Ilgaz saklı pamukkale’nin yok edilme tehlikesi sürüyor » Karatekin Gazetesi haber kutsal yorum hürdür…
21 Şubat 2013

Ilgaz saklı pamukkale’nin yok edilme tehlikesi sürüyor

İsmail ÇAM
ÇKÜ MYO Öğr.Gör.
icam@karatekin.edu.tr

Adına şarkılar bestelenen, şiirler yazılan güzeller güzeli Ilgaz Dağı’nın gizli zenginliklerinden birisi de Unesco tarafından dünya doğal kültür mirası listesine alınan Denizli PAMUKKALE’NİN doğal şekilleri farklı, fakat kimyasal oluşumları aynı bir benzerine,  “Saklı Pamukkale”ye sahip olmasıdır. Ve aynı olan kimyasal olaylarında insanı hayrete düşüren farklılıklar vardır. Pamukkale’de kaplıca suyu çok sıcak ve her yer bembeyaz, Ilgaz Saklı Pamukkale’de şifalı su çok soğuk ve toprak rengârenk.   Aşağıdaki fotoğraflara bakıldığı zaman bu benzetmenin abartma olmadığı ve gerçek olduğu görülür.

Ilgaz Kastamonu yolu üzerinde ( ilçe merkezine 10 km mesafede)  bulunan Kazancı Köyü’nde (ana yola 1 km uzakta)  Ilgaz Dağının eteğinde, “Acı Su” olarak bilinen şifalı bir kaynak suyu bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

Acı Su,  30-40 m ² alanda toprak havuz içinde kaynayan oldukça soğuk ve maden suyu tadında içilen bir kaynak suyudur; çevrede bazı cilt ( bilhassa uyuz) hastalıklarına iyi gelmesi ile tanınmıştır. Ilgaz’da benzeri kaynak sularından birkaç tane daha vardır. Ancak Acı Su  (çoğu kişinin farkına varmadığı ve bilinmeyen çok önemli bir özelliğe sahiptir. Yeraltından kaynayan su, açık havanın oksijeni ile birleştiğinde,  bir kaç dönüm alanda beyazın tonlarında ve faklı renklerde travertenleşmektedir (köy halkının tabiri ile köfünleşmektedir.)

Oluşan bu traverten katmanları, Acı Su tarafından beslenmektedir. Suyun debisine ve miktarına göre beslenme değişmekte katmanlar kalınlaşmakta,  yüzey sertleşmekte, yüzey şekilleri oluşmakta, yüzey parlaklığı artmakta, toprak cinsine göre katman renkleri değişmektedir. Suyun temas etmediği katmanlar güneş ışığı ile renk değiştirmekte ( kararmakta) kuruyup ufalanmaktadır. Su yayıldıkça ve yol değiştirdikçe temas ettiği toprağın yüzeyinde yeni travertenler oluşmaktadır.  Katmanların en kalın olduğu yerler 6-7 cm en ince olduğu yerler 1 cm’den azdır. Bu ölçülerden, asırlardır devam eden bu olayın ne kadar yavaş oluştuğu anlaşır.

 

 Su kaynağından uzaklaştıkça etkisi azalmaktadır. 200-300 metre sonra normal su olarak akmaya devam etmektedir. Ve akış güzergâhında bulunan ( yaklaşık 2 km²  alandaki ) Kazancı köyü’nün fasulye bostanlarını ve bahçelerini sulamaktadır. Kazancı köylüler meşhur olan fasulyelerinin, bu su sebebiyle farklı bir lezzete sahip olduğunu söylemektedirler.

Kayınvalidemin Kazancı Köylü olması sebebiyle Acı Su’yu  40 yıl önce görme şansına sahip oldum. Her yıl ailecek en az bir kere piknik yapmak için  Acı Su’ya  Saklı Pamukkale niyetiyle ( bazen misafirlerimizle) gideriz. Her gidişimde tabiatın böylesi nadide bir hediyesinin gerçek nitelikleriyle değil de sıradan bir şifalı su olarak bilinmesine, kendi haline bırakılmasına, inşaat ve çevre düzenlemelerinin yapılmamasına, gizli kalmasına hayıflanmışımdır.

