Mastı, MHP il başkanlığını ziyaret etti

Programı nedeniyle 12 Nisan’da MHP İl Başkanlığında yapılan toplantıya iştirak edemeyen Av. Dr. Ahmet Korhan Mastı İl Başkanlığına yaptığı ziyarette 26 Martta verdiği sözün arkasında olduğunu, her nerede ve ne zaman kendisine görev tevdi edilirse imkânları ölçüsünde çalışacağını belirttikten sonra şunları ifade etti:  “Bugün Türkiye Cumhuriyeti çok hayati bir dönemden geçmektedir. Özellikle bu açılım denen safsatayla başlayan sürecin ülkeyi bölünmeye götürecek temel adımları atma sürecini de başlattığı bir dönemdeyiz. Bunun hukuki altyapısı olan gelişmelere tanık oluyoruz. Bu anlamda, ülkenin bölünme ve bütünlüğüne yönelik hareketlerin, atılan adımların önünün kesilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Bana göre, Türk milleti, bu ülkenin bölünme veya bölünmeme tercihini 12 Haziran’da yapacaktır. Ancak ne yazık ki bugün gerçeklerin üzeri örtülüyor, yanıltma haber ile bilgi kirliliği yaratılıyor, gerçekler saptırılıyor. Dolayısıyla zaman zaman yanlış tercihler yapılabiliyor. Mustafa Kemal’in gençliğe hitabesi okunduğu zaman, söylemek istediklerimiz daha iyi anlaşılacaktır. Memleketin bütün kalelerinin zapt edilmiş olduğu, hatta iktidara sahip olanların şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebildiği ahval ve şerait içinde Türk insanının birinci vazifesi Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmaktır.

Bu duyguyla hareket eden neslin bir ferdi olarak, biz de bu mücadelede yer alma adına, Milliyetçi hareketin sözü, gözü ve temsilcisi olma adına göreve talip olmuş idik. Fakat Çankırılı Partililerimizin ve Genel Merkezimizin teveccühü ile iki değerli Dava arkadaşım bu görev için belirlendiler. Bundan böyle bize düşen Öncelikle Çankırı’nın yıkılan imajını yerine oturtmak için var gücümüzle çalışmaktır.

12 Haziran 2011 tarihi, sadece bir genel seçim tarihi değildir. 12 Haziran 2011 tarihi, Devletin ve Milletin bekasının olup olmayacağı bir tarihtir. 12 Haziran 2011 tarihi, geçmişimizi iyi bilerek ve özümseyerek, günümüze ve geleceğimize sahip çıkmamızın tarihidir

Koltuk, makam, mevki, liste, sıra, aday olmak. Bunları unutmak gerekir. Bu davada hak yoktur, görev vardır. Bu dava, “Türk Milletinin” davasıdır.

Allah partimin ve değerli dava arkadaşlarımın yolunu ve bahtını açık etsin. Yar ve yardımcıları olsun.”