28 Mayıs 2011

Tarıma destek örneği

Tarıma destek üç kuruş para yardımı yapmakla olmaz.Dönüm başına bir miktar para ödemek belki başlangıçta ilginç gelebilir hatta yeterli de görülebilir. Ancak tek başına maddi yardım bir şey ifade etmez.İleri ülkelerde tarım üreticisine yapılan yardım ekim alanı ölçüsünde kalmayıp teknik ve teknolojik yardım,bilimsel katkı ve personel desteğinin yanı sıra örnek uygulamalarla da desteklenmektedir.Babadan oğula geçen tarım metot ve teknikleri ile ürün çeşitlemeleri maalesef günümüzde ihtiyacın karşılanmasında yetersiz , kalite ve kantite açısından da çağın gerisinde kalmıştır. Özellikle İç Anadolu tarımı nedendir bilinmez gereken önemi alamadığı gibi, hak ettiği desteği de alamamıştır. Gittiğim köylerde çiftçi dostlarda konuştuğumuzda hala eski düzen ve geleneksel ürün ekimi ile iştigal ettiklerini görüyoruz.

Tarımsal ürünlerde yeni açılımlara ihtiyaç olduğu hala fark edilmemiş  ve fark edilmediği gibi ihtiyaç olarak da önemsenmemiş durumda.Yedi kilogram buğday parasıyla hala bir litre akaryakıt alındığı varsayıldığında mevcut ürün çeşidinin ve üretim tekniklerinin ihtiyaca cevap vermediği de bir gerçek. O halde İç Anadolu çiftçisi veya tarım üreticileri yeni bilgi ve birikimlerle donatılmalıdır.

Emsalleri ile rekabet etme ve ürün değerlendirmesinde de daha iyi pazarlama yolları, bilimsel olarak uygulamalı örneklerle sergilenmelidir.Bir kilo buğdaya verilen taban fiyatın elli kuruş olduğu günümüzde Beyaz Dut kurusunun kilogram fiyatının 20 TL olduğu ,domates kurusunun kilogramının 3,5 USD’nin üstünde değer bulduğu,kapama Badem ürününün 9 USD’ye toptan alıcı bulduğu örneklerle anlatılmalıdır.

Daha örnek mi istiyorsunuz. Bakın Ege ve Marmara çiftçisine daha kayda değer ürün üretimi ve farklı fiyatları görürsünüz.Bir başka açıdan bakıldığında Tarıma dayalı Endüstrinin ihtiyacı olan ürünlerin Çankırı Çiftçisi için ne anlama geldiği tarım üreticisin ayağına gidilerek anlatıldığında,basit uygulamalarla fikir jimlastiği yapıldığında görülecektir ki,üreticilerimizde bir heyecan oluşacak ve güven duygusu gelişecektir.Dönüm başına verilen üç kuruşluk yardım, teknik bilgi ve personel desteği sayesinde önemini yitirecektir.

Bu açıdan İç Anadolu’muzun ÇUKUROVASI sayılan Kızılırmak ovamızda yapılacak çok iş, gidilecek çok köy,anlatılacak çok bilgi ve yapılacak çok uygulama olacaktır.Toprak,su ve havanın en uygun olduğu yer, Kızılırmak   boyunca yer alan tarım alanlarıdır.Bu yörede yer alan üreticilere seçim arifesinde verilecek her söz ve her vaat,tutulabilecek ve gerçekleşmesi hayal olmayan projelerden olmalı ve oluşmalıdır.İcra ve ipotek belasından kurtulmayı bekleyen Tarım üreticilerimize, alternatif ürün çeşitlemesi ve üretimde yeni tekniklerin yanı sıra pazarlama ve paketlemede de sağlanacak her katkı, insanımızın hayat standardını yükselteceği gibi,insanca yaşama imkanı da sağlayacaktır.En basit şekli ile ürünler değerini bulacak ve emekler boşa gitmeyecektir…

Balığı ile meşhur Kızılırmak neden boş akar, neden bir kenarında balık üretme çiftlikleri yoktur ve kurdurulmaz anlamak mümkün değil…Kendi kendime sorduğum tek soruyu, değerli okuyucularımıza da sormak istiyorum. Kızılırmak ovamızdaki toprak,su ve hava ,eğer İsrail’in elinde olsaydı ,onlar neler üretirlerdi ve ne kadar tarım girdisi sağlarlardı? Vereceğiniz cevaplar çok ilginç olacaktır…Yorum sizlere ait…

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
post_views_counu Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.