<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Karatekin Gazetesi &#187; cetinkapdan</title>
	<atom:link href="http://www.karatekin.com.tr/yazar/cetinkapdan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.karatekin.com.tr</link>
	<description>haber kutsal yorum hürdür...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 07:00:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>AKP’nin “A”sı</title>
		<link>http://www.karatekin.com.tr/2012/04/12/akp%e2%80%99nin-%e2%80%9ca%e2%80%9dsi/</link>
		<comments>http://www.karatekin.com.tr/2012/04/12/akp%e2%80%99nin-%e2%80%9ca%e2%80%9dsi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 07:22:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cetinkapdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Akp]]></category>
		<category><![CDATA[Avantaj]]></category>
		<category><![CDATA[Boz]]></category>
		<category><![CDATA[Durum]]></category>
		<category><![CDATA[Eski]]></category>
		<category><![CDATA[Ilk]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez]]></category>
		<category><![CDATA[Musa]]></category>
		<category><![CDATA[Nin]]></category>
		<category><![CDATA[Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Salim]]></category>
		<category><![CDATA[Yapan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karatekin.com.tr/?p=5475</guid>
		<description><![CDATA[NOTLAR… AKP’nin “A”sı Çetin Kapdan                 14 Nisan’da yapılacak AKP İl Kongresi öncesinde Merkez İlçe’nin 106 delegesi silindi. 3 dönem AKP Merkez İlçe Başkanlığı görevini yürüten Hüseyin Boz’un başına hiç gelmeyen, koltuğu bıraktığı Musa Çağlar’a nasip oldu. Tek listeyle girdiği seçimle onaylanan delege listesinden 106 kişi “sakıncalı” bulunarak silindi. Bir sürpriz olmazsa bu durum nedeniyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>NOTLAR…</p>
<p align="center"><strong>AKP’nin “A”sı</strong></p>
<p align="right">Çetin Kapdan</p>
<p style="text-align: left">  <a href="http://www.karatekin.com.tr/wp-content/uploads/çetin-kapdan-1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5476" src="http://www.karatekin.com.tr/wp-content/uploads/çetin-kapdan-1.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a>              14 Nisan’da yapılacak AKP İl Kongresi öncesinde Merkez İlçe’nin 106 delegesi silindi.</p>
<p style="text-align: left">3 dönem AKP Merkez İlçe Başkanlığı görevini yürüten Hüseyin Boz’un başına hiç gelmeyen, koltuğu bıraktığı Musa Çağlar’a nasip oldu. Tek listeyle girdiği seçimle onaylanan delege listesinden 106 kişi “sakıncalı” bulunarak silindi.</p>
<p style="text-align: left">Bir sürpriz olmazsa bu durum nedeniyle İl Başkanlığı yarışında Salim Çivitcioğlu avantaj kazanırken, şu ana kadar adaylığını kamuoyuna açıklamayan eski Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Boz’un hesabına ise, muhtemelen, yıllarca hizmet ettiği partinin adalet anlayışına “Fatiha” okumak kaldı.</p>
<p style="text-align: left">Oysa adının ilk ayağını oluşturan “A” ile “Adalet”e gönderme yapan AKP tüzüğünün 39. Maddesinin 3. Fıkrası “Kongre delegeliği, parti üyeliği devam etmek şartıyla, onu seçen kongrenin olağan toplantısına kadar devam eder” diyordu.</p>
<ul>
<li>Yani, normal şartlar altında 106 delegenin bir sonraki Merkez İlçe Kongresine kadar delege kalmaları, delege sayılmaları gerekiyordu. Ancak, ne olup bittiyse aynı tüzüğün aynı maddesinin 4. Fıkrası gereğince aralarında Merkez İlçe Kurucuları, eski Yönetim Kurulu üyeleri de bulunan 106 kişi listeden siliniverdi.</li>
<li>Tüzüğe göre, “Merkez Yürütme Kurulu, delege seçimlerinde kanun ve tüzük hükümlerine aykırılık olmasının saptanmış olmasına münhasır olmak üzere ilçe, il ve büyük kongre delege seçimlerini, ilçe ve il ölçeğine göre kısmen veya tamamen iptal edip yeniden yapılmasına, üye tam sayısının en az 2/3 çoğunluğunun oyu ile karar verebilir”di.</li>
