“Gazeteler şehrin aynasıdır”

Çankırı Yazarlar ve Sanatçılar Derneği’nin (ÇAYASAD) düzenlediği “Kültür ve Sanat Festivali” çerçevesinde dün 100. Yıl Kültür Merkezi’nde “Cumhuriyet Sonrasında Çankırı’da Kültür ve Sanat” adlı panel düzenledi.

 

Panele Araştırmacı olarak katılan Ömer Türkoğlu ve Yüksel Arslan’ın yanı sıra Karatekin Üniversitesi’nde görev yapan Doç. Dr. Ömer Çakır katıldı.

 

Öğrenciler tarafından yoğun ilgi gören programda ilk olarak Araştırmacı Ömer Türkoğlu konuştu. ÇAYASAD görevlilerine teşekkür ederek sözlerine başlayan Türkoğlu, Osmanlı basınının taşra ayağı hakkında bilgiler verdi. Katılımcılar tarafından ilgiyle dinlenilen Türkoğlu, Çankırı yerel basın tarihi ve Çankırı’nın fikir dünyasına değindi.

 

Çankırı’nın ilk yerel gazetesinin 1. Dünya Savaşı sonrasında Cemal Bardakçı zamanında kurulduğunu söyleyen Türkoğlu, “Çankırılılar bu günlere kadar haberleri Kastamonu gazetelerinden öğreniyordu. Cemal Bardakçı zamanında ilk gazete kuruldu. Gazete kurulduktan sonra eğitime önem veren münevver bir gençlik oluşmaya başladı. Eğitime olan önem artınca Çankırı basın hayatı güçlendi. “Nejat” isimli yeni bir gazete daha yayın hayatına başladı ve toplam 102 sayı çıkartıldı. Bu gazetenin basım işleri Vilayet Matbaasında yapılıyordu. Gazete Özel İdareyi’de eleştirmeye başladığında valilik verdiği desteği çekti ve gazete kapandı. Daha sonra kapatılan “Nejat” gazetesi yerine “İncegeliş” adlı bir gazete yayın hayatına girdi ve maddi imkânlar yüzünden sadece 1 sayı çıkartılabildi. Daha sonra yayın hayatına başlayan “Halkyolu” isimli gazetenin tamamı Osmanlıca yayınlandı. Çankırı yerel basınında ayrıca “Çankırı Vilayet Gazetesi” adı altında devlet tarafından bastırılan gazete yayınlanıyordu. 1928’li yıllarda ise A. Talat Onay tarafından  “Duygu” adlı yeni bir gazete daha Çankırılılara sunuldu” dedi.

 

Çankırı yerel basınının 1940’lı yıllara kadar oldukça canlı olduğunu kaydeden Türkoğlu, “Bu ruhun günümüzde yalnızca 1 ya da 2 gazetede yaşadığını görüyorum” dedi.

 

Türkoğlu’ndan sonra konuşan Araştırmacı Yüksel Arslan, Çankırı tarihinde 1930- 1938 yılları arasında yayınlanan “Duygu” adlı gazete manşetleri üzerinden Çankırı’daki sosyal hayatı anlattı.

 

Duygu adlı gazetenin haftalık bir gazete olduğunu ve 4 sayfa halinde toplam 404 yayın yaptığını söyleyen Arslan, “Gazeteye göre, o zamanlar Çankırı’da 6 bin ev ve 12 bine yakın nüfus vardı. Gazete manşetlerinde Çankırı’nın haftanın 3 gününde susuzluk yaşadığı anlatılıyor. Şehrin harap durumda olduğu fakat spora oldukça önem verildiğine değiniliyor” dedi.  Ayrıca Arslan, Çankırı’nın 1932 -1933’lü yıllarda iki büyük felaket yaşadığını ifade etti.

Katılımcılardan büyük alkış toplayan konuşmanın ardından son olarak Karatekin Üniversitesi’nde görev yapan Doç. Dr. Ömer Çakır söz aldı. Gazetelerin tarihte ve günümüzdeki önemini vurgulayan Çakır, “Gazeteler olmasaydı, biz şu an bunları öğrenemeyecektik. Bu yüzden gazeteler şehrin aynasıdır” dedi.  Nazım Hikmet’in Çankırı’daki yıllarını anlatan Çakır, Nazım Hikmet’in 62 yıllık ömrünün 15 yılını hapishanede geçirdiğini ve 15 yıllık hapis hayatının 1 yılını Çankırı’da tamamladığını kaydetti. Nazım Nikmet’in 1940 Şubat ayında Çankırı’ya getirildiğini söyleyen Çakır, Nazım’ın Çankırı’da yazdığı şiirlere ve mektuplara yer verdi.

Programın sonunda Nazım Hikmet’in Çankırı’da kaldığı yıllarda ailesinin kaldığı eve sahiplik yapan Semiha Doğru’nun salonda bulunduğunu söyleyen Çakır, Nazım Hikmet’in ailesi ile Semiha Doğru’nun yıllar öncesine ait fotoğraflarını izleyicilere sundu. Şaşkınlıkla dinlenilen panelin sonunda ÇAYASAD Yönetim Kurulu başkanı Murat Yıldırım tarafından konuşmacılara plaket takdim edildi.