Devrez Belgeseli

Eylül ve Ekim aylarında TRT Belgesel bölümü ekipleri Devrez Vadisinde 15 gün süren çok zor koşullarda çekimler gerçekleştirdi. Yönetmenliğini Birol Demirel’in yapmış olduğu çekimin danışmanlığı tarafımdan yapıldı. Belgeselin senaryosunu Birol Demirel yazdı. Çankırı üniversitesinden 5 öğretim görevlisi belgeselde görev almayı kabul etmelerine rağmen bunlardan ikisi son dakikada mazeret dahi bildirmeden gelmekten vazgeçerken, bir diğeri de çalışmanın ilk bölümüne katıldıktan sonra ikinci bölümde mali nedenlerden dolayı katılmadı. Bir kısım öğretim üyelerinin ciddiyetten uzak ve  ek gelir peşinde olmalarının acı örneğini yaşadık. Üniversite elemanları niçin var? Maaş almıyorlar mı? Harcırahı az bulmanın bir anlamı olsa gerek. Rektörlüğün bunlardan haberi yok bu nedenle sanırım sayın rektör bir iç genelge ile Çankırı’nın tanıtımı için yapılacak çalışmalarda öğretim elemanlarının ücretsiz bu işi öncelikli ve ivedilikle yapmaları ve tanıtım konusunda kim olursa olsun bilâ ücret yardımcı olmaları  yönünde uyarıda bulunur. Her şeyin para olmadığını nazikçe birilerine anlatır.

Çekimler öncesi Devrez vadisi belgeseli içinde yer alacak ilçe kaymakamlıkları ve belediye başkanlıkları, belde belediye başkanlıkları, köy muhtarlıkları ile temasa geçilmiş, valilik bu konuda ilgililere yazı ile bilgi vermiş olmasına rağmen, ilgililerin durumu içler acısı idi. Orta ve Kurşunlu belediye başkanları bölgeye gittiğimizde telefonlara bile çıkmadılar. Orta kaymakamı görev değişikliği nedeniyle ilgilenmedi. Kurşunlu kaymakamı makamında bile özel telefon görüşmesini kesip ilgilenmedi. Taşkaracalar belediye başkanı, Kapaklı muhtarı, Demirciören muhtarı önceden haberleri olmasına rağmen gidildiğinde köyde bile yoklardı. Eskiahır muhtarı’nın çekim ekibinden rahatsız olduğunu sergilemesi ayrı bir olaydı. Buradan şuna gelmek istiyorum: Çankırı’nın tanıtılması yönünde bazı insanlarda istek ve gayret olmadığı bir gerçektir. Her zaman imkan yakalamak da zordur. Yakalanan imkanları da bu şekilde heba edenler Çankırı’ya büyük zarar vermektedir. Çankırı’nın tanıtımını baltalamaktadır. Hoş diyeceksiniz ki: Çankırı tanınıyor mu ki?

Ekibin ücreti karşılığı vadiye inmek için bile zorluklarla karşılaşması ayrı bir konu. Traktör kiralamak için hem nazlanma hem fazla ücret isteme karşısında isyan etmemek mümkün değil. Ekibe yolunacak kaz gözüyle bakılması ayrı bir dram. Mağaraların, kaya yerleşimlerinin iç kısımlarının çekiminin yapılması için ihtiyaç duyulan merdivenin, belediyelerin ilgisizliği nedeniyle gerçekleştirilmemesi ise ayrı bir ayıptı. Acaba ilgilenmeyen belediyeler bundan rahatsızlık duyacaklar mı dersiniz.

Yaşanan bu olumsuzlukların yanında ilgili ve yardımcı olmak için gayret sarf eden: İl kültür müdürü ve müdürlük personeli, Kalfat belediye başkanı, Kırışlar ve Sakaeli, Hüyük köyleri muhtarları çekim ekibine ellerinden geldiğince yardımcı olmuşlardır. Olumsuzlukların arasında olumlu insanların varlığı demoralize olan çekim ekibinin moral kaynağı olmuştur.

Aydos’dan başlayan çekim Tosya’da son buldu. Devrez çayının kaynağını aldığı bölgeler, bunlara yakın tarihi yerler, jeolojik oluşumlar, inler, mağaralar, kaya mezarları, jeolojik ve coğrafi oluşumlar  uzak ve yakın çekimle belgelendi. Belgeselin montaj ve seslendirmeleri henüz yeni bitti. Yayına girmek için sıraya girdi. Ocak ayı içinde TRT belgesel programında yarım saatlik gösterim yapılacağı ifade olundu.

Sonuç olarak: Yukarda ki örneklerden de görüldüğü üzere, Çankırı hâla içine kapanık. Israrla dışa açılıma karşı, öcü olarak bakıyor. Başka iller en küçük doğal, kültürel, tarihi değerlerini ortaya çıkarmaya çalışırken, Çankırı’da bazı kesimler çıkarmamak için ellerinden ne gelirse yapıyorlar. Turizm diyoruz, tanıtalım diyoruz. Bunu söyleyen üç beş kişi. Başka acı bir örnek Çankırı Turizm Derneği’ni kuran vali görevden ayrıldıktan sonra, derneğe üye olan bazıları dernekten ilişkilerini kesmiş olmaları sizce neyi ifade eder? Bir düşünün bakalım.Ne demişler ‘’at sahibine göre kişner’’.  Unumuz var, şekerimiz var. Asıl sorun helvayı yapacak adamın olmaması ve helvanın yapılıp yenmemesi. Panellerde, sempozyumlarda, bilimsel toplantılarda Çankırı’nın turizmi jimnastik olsun diye daha çok tartışılacağa benziyor. Bu konuda dinamiklerin kafasında turizm diye bir olgu yok. Konuya dinamizm getirecekler ise rehavet, sorumsuzluk ve ilgisizlik içinde.

Bahattin ayhan