<li>Yani, en açık ifadeyle ortada bir “Gariplik” var.</li>
<li>MYK’nın 2/3 çoğunluğuyla kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yazıldığı için silinen 106 delegenin içinde kurucu üyelerin, eski yönetim kurulu üyelerinin bulunması garip mesela…</li>
<li>Silinen 106 delegenin yerine yeniden delege seçimi yapılmasını emreden tüzüğün gereğini yapmamak bir başka gariplik mesela…</li>
<li>Tüzük gereği yazılan yedek delegelerle listede meydana gelen boşluğun giderilmemesi de garip mesela…</li>
<li>Tek listeyle yapılan Merkez İlçe Kongresi sandığından çıkan delege listesinde kanun ve tüzük hükümlerine aykırılığı “Birlik ve beraberlik içinde tüm kongrelerini tamamlayan AKP İl Yönetimi”nin fark etmemesi daha da garip mesela…</li>
<li>Netice itibariyle AKP Çankırı İl Kongresi 106 eksikle yapılacak. Doğal olarak çıkan sonuç da kesinlikle eksik olacak.</li>
<li>Bu eksiklik önemli mi derseniz, bekleyip göreceğiz.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karatekin.com.tr/2012/04/12/akp%e2%80%99nin-%e2%80%9ca%e2%80%9dsi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şahin’den Açık Özrümdür</title>
		<link>http://www.karatekin.com.tr/2012/03/30/sahin%e2%80%99den-acik-ozrumdur/</link>
		<comments>http://www.karatekin.com.tr/2012/03/30/sahin%e2%80%99den-acik-ozrumdur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Mar 2012 12:52:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cetinkapdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Akp]]></category>
		<category><![CDATA[Aleni]]></category>
		<category><![CDATA[Benim]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim]]></category>
		<category><![CDATA[Buna]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal]]></category>
		<category><![CDATA[Cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma]]></category>
		<category><![CDATA[Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hangi]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Kira]]></category>
		<category><![CDATA[Laf]]></category>
		<category><![CDATA[Memleket]]></category>
		<category><![CDATA[Notlar]]></category>
		<category><![CDATA[Rafa]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip]]></category>
		<category><![CDATA[Samimi]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karatekin.com.tr/?p=5350</guid>
		<description><![CDATA[Şahinden açık özrümdür NOTLAR Çetin Kapdan Cemal Enginyurt’un &#8220;Dünün sümüklü AKP&#8217;lileri&#8221; sözüne alınan değerli vekilimiz İdris Şahin, benim de aralarında bulunduğum Çankırılı MHP’lilerden “Arkadaş” diye bahsederek, “Biz, bu yakışıksız kelimeyi kullanan şahsı muhatap olarak almıyoruz, ama bu memleketin çocuğuna Çankırı meydanında, bir il kongresinde laf atacak ve bizim kendi siyasilerimiz buna cevap veremeyeceklerse, onları Allah’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img class="alignleft" src="http://www.karatekin.com.tr/wp-content/uploads/cetin.jpg" alt="" width="283" height="395" /></p>
<p style="text-align: center"><strong>Şahinden açık özrümdür</strong></p>
<p style="text-align: right"><strong>NOTLAR</strong></p>
<p style="text-align: right">Çetin Kapdan</p>
<p style="text-align: center">Cemal Enginyurt’un &#8220;Dünün sümüklü AKP&#8217;lileri&#8221; sözüne alınan değerli vekilimiz İdris Şahin, benim de aralarında bulunduğum Çankırılı MHP’lilerden “Arkadaş” diye bahsederek, “Biz, bu yakışıksız kelimeyi kullanan şahsı muhatap olarak almıyoruz, ama bu memleketin çocuğuna Çankırı meydanında, bir il kongresinde laf atacak ve bizim kendi siyasilerimiz buna cevap veremeyeceklerse, onları Allah’a havale ediyoruz” demiş.</p>
<p style="text-align: center">Bizleri arkadaş, kendisini de memleket çocuğu olarak tanıtan koskoca vekilimiz, ilkeli siyasetçimiz, çok değerli kardeşimiz İdris Şahin’den…</p>