Çankırı Üniversitesi kurulup faaliyete(2008) başlayınca Orman ve Fen fakültesindeki bazı hocalara Ilgaz Saklı Pamukkale’den bahsettim hatta Rektör Prof. Dr. Ali İbrahim Savaş’la beraber Kazancı köyüne gittik ve yerinde İnceleme yaptık. Beğendi ve Üniversite olarak burayı turizm amaçlı değerlendirebileceklerini söyledi. Hayallerim gerçekleşecek diye sevinmeye başlamadım. Ancak bu sevincim çok kısa sürdü. Düşüncelerimi bilen Kazancı Köyü Muhtarı kötü haberi verdi. Çankırı Valiliği Acı Su kaynağını 4-8.2009 tarihinden 3 yıl ( 4.8.2012) geçerli olmak üzere (ruhsat no: 2009/1)   özel bir sektöre ( parasını peşin alarak) doğal mineralli su arama ruhsatı vermiş.  Şirket yetkilileri ellerinde arama ruhsatı ile sondaj yapmak için acı suya gelmişler. Muhtar hemen Ilgaz Kaymakamlığına gitmiş burası köyün malı, bu su akmazsa köyün arazisinin önemli bir bölümü susuz kalır kurur demiş fakat “ Bizim bu konuda hiçbir yetkimiz yok” cevabını almış.

Bunun üzerine Çankırı İl özel idare sekreterliği ile görüştüm. Arama ruhsatının Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı tarafından verildiğini, Çankırı’nın sadece haberdar edildiğini kendilerinin de bu konuda yapacakları bir şeylerinin olmadığını şaşkınlıkla öğrendim.

Bu arada muhtar vasıtasıyla şirket çalışmalarını takip ediyordum. Acı Su kaynak ocağına 170 m derinliğinde bir sondaj yapmışlar suyu tahlil için götürmüşler. Şirketin çalışmaları beni korkutuyordu bir şeyler yapmaya çalışıyordum ki Muhtardan güzel bir haber aldım. Suyun tahlili şirketin beklediği nitelikte çıkmamış; bu nitelikteki bir suya maden suyu işletme ruhsatı alamazlarmış. O kadar sevindim ki Allah Saklı Pamukkale’nin yok edilmesine razı olmadı diye düşündüm. Şirket istenmeyen maddelerin nereden karıştığını epeyce araştırmış,  olumlu sonuçlanmayınca Kazancı Köyüne gelmez olmuşlar.

Saklı Pamukkale’ye son gittiğimde (Haziran 2012) traverten katmanlarının eskisine göre daha geniş alanda beslendiğini, parlaklığının ve sertliğini arttığını gördüm ve sevindim. Çünkü Sondaj borusuyla çıkan suyun miktarı,  kendi haliyle kaynayan sudan 2-3 katı daha fazlaydı. Eğer şirket buradan eli boş dönerse, istemeden veya farkında olmadan Saklı Pamukkale’  ye iyilik yapmış olacaktı.

Şirketin umduğunu bulamadığı için iade edeceği ( arama ruhsatının biteceği) 4.8.20012 tarihini sabırsızla beklemeye başladım. Ancak beklediğim tarih geldiğinde şirketin yasal hakkı olan 1 yıl ek süre aldığını (4.8.2013) öğrendim. Şirket arama ruhsatı ve sondaj için harcadığı paralardan kolay vazgeçmek istemiyormuş.

Şirketin bu son hamlesi beni korkutmaya başladı. Demek ki Şirketin işletme ruhsatı almak için hala umudu var…  Sürenin dolmasına (4.8.2013) az bir zaman kalmış gibi görünüyor ama gelişmiş inşaat teknolojisi için yeterli bir zamandır. Eğer şirket ani olarak tesis inşaatına başlar ve hafriyat yaparsa Saklı Pamukkale öldürülüş olur.  Veya Traverten katmanlarının suyla teması kesilirse beslenme durur. Bu defa ölüm eriyerek yavaş yavaş gerçekleşir.

Bir orman parçası yandığında yeniden ağaçlandırma yapılarak 30-40 yılda telafi edilebiliyor. Ama hafriyat yapılmış Saklı Pamukkale’nin eski haline gelmesi için kıyametin kopmasına kadar kalan süre bile telafi etmeye yetmez.

Yanlış anlaşılmasın burada ben şirketi kesinlikle suçlamıyorum. Şirket, Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanlığından aldığı bilgi ve arama ruhsatı alarak köye yatırım yapmak için gelmiştir. Şirketin Arama ruhsatı aldıkları doğal mineralli su olmadan Saklı Pamukkale’nin yaşayamayacağını ve köy bostanlarının susuz kalacağını önceden bilmesi mümkün değil.  Ama öğrendikten sonra da Nadide bir tabiat hediyesinin yaşaması uğruna anlayış göstererek fedakârlık yapmalarını bekliyoruz. Eğer özel durumlar olmasaydı yaptıkları yatırım mutlaka bölge ekonomisine olumlu katkı sağlayacaktı ve kendilerine müteşekkir olacaktık.

