
Okuduğum bir yazıda dürüstlük ‘‘Ahlâki ve etik kurallara bağlılık, sağlam ahlâki karakter ve doğruluk’’ olarak tanımlanıyor.
Dürüstlük bir kişinin güvenilir ya da güvenilmez olduğunu belirleyen önemli bir özellik olarak yaşamını etkiler. Yaptığınız iş ne olursa olsun dürüstlüğünüz çevrenizi etkileme gücünüzü belirler. Etkileme söz konusu olduğunda eğitim derecesi, unvan, görev, varlık, kariyer gibi kimliklerden hiçbirisi dürüstlüğün önüne geçemez. Bu saydığımız ve daha da çoğaltabileceğimiz özellikler toplum içinde ya da bireyler üzerinde itibarımızı belirleyebilir, ancak itibarın kalıcılığı dürüst ve güven verici olduğumuz sürece mümkündür. İtibar dışsal dürüstlük ise karakterimizden gelen içsel bir yansımadır. İtibar başkalarının bizim için ne söylediği; karakter ise bizim ne olduğumuzdur. Dürüstlüğümüz itibarımızın garantisidir.‘‘İtibar bir altına sahip olmaksa, dürüst olmak madene ‘sahip olmaktır’’
Dürüst bir insansanız çevrenizdekiler size rahatlıkla güveneceklerdir. İster aileniz, ister öğrencileriniz, ister çalışanlarınız, ister arkadaşlarınız olsun ancak size güvenirlerse sizden etkilenirler ve sizi takip ederler. Güven hem kişisel ilişkilerde hem mesleki ilişkilerde önemlidir. İnsanları bir arada tutar ve ekip yapar. Dürüstlükten şüphe duyulan bir ortamda birlik ve beraberlikten de söz edilemez. Etkili bir insan olmak istiyorsanız dürüstlüğünüz en önemli anahtarınız olacaktır. Doğru anahtar pek çok kapıyı açacaktır.
İnsanların karakterlerinin normal zamanlarda değil kriz anlarında ortaya çıktığı söylenir. ‘‘Bir duvar ustası yıllardır işini yaptığı müteahhitte artık emekli olmak istediğini söyler. Müteahhit ondan son bir ev yapmasını istediğini sonra ayrılabileceğini belirtir. Usta evi yapmaya koyulur ama isteksizdir. İyi malzeme kullanmaz, işçiliğine fazla özenmez ama söylenen zamanda işi bitirir. Müteahhitle beraber eve bakmaya giderler.
Müteahhit gülümseyerek elindeki tapu belgesini ve anahtarı adama uzatır. ‘‘Bu ev senin emekli olduğunda ailenle birlikte oturman için’’ der.
Dürüstlük, başkaları bizi görürken, gözlemlerken, kontrol ederken değil, kendimizle baş başa iken ne yaptığımız, ne olduğumuzla ilgilidir.
Gelecek Cuma günü yine ‘‘Han Duvarları’’ nda buluşmak dileğimle. GÜLÜMSEYİN…