<p style="text-align: center">Cemal Enginyurt’un yaptığı benzetmeyle, 6 Haziran 2011 tarihinde çıktıkları miting kürsüsünden “Irkçı bunlar, kafatasçı” diye bağıran AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında arkadaş dedikleri kitleye yapılan aleni hakareti içlerine sindirmekten müdahale etmeye zaman bulamayan memleket çocuklarını kastettiğini düşünemediğim için&#8230;</p>
<p style="text-align: center">Özel İdare’den Karayollarına sürülen işçilerin “Müteahhiti bile hazır, araç ve ekipmanlarıyla boşaltılan alanın kendisine ihalesini bekliyor” dedikleri ortakların aldıkları ihalelerin takipçisi olmadığım için…</p>
<p style="text-align: center">Kira sözleşmesinin bitmesine 3 yıl kala, Özel İdare’yi kendi bürosu sananların, 1034 hissedarın alınterini, birikimini hiçe sayan bir anlayışla sözleşmeyi 12 yıl nasıl uzattıklarını ayrıntılarıyla yazmadığım için…</p>
<p style="text-align: center">MHP’li arkadaşlarıma maddi ve manevi destek verenlere, Çankırı Barosu’nun hiç kullanmadığı Çankırı evi için ödediği 17 bin TL’yi hangi destek kaleminden verdiklerini sormadığım için…</p>
<p style="text-align: center">Son dönemde Allah kelamını havale makamı olarak kullanmaktan yorulmayan bu arkadaşlarımızın samimiyetini mesleki alışkanlık gereği mübarek Cuma öncesi şüphe ile karşıladığım için…</p>
<p style="text-align: center">Mera Kanununu samimi ilişkilerle rafa kaldırdığını gülerek anlatan, T.C. Bakanına yaylada çekeceği ziyafeti ulufe gibi değerlendiren kürsü kuşlarının karşısında müdahalesiz oturan eski baro başkanlarının eleştirilerini ciddiye alıp sabah sabah Çankırı kamuoyunun zamanını aldığım için…</p>
<p style="text-align: center">Açıkça özür diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karatekin.com.tr/2012/03/30/sahin%e2%80%99den-acik-ozrumdur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Misak-ı Milli Milliyetçiliği ve Cengiz Dağcı</title>
		<link>http://www.karatekin.com.tr/2011/12/06/misak-i-milli-milliyetciligi-ve-cengiz-dagci/</link>
		<comments>http://www.karatekin.com.tr/2011/12/06/misak-i-milli-milliyetciligi-ve-cengiz-dagci/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 09:25:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cetinkapdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Burada]]></category>
		<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz Aytmatov]]></category>
		<category><![CDATA[Destanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Emek]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih]]></category>
		<category><![CDATA[Haslet]]></category>
		<category><![CDATA[Hatta]]></category>
		<category><![CDATA[Ister]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir]]></category>
		<category><![CDATA[Kanuni]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Mekin]]></category>
		<category><![CDATA[Memleket]]></category>
		<category><![CDATA[Pehlivan]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karatekin.com.tr/?p=3240</guid>
		<description><![CDATA[Bu ülkenin havasından mı, suyundan mı, toprağından mı, yoksa memleket insanımızın doğal halinden midir,  bilmiyorum, hem fikir, hem de sosyal hayatımız garip bir “Misak-ı Milli” sınırına hapsedilmiştir. En kıdemli devlet büyüğünden, en alt kademedeki insanımıza varıncaya kadar ağzını her açanın tarih dersi verdiği bir memlekette, tarih biliminin de aynı sınırlara hapsedilmiş bilinçsiz bir masal öğretisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT16FX8uiuf4UZfoa8Bm2JfrAP7WpQWtlP72fpETWeCjTQTElzvdY8GwBJx" alt="" width="129" height="175" />Bu ülkenin havasından mı, suyundan mı, toprağından mı, yoksa memleket insanımızın doğal halinden midir,  bilmiyorum, hem fikir, hem de sosyal hayatımız garip bir “Misak-ı Milli” sınırına hapsedilmiştir. En kıdemli devlet büyüğünden, en alt kademedeki insanımıza varıncaya kadar ağzını her açanın tarih dersi verdiği bir memlekette, tarih biliminin de aynı sınırlara hapsedilmiş bilinçsiz bir masal öğretisi olduğunu anlamak canını acıtıyor insanın.</p>
