Kurbağanın hikayesi

Bir kurbağa hikayesidir gidiyor internette. Nasıl da ülkemizin durumuna ben-ziyor. Kurbağayı kaynar suya atıyorlar. Kurbağa hemen tepkisini veriyor. Zıplayıp dışarı çıkı-yor. Anlık şoklara karşı kurbağa hemen tepki veriyor.

Sonra kurbağayı soğuk suya koyuyorlar. Suyu ısıtmaya başlıyorlar. Su kaynama noktasına geliyor ama kurbağada tepki yok. Su kaynamaya başlayınca kurbağanın tepki verecek zamanı kalmıyor. Artık kurbağa için zaman çok geçtir.

Kurbağalara bazı kabul etmeyecekleri şeyler birdenbire söylenirse kurbağa ani tepki vererek o tuzağa düşmüyor.  Eğer  kurbağanın ölmesini isterseniz soğuk suya konu-lup suyun yavaş yavaş ısınması beklenilmelidir.

Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın konjoktürü bekleme gibi bir önerisi vardı. Yani en uygun zaman beklenilmeli demişti.  Sayın başbakanımızda  “Bu işler sindire sindire yapılmalıdır.” Demişti. Kurbağa misali kaynar suya değil soğuk suya konulup alıştıra alıştıra sindire sindire yapılmalıdır yapılacaklar. Bizde bu ara kurbağa gibi rehavete kapılıp olacakları göremeyiz ya da görmememiz sağlanır.

Ergenekon davasında en ufak ayrıntıları bile medyaya sevk edenler Deniz Feneri davasında büyük bir gizliliğe gömülürler. Deniz Feneri zamana yayılarak,uzatılarak soğuk suya konulmuştur. Yavaş yavaşta ısıtıldığı için biz algılayamıyoruz. Daha uzun zamana yayılacak ve bize unutturulacak. Almanya ayağının kısa sürede suçlu olduğu ispatlandığı halde Türkiye ayağı nerede nereye gidiyor bilen var mı? Aynı durum Ergenekon davasında yeni şok dalgalarla gündemde tutuluyor. Ergenekon başlığı altında bir korku imparatorluğu oluşturulmaya çalışılıyor. Bunlar bilinçli olarak her gün halka empoze ediliyor. Bir adama “Kırk gün deli dersen deli olur.”derler. Ergenekon’a inanmayanlar bile acaba derler. Esamesi geçmeyen Deniz Fenerini de unutur gideriz. Çünkü fener soğuk suya konulmuştur.

Sonra bir varmış bir yokmuş bir deniz feneri varmış diye tuttururuz gideriz. Ama Ergenekon olayını hiç unutmayız o