Bu konudaki tek hatalı Çankırı Valiliğine ve Kazancı Köy Muhtarlığına danışmadan (bilgi vermeden)  Ankara’dan masa başından tepeden inme arama ruhsatı vererek Saklı Pamukkale’yi ölüme terk eden  ( iki taraftan birini mağdur eden) Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’dır.

 

Ilgaz Saklı Pamukkale’nin yok edilme tehlikesi sürüyor. Ilgaz Kaymakamı, Çankırı Valisi ve Çankırı Milletvekillerine, doğa dostlarına okuyucularıma sesleniyorum: Lütfen “Ilgaz Saklı Pamukkale’yi” kurtarın. O bunu fazlasıyla hak ediyor. Çünkü

Bilinen özelliği sadece doğal mineralli su ( zaten şirket bu özelliğinden dolayı talip oldu) Fakat bilinmeyen ve/veya fakına varılmayan özellikleri daha fazla:

  1. Yeryüzüne çıkan su travertenleşiyor. Bilindiği gibi Türkiye’de ve dünyada benzeri çok az ( kaç tane var çok detaylı araştırma yapamadım).  Üstelik Pamukkale’den iki farklı yanı var.  Pamukkale’nin suyu çok sıcak ve travertenler her yerde beyaz, Ilgaz Saklı Pamukkale’de ise su aksine çok soğuk ve travertenler insanı hayran bırakan çeşitli renk ve şekillerde.
  2. Su ayıca bazı cilt hastalıklarına iyi geliyor. Bizzat tanık olduğum olaylar var
  3. Travertenleştirme görevini bitiren su, bir köyün önemli bir miktarda tarım arazisini (bahçe ve bostanlarını) sulamaktadır. Ülkemizde giderek azalan tarım üretimin artırılması teşvik edilirken Buradaki bostan ve bahçeler susuz bırakılarak kurumaya terk edilecek ve bu suyun özel bir lezzet verdiği Kazancı Fasulyesinin nesli kesilecek.
  4. Aynı sudaki bu üç dört farklı özellik, Allahın ibret alınması, tefekkür edilmesi için bizlere bir lütufudur. Üstelik Yüce Allah bu lütfunu şimdiye kadar yine kendisi korumuştur. Bundan sonrasında sıra biz kullarında tabi mesajı anlayabilirsek…

Bu olay sonunda bir fayda fakat, önemli üç  dört zarar var üstelik de  bazılarının telafisi yok. Herhalde idarecilerimiz, muhasebesini yaparlar; yetkilerini kullanabilirler, müdahil olabilirler, koruma altına alabilirler veya koruma altına alınması için Enerji Tabi Kaynakları Bakanlığı ve Orman Su Bakanlığını harekete geçirebilirler.

İnşallah Ilgaz saklı Pamukkale kurtulursa, sıra buranın çok güzel bir turizm noktası olmasına gelecek, yılladır düşündüğüm ve hazırladım “Ilgaz saklı Pamukkale Çılgın Projesi” eskizleri hazır. Sonuçta Çankırı çok ilgi görecek bir turizm noktasına daha kavuşacak.

NOTLAR:

1. Fotoğraflar: Yukarıdaki fotoğraflar arama ruhsatının veriliş tarihinden (4.8.2009) bir hafta önce, (23.7.2009 tarihinde)  tarafımdan tesadüfen çekilmiştir. Burada toplam 50 fotoğraftan 6’sı kullanılmıştır. İnşallah bu fotoğraflar “Ilgaz saklı Pamukkale”nin öldürülmesinden önceki son fotoğraflar olarak tarih arşivlerine girmez.

2.Traverten: Yerin dibinden çıkan su içerisinde Kalsiyum Hidro Karbonat bulundurur. Havadaki oksijenle teması sonucu Karbondioksit ve Karbonmonoksit uçar ve yalnız kalan kalsiyum karbonat çökerek travertenleri oluşturur. . Başlangıçta yumuşak bir jel halindedir, zaman içinde sertleşmekte ve traverten olmaktadır. Travertenler üzerindeki beyazlık suyun içerisindeki kalsiyum bikarbonun CaCO3 travertenler üzerine çökermesiyle oluşur ve bu beyaz tabakasının 1-2 mm sinin oluşumu yılları alır

 

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
post_views_counu Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

Betmatik Safirbet Tipobet365 Betist bahis siteleri
canlı bahis siteleri Betist bets10 youwin giriş kaçak bahis siteleri