<p>En solcusundan en dindarına varıncaya kadar “Milliyetçilik” havasından az çok teneffüs etmiş insanlarımızın orada, burada, şurada her gün yeni destanlar yazdığına, büyüklüğümüz karşısında diz çöken dünyaya (bir zamanlar) hükmedişimize medhiyeler dizdiklerine tanık oluruz. Hatta bu haslet nedeniyle Başbakan Erdoğan’ı yeni bir Fatih, yeni bir Kanuni, yeni bir Atatürk sananlarımız dahi var.</p>
<p>Oysa büyüklük, büyük düşünmekle başlar. “Misak-ı Milli” sınırlarını aşamayan bir zihniyetin, Ziya Paşa’nın deyimiyle <em>“</em><em>İdrak-ı meali bu küçük akla gerekmez/Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez”.</em> Çekmez, çünkü bu şehrin sokaklarında gezen en Türkçü arkadaşımız dahi “Fikrimden geceler yatabilmirem” diye mırıldandığı Azeri türküsünü bilir de, onun geri planında bir heykel gibi yükselen Reşit Behbudov’u tanımaz. Çekmez, çünkü Kadir İnanır’la Ahmet Mekin arasında kalmış Türkan Şoray’ın “Sevgi emek ister” diyerek biricik aşkına sırtını döndüğü sahnede gözyaşı dökenler, Cengiz Aytmatov’u kozmonot sanır. Çekmez, çünkü Başbakanın annesinin cenaze merasimini pehlivan tefrikasına çevirenler, Londra’da vefat eden lokantacı Cengiz Dağcı’nın vefatıyla ilgilenmez.</p>
<p>O Cengiz Dağcı ki bütün eserlerini Türkiye Türkçesiyle yazmıştır.</p>
<p>O Cengiz Dağcı ki 100 yıllık hayatında korkunç acılara, katliamlara, savaşlara, sürgünlere, esaretlere katlanmıştır.</p>
<p>O Cengiz Dağcı ki, elinden alınan evi, bahçesi ve toprağı için Londra’daki küçücük çorbacı dükkanından koskoca SSCB’ye meydan okumuş ve Kırım Türkleri’nin efsanevi sesi olmuştur.</p>
<p>O Cengiz Dağcı ki, Türkiye’deki bütün insanları kardeş kabul edecek kadar sıcak, onun bu sıcaklığına soğuk bakan Türk Büyükelçiliğine kırılmayacak kadar da içtendir.</p>
<p>O Cengiz Dağcı ki, Londra’nın göbeğinde Kırım’ı yaşamış, rüzgarın getirdiği Kırım havasıyla mutlu olmuş, bir daha dönemediği o toprakların hasretiyle yanan yüreğini, o çorbacı dükkanının üst katındaki küçücük odasına sığmayacak kadar büyük ufkuyla yazarak teskin etmiştir.</p>
<p>Misak-ı Milli sınırlarının ötesinde, Kırım’da 100 bin Türk’ü kurşuna dizdiler. 100 binlercesini trenlere doldurup Sibirya’ya sürgüne gönderdiler. Evlerini, bahçelerini, tarlalarını ellerinden aldıkları yetmezmiş gibi Almanlar’a ve İtalyanlar’a karşı onları savaşa sürdüler.</p>
<p>O Cengiz Dağcı ki, bu alçaklığa yumuşak üslubu ve yalın gerçekçiliğiyle açtığı savaşı son nefesine kadar sürdüren kararlı bir kahraman olarak hayata gözlerini yumdu.</p>
<p>Her gün bir köşe başında tarih yazdığını düşünen sahte kahramanlara ibret olacak bir hayat sessiz sedasız aramızdan göçüp gitti.</p>
<p>Londra’nın göbeğinde bir kardeşlerinin yaşadığını bilmeyenler için ölümü ne ifade ediyor, bilmiyorum. Bildiğim, Cengiz Dağcı’nın yumuşak ve içten sesinin, bu ülke insanının düşünce sınırlarının çok ötesinde olduğudur.</p>
<p>Allah mekanını Cennet eylesin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karatekin.com.tr/2011/12/06/misak-i-milli-milliyetciligi-ve-cengiz-dagci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorun Diyene Soruyorum</title>
		<link>http://www.karatekin.com.tr/2011/11/02/sorun-diyene-soruyorum/</link>
		<comments>http://www.karatekin.com.tr/2011/11/02/sorun-diyene-soruyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2011 12:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cetinkapdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Anket]]></category>
		<category><![CDATA[Araya]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgar]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<category><![CDATA[Kabul]]></category>
		<category><![CDATA[Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Koyan]]></category>
