07 Ağustos 2020

” İslam anlayışında devlet başkanlığı kutsal değildir”

Türk Ocakları Çankırı Şubesi tarafından organize edilen “İslam devlet felsefesi” konulu konferans Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirildi.

STK temsilcileri ve üniversite öğrencilerinin katıldığı konferansta Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi  İbrahim Maraş, “İslamiyet’te ilk devlet başkanı Hz. Muhammet’ti” dedi.

Türk Ocakları Çankırı Şubesi tarafından organize edilen ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansın açılışında Türk Ocakları’nın tarihi hakkında kısa bir bilgi verildi ve akabinde Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi  İbrahim Maraş “İslam devlet felsefesi” konulu konferansını gerçekleştirdi.

“Bugün tarihe farklı bir gözden bakmayı hedefliyorum” diyen Maraş, “Türklerde nasıl bazı boylar devleti yönetiyorsa, Araplarda da bazı kabileler devleti yönetirdi. Peygamberimiz Medine’ye göç ettiğinde orada bulunan iki önemli kabile vardı  Evs Kabilesi ve Hazrec kabilesi.  Peygamberimiz Mediye’ye göç ederken bir sözleşme imzalamıştı.  Medine sözleşmesi tam bir devlet sözleşmesidir ve özellikle Türklerde devlet modelinin temelini bu sözleşme teşkil ediyordu” dedi.

İslam devlet felsefesinde istişare konusuna da değinen Maraş, “Peygamberimiz  döneminde devlet yönetiminde istişare konusuna önem verirdi. Selçuklu ve Osmanlı döneminde bu istişare konusuna önem verilmiştir” dedi.

” İslam anlayışında devlet başkanlığı kutsal değildir. Devlet başkanını asla kutsallaştırmamamız gerekir. Türklerin en iyi yaptığı buydu.” diyen Maraş, özellikle devlet yönetiminde tüm kesime hitap eden bir anlayışın daha önemli olduğunu aktardı.  Farabi’nin eserinden örneklerde veren Maraş, Abbasiler döneminde Türklerin daha fazla İslamı seçtiğini ve devlet yönetiminde güçlendiğini dile getirdi. Türklerin daha önce İslamla tanıştığını fakat bazı nedenlerden dolayı  Müslümanlığa geçişinin engellendiğini de aktaran Maraş, “Bunun sebebi Horasan bölgesine gönderilen valilerin tutumu olmuştur” dedi.

Türklerin hiçbir zaman kendilerine tayin etmediğini de aktaran Maraş, “Türkler kendi gelenek ve görenekleri ile İslam kültürünü birleştirerek  çok daha güçlü bir medeniyet meydana getirmiştir. Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu bunun en büyük örneğidir. İslamı kabul eden 3 büyük unsur vardır. Araplar Farslar ve Türkler. İslam devleti konusunda Araplar ve Türkler daha başarılı olmuştur. Özellikle son bin yılda Türklerin başarısı daha fazladır. Şu anda da bu büyük başarılara ihtiyacımız vardır” dedi.

BENZER HABER  Çankırı İl Öğrenci Meclis Başkanlığı seçimleri yapıldı

Türklerin hakim olduğu bölgelerde herkese eşit gözle baktığını aktaran Maraş, “Hunlar Orta Asya’da büyük bir imparatorluk kurduktan sonra ‘Ok atan herkes Hundur’ diyerek Çin’e gözdağı vermiştir. Yani Hunlar hakim olduğu bölgede her kesimi eşit görmüştür. Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözü de aynı felsefedir. Bunu çok iyi anlamak lazım” dedi.

İslam’da ayrılıkların Hz. Osman ve Hz. Ali döneminde  başladığını ve bunun sebebinin  iyi analiz edilmesi gerektiğini de vurgulayan Maraş, “Yapılan yanlışlıkların İslamla değil insanlıkla ilgisi vardır ve o zaman yapılan oyunlar bugünde yapılmaktadır. Anarşi olan yerde asla düzen ve birlik olmaz” dedi.

“En iyi Müslüman, işini en doğru ve düzgün yapan Müslümandır” diyen Maraş, dindarlığın ölçüsü adaletli, düzgün ve doğru çalışan ve davranandır” dedi.

0 Paylaşımlar
Tweetle
Paylaş
Paylaş
Pin
Paylaş