Ülkemizde 6,5 milyon diyabetli var

Diyabet Haftası nedeniyle Çankırı Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Karakoç yazılı bir açıklama yaptı. Karakoç açıklamasında şunları belirtti: “Diyabet, vücudunuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Sonuç olarak kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri yani glukozu kullanamaz ve kan şekeri yükselir (hiperglisemi).

Yediğimiz besinlerin özellikle karbonhidrat içeren besinlerin çoğu vücutta enerji için kullanılmak üzere glukoza dönüştürülür. Midenin arka yüzeyinde yerleşik bir organ olan pankreas, kaslarımızın ve diğer dokuların kandan glukozu alıp enerji olarak kullanmalarını sağlayan “insülin” adı verilen bir hormon üretir. Besinlerle kana geçen glukoz, insülin hormonu aracılığı ile hücrelere girer. Hücreler glukozu yakıt olarak kullanır. Eğer glukoz miktarı vücudun yakıt ihtiyacından fazla ise karaciğerde (şeker deposu=glikojen), yağ dokusunda depolanır.

İyi bir kan şekeri kontrolü sağlamak diyabet tedavisinde öncelikli hedeftir Kan şekerinin mümkün olduğunca normale yakın düzeylerde olması kalp hastalığı, inme, böbrek ve göz hastalığı, sinir hasarı gibi diyabetle ilişkili komplikasyonlarının gelişme riskini azaltabilir.

Kan şekeri kontrolü için beslenme tedavisi çok önemlidir. 3 ana ve en az 2 ara öğünden oluşan beslenme şekli ile kan şekeri kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Öğünlerde besin çeşitliliği sağlanmalıdır; yani tahıl, süt-yoğurt, et-yumurta-peynir ve sebzeden oluşan öğünler kan şekerini olumlu etkiler. Ara öğünlerde meyve, süt, yoğurt gibi besinler tüketilebilir.

Kilolu veya obez olan diyabetlilerde ağırlık kaybının sağlanması hedeflenir. Ayrıca diyabetli bireylerde sıklıkla yüksek kan yağları ve kolesterol düzeyleri sorunu da görülebilmektedir. Kilo sorunu olmasa bile kan yağları ve kan kolesterol düzeyi yüksek olan diyabetlilerin de öğün veya gün içinde aldıkları yağ miktarına ve çeşidine dikkat etmesi gerekir. Hayvansal ve diğer katı yağların yerine bitkisel (ayçiçeği, zeytin yağı, fındık yağı) alınmalı ve haftada 1-2 kez balık tüketilmelidir.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelen diyabetin önlenmesi ve kontrolü amacıyla Bakanlığımızca “Türkiye Diyabet Önleme ve Kontrol Programı” yürütülmektedir.

Yapılan bilimsel çalışmalarla ülkemizde yaklaşık 6.5 milyon kişinin diyabetli olduğu, yaklaşık 3.2 milyon kişinin ise diyabetli olduğundan haberdar olmadığı tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra diyabet riski yüksek olan nüfusumuzun ise 14 milyon kişi olduğu tahmin edilmektedir. Diyabet hastalığının görülme sıklığının obezitenin artışına paralel olarak hızla arttığı ve ülkemizde 20 yaş üzerindeki her yedi kişiden birinin diyabetli olduğu ortaya çıkmıştır.

Dünyada diyabet gelişim hızı en yüksek ülke olan ülkemizde konunun daha fazla anlaşılması ve öneminin vurgulanması amacıyla her yıl 14 Kasım’da “Diyabet Günü” aktiviteleri olarak tüm dünyada gerçekleştirilen etkinliklerin obeziteyi de kapsayacak şekilde 14-21 Kasım 2011 tarihleri arasında “Diyabet ve Obezite Haftası” olarak gerçekleştirilmesi planlanmıştır”