		<category><![CDATA[Lere]]></category>
		<category><![CDATA[Protokol]]></category>
		<category><![CDATA[Sofra]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Versek]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karatekin.com.tr/?p=2710</guid>
		<description><![CDATA[Evleri tek tek gezerek hane halkından en az birine sordular: “Evinizi, arsanızı alsak; karşılığında size bir daire versek kabul eder misiniz?” Belediye Başkanının bahsettiği ve Kentsel Dönüşüm Bölgesinde yaptıklarını söylediği anket çalışmasının hepsi ve tamamı bu kadardır işte. Bölgenin tarihsel gelişimi, kültürel yapısı, bölge halkının alışkanlıkları, yaşam tarzları, sofra ve eğlence kültürleri, akrabalık ve grup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evleri tek tek gezerek hane halkından en az birine sordular:</p>
<p>“Evinizi, arsanızı alsak; karşılığında size bir daire versek kabul eder misiniz?”</p>
<p>Belediye Başkanının bahsettiği ve Kentsel Dönüşüm Bölgesinde yaptıklarını söylediği anket çalışmasının hepsi ve tamamı bu kadardır işte.</p>
<p>Bölgenin tarihsel gelişimi, kültürel yapısı, bölge halkının alışkanlıkları, yaşam tarzları, sofra ve eğlence kültürleri, akrabalık ve grup ilişkileri, gelir düzeyleri, suç çeşitleri gibi çalışma ve araştırmalara ihtiyaç duymadılar. Bırakın bölge halkı dışındaki insanların bölgeyle ilgili beklenti ve taleplerini, bölge halkının beklenti ve taleplerini bile sorgulamadılar.</p>
<p>Bölge halkının yüksek oranda desteğini görünce arsa ve evlere değer biçip, vatandaşlara birer protokol uzattılar. Evin, arsan ve müştemilatın 3 eder. Sana vereceğimiz daire 4 eder. Aradaki farkı ödersin, oldu bitti.</p>
<p>O evler hakkında sahiplerinden çok daha fazla bilgiye sahip oldukları gibi bir iddiayı ortaya atan İrfan Dinç’in Karatekin Mahallesi …… Caddesi No: 34’teki evi inşa eden Ahmet Bey ve Nazmiye Hanımla hiç tanışmamış olduğuna bahse girerim oysa.</p>
<p>Zaman içinde belediyenin katkısıyla sağlamlaşan ve büyüyen bu evin yapım tarihi 1950’lere uzanır. Evlerine, bahçelerine, tarlalarına el koyan Bulgarların, kendi evlerinde, kendi tarlalarında, kendi bahçelerinde ırgat olarak çalışmaları gibi aşağılık isteklerine boyun eğmemek için Türkiye’ye göçmüştü Nazmiye Hanımla Ahmet Bey. Bağırlarına basacaklarını düşündükleri Türkiyeli kardeşleri tarafından horlandılar, dışlandılar, aşağılandılar. Bulgaristan’da Türk, Türkiye’de Bulgar sayılmanın ezikliğini yaşadılar. Bir araya gelerek yaşama tutunmak, kendilerine yönelmiş ikiyüzlü bakışlardan korunmak için kendi mahallelerini, kendi evlerini inşa ettiler. Mezarlığın hemen yanında, ama şehrin dışında.</p>
<p>Tıpkı 2 numaralı evi inşa eden Hakkı Beyle Saniye Hanım gibi…</p>
<p>Bulgaristan’da yaşayan ve gittikçe ağırlaşan baskı ve zulümlerden kaçarak Türkiye’ye gelen Hakkı-Saniye çifti, anavatan diye bildikleri ve umutla geldikleri topraklarda yeni bir hayat kurmanın kolay olmadığını kısa sürede anladılar. Genç Cumhuriyetin uğraştığı yığınla sorun arasında göçmenlerin yerleşim yerlerine rehabilitasyonu, kayıtları, istihdamları gibi çalışmalar, göç sebepleri, alışkanlıkları, geride bıraktıkları gibi araştırma ve istatistiki kayıt merakları yoktu. Kalabalığın içine karışmaya çalıştılar. Çankırı’ya yerleşip başlarını sokacak bir ev inşa ettiler, mezarlığın yanında ve şehrin dışında.</p>
<p>Belediye Başkanımız kadar çok şey bilmiyor olabilirim.</p>
<p>Yarım aklımla bildiğim tek şey, tıpkı Türkiye’den göçe zorlanan Kayserili Rumların Yunanistan’da kurduğu Keyseryani (Kayserililer) Mahallesi gibi Çankırı’da da kimi sokak ve caddelerin umutla umutsuzluğun, dünle bugünün arasındaki hüzün köprüsünü oluşturduğudur. Bugün o evlerde oturanların büyük çoğunluğu, bu hüzne yabancı olan ikinci ya da üçüncü sahiplerdir. İlk sahiplerinin nerede ve ne olduğuna, iddiayla söylüyorum ki, TOKİ ve İrfan Dinç kadar yabancıdırlar.</p>
<p>Bulgarlar evlerini, arsalarını, tarlalarını, bağlarını, bahçelerini aldı ellerinden.</p>
<p>Siz onların elinden neyi aldığınızı/alacağınızı gerçekten biliyor musunuz Sayın Başkan?</p>
<p>Anketleriniz cevabını biliyor mu bu sorunun?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Not: Hakkı Beyle Saniye Hanım ve Ahmet Beyle Nazmiye Hanım Hakkın Rahmetine kavuşalı yıllar oldu. Ama çocukları ve torunları hala o evlerde yaşıyorlar. O evlerde diktikleri dutlar, asmalar, eriklerle birlikte umutlarını yeşertip büyüten bu inatçı ve mücadeleci insanlara, bu satırların yazarına yaşama dair verdikleri ilham için teşekkür ederim. Mekânları Cennet, ruhları şâd olsun…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karatekin.com.tr/2011/11/02/sorun-diyene-soruyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başta Beyin Olmayınca…</title>
		<link>http://www.karatekin.com.tr/2011/10/25/basta-beyin-olmayinca%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.karatekin.com.tr/2011/10/25/basta-beyin-olmayinca%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 06:30:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cetinkapdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Bile]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim]]></category>
		<category><![CDATA[Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[Dere]]></category>
		<category><![CDATA[Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Hemen]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Paha]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karatekin.com.tr/?p=2584</guid>
		<description><![CDATA[Hatırlarsınız, “Paranın satın alamayacağı şeyler vardır, geri kalan her şey için…” diye biten bir kredi kartı reklamı vardı. Bir pazarlama taktiği olduğunu bilmeme rağmen, babasıyla maça giden bir çocuğun gözünden, o kısa zamanı paha biçilemez olarak yorumlayan büyüleyici ses, çocukluğumu gözlerimin önüne getirirdi her defasında. Çocukluk hızlı yaşanan ve çabuk unutulan bir olgudur aslında. Hatırlanması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hatırlarsınız, “Paranın satın alamayacağı şeyler vardır, geri kalan her şey için…” diye biten bir kredi kartı reklamı vardı. Bir pazarlama taktiği olduğunu bilmeme rağmen, babasıyla maça giden bir çocuğun gözünden, o kısa zamanı paha biçilemez olarak yorumlayan büyüleyici ses, çocukluğumu gözlerimin önüne getirirdi her defasında.</p>
<p>Çocukluk hızlı yaşanan ve çabuk unutulan bir olgudur aslında. Hatırlanması için katalizör gerekir. Doğup büyüdüğünüz evi gördüğünüzde canlanır örneğin. Elinizde siyah çantayla gittiğiniz okul yolunda, saklambaç oynarken gözlerinizi kapadığınız elektrik direğinin dibinde, birlikte nallı oynadığınız arkadaşınızla karşılaştığınızda… Hele kırkı geçmişse yaşınız, hatırladığınız kayıpların acısıyla sızlayan yüreğiniz, hiç basılmamış ve hafızanızdan başka yerde baskısı bulunmayan küçük mutluluk fotoğraflarıyla teselli bulur. Aslında hayatınızın toplamıdır anılarınız ve çevrenizde kaybolan her şeyle birlikte kaybolan biraz da sizsinizdir.</p>
<p>Çocukluğumun büyük bölümü Sarıbaba’da geçti. Şimdilerde akmayan Damlamca’daki çeşmeden doldurduğum bidonları taşırdım evimizin doğal su ihtiyacını karşılamak için. Önünde her defasında kuyruk olur, beklemek zorunda kalırdınız. Bu yüzden mahalle kadınları sık sık kavga edip karakolluk bile olurlardı. Kireç ocağının hemen arkasında uzanan dere içinden Uluyazı’ya kadar çıkardık kimi zaman. Bazen çağla toplardık, bazen çiğdem… Kaleye pikniğe gitmek için kestirmelerimiz vardı bizim. Annem, babam, kardeşlerim, neredeyse bütün evi sırtlanıp Hüseyin amcaların avlusundan tepeye vururduk kendimizi.</p>
<p>16 Ekim’de 45 yaşıma girdim. Bunun 23 yılı babasız geçti. Şimdi TOKİ denilen bir garabetin kırıp parçaladığı, ısırıp dişlediği, korkunç ve sivri dişlerini acımasızca geçirdiği Damlamca’daki toprak parçası üzerinde her geçen gün izleri daha da kaybolan çocukluk anılarımın Belediye Başkanı İrfan Dinç’in hayallerini gölgelemesi nedeniyle “Beyinsiz” olduğumu ancak öğrenebildim. İrfan Dinç’in kurulduğu ve Halk Bankasının köşesinden Şeyh İsmail Rumi’ye kadar sıralanmış binalardan başka görüntüsü olmayan “modern” makam odasıyla kıyaslandığında 232 metrekare arsa üzerine yapılmış ve tüm Çankırı’yı kuşbakışı seyrettiğim 80 metrekare evimizin kıymet-i harbiyesi bulunmayan bir “Mezbele” olduğunu da yine çok bilgili, çok terbiyeli, çok akıllı Belediye Başkanımız öğretti bana.</p>
<p>Üstelik karşı olduğum ve karşı olduğumu açıkça ilan ettiğim için bölgeye girişinde gecikmeye sebep olduğum TOKİ’nin dikey parametrelerinin üniversiteye kayıt yaptırmaya gelen öğrencilerin geri dönüşüne, dolayısıyla memleket ekonomisine zarara sebep olduğunu da kıt aklımla ancak anlayabildim.</p>
<p>Bu yılın Ocak ayında 122 öğrenciyi sınav döneminde sokak ortasına bırakan bir zihniyetin, kayıt yaptırmayan öğrenciler yüzünden bana kızmakta yerden göğe kadar haklı olduklarını, inanın, yeni yeni anlıyorum. Hatta şimdiki milletvekili, o zamanki İl Başkanına, “Sayenizde sokağa atıldığımızı öğrendik. Bu yüzden size teşekkür ediyoruz.” diyerek bir demet çiçek uzatan gençlerin haksız sitemlerini üstüme hiç almadığım için de ufak ufak üzülüyorum. Bu yüzden Sayın Başkanımız kadar bilgili, terbiyeli ve akıllı olmadığım için güzel memleketimizin güzel yarınlarını çirkin varlığımla gölgelemekten utanç duyuyorum.</p>
<p>80 metrekare evimin, 232 metrekare arsamın, bu arsa üzerindeki elmanın, şeftalinin, dutun, nanenin 52 bin lira ettiğini söyleyen ve paha biçilmez sandığım anılarımın beş para etmediğini sayesinde öğrendiğim TOKİ nimetinin bana teklif ettiği 80 metrekare daireye 65 bin lirayı ödeyip , “Allah onları başımızdan eksik etmesin” diye dua etmediğim için de memleketim adına ancak şimdi hicap duyuyorum.</p>
<p>Şimdi oturduğum evin arkasına yapılan süper AVM sayesinde hayalini kurduğum parkı hiç açmadan kapatan Belediye Başkanına kızmakta haksız olduğumu açıkça ilan ediyorum.</p>
<p>Önce 5 kat, sonra 8 kat, sonra 6 kat, sonra 9 kat diye diye sonunda yıkımına başlanabilen Zincircioğlu Un Fabrikası’nın yerinde yükselen çağdaş yapılarla çağdaşlaşacak Çankırı’yı “Küçük olsun, bizim olsun” sığlığından kurtulamamış cahil bir vatandaş sıfatıyla kabullenemediğim için Sayın İrfan Dinç’e haksızlık yaptığımı da açıkça ifade ediyorum.</p>
<p>Anıt alanı önünden İsmet İnönü İlköğretim Okuluna kadar uzanan yol kenarındaki 80 araçlık otopark ihalesini Karatekin Parkı ve eski Tekel binası olarak tescilleyen bir anlayışın değil, benim gazeteciliğimin ve gazetemin anlayışının art niyetli olduğunu da dost-düşman herkesin bilmesini istiyorum.</p>
<p>Ve son olarak…</p>
<p>Hakkını helal etmiş bir babanın oğlu sıfatıyla, hafızalarını tazeleyemeyen tüm Çankırılılardan, değersiz hatıralarımı paha biçilemez sandığım ve onların unuttuklarını hatırlama pişkinliğim için özür diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karatekin.com.tr/2011/10/25/basta-beyin-olmayinca%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Irkçı değil, Boyalcalı’yım!</title>
		<link>http://www.karatekin.com.tr/2011/06/10/irkci-degil-boyalcali%e2%80%99yim/</link>
		<comments>http://www.karatekin.com.tr/2011/06/10/irkci-degil-boyalcali%e2%80%99yim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2011 07:14:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cetinkapdan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Abi]]></category>
		<category><![CDATA[Akp]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Ama]]></category>
		<category><![CDATA[Belki]]></category>
		<category><![CDATA[Beni]]></category>
		<category><![CDATA[Benzer]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik]]></category>
		<category><![CDATA[Gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Mhp]]></category>
		<category><![CDATA[Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Ya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karatekin.com.tr/?p=1036</guid>
		<description><![CDATA[Sayın Başbakanımız 6 Haziran günü Çankırı’ya geldi. Burada düzenlenen mitingde benim gibi insanları işaret ederek, “Irkçı bunlar, ırkçı. Kafatasçı!” dedi ve gitti. Bir MHP’li olduğumu zaten biliyorsunuz. Bu nedenle birazdan yazacaklarımı objektiflikten uzak bir partili görüşü olarak algılayacaklara en küçük bir itirazım olmaz, olamaz. Ancak, fanatik olmayan ılımlı seçmenlerin beni/benim gibileri anlayacağını umut ederek buradan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Başbakanımız 6 Haziran günü Çankırı’ya geldi. Burada düzenlenen mitingde benim gibi insanları işaret ederek, “Irkçı bunlar, ırkçı. Kafatasçı!” dedi ve gitti.</p>
<p>Bir MHP’li olduğumu zaten biliyorsunuz. Bu nedenle birazdan yazacaklarımı objektiflikten uzak bir partili görüşü olarak algılayacaklara en küçük bir itirazım olmaz, olamaz. Ancak, fanatik olmayan ılımlı seçmenlerin beni/benim gibileri anlayacağını umut ederek buradan sormak istiyorum:</p>
<p>Benim “Irkçı” olduğumu gösteren, satır aralarına gizlenmiş dahi olsa ırkçılığıma belge sayılabilecek bir yazımı, bir konuşmamı, bir davranışımı göreniniz, duyanınız, bileniniz var mı?</p>
<p>Ayakkabılarımı boyayan ve “Çetin abi” diye her gün kapımı açan çocuklara bir Allah’ın günü etnik kimliklerini aşağılayan tek bir sözümü işiteniniz, o çocukları kapılarını yanaştırmayan insanlar yüzünden kırılmış onurlarını, gururlarını benim gibi tamir etmeye çalışanınız, çabalayanınız var mı?</p>
<p>Allah’ın bir tek günü, etnik kimliğinden dolayı, herhangi bir kişiyi aşağıladığımı, herhangi bir esnafla ticaretimi kestiğimi, herhangi bir insana benzer bir tavsiye ya da telkinde bulunduğumu hatırlayanınız, duyanınız var mı?</p>
<p>Bir MHP’li olduğumu zaten biliyorsunuz. Ama belki de “Boyalcalı” olduğumu bilmeyenleriniz vardır. Bu şehirde, bu şehrin sokaklarında “Allah’ın Boyalcalısı” diye başlayarak benim köyümün, benim köylümün şu ya da bu sebeple tahkir edilmediği, aşağılanmadığı bir gün geçireniniz var mı?</p>
<p>Bırakın ırkınızı, etnik kimliğinizi, alt-üst kan bağlarınızı, köyünden, köylüsünden, mensubiyet duygusundan dolayı “Boyalcalı” olmanın ağır yükünü omuzlarında taşıyan hemşerilerimin incitilen onurunu tamir etmek için, bu tahkir ve tazyike karşı çıkanınız var mı?</p>
<p>Daha dün, AKP’nin eski il başkanlarından biri çıkıp da Boyalcalılar’a “Düne kadar eşekle şu çekiyordunuz, ne zaman adam oldunuz?” diye bağırırken, bu terbiyesizliğin karşısına dikileniniz, tepki göstereniniz var mı?</p>
<p>Sayın Başbakanımız 6 Haziran günü Çankırı’ya geldi. Burada düzenlenen mitingde benim gibi insanları işaret ederek, “Irkçı bunlar, ırkçı. Kafatasçı!” dedi ve gitti.</p>
<p>Arkasında Ülkü Ocaklarından yetiştiğini iddia eden Av. İdris Şahin ve “Bir MHP’li olarak MHP’liler’den oy istiyorum” diyerek seçim turları yapan Hüseyin Filiz vardı. Bu ağır hakareti içlerine sindire sindire dikildiler, dikilebildiler orada. Milletvekili olabilmek için, önce şahsıma, sonra sevdama, sonra da tüm MHP sevdalılarına yapılan bu hakareti sessizce dinleyip, yüzleri kızarmadan o platformda kalabildiler.</p>
<p>Aksu’da, Karatekin’de, Alibey’de, Mimar Sinan’da, Kırkevler’de, Esentepe’de, Buğdaypazarı’nda, Tuzlu Bağları’nda, şurada, burada oturan ve hayatında olağanüstü değişiklikler istemeden, herkesle ve her kesimle barışık yaşamaya çalışmaktan başka gayesi olmayan Çankırılılar, size sesleniyorum!</p>
<p>Siz kimin arkasında dikiliyorsunuz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karatekin.com.tr/2011/06/10/irkci-degil-boyalcali%e2%80%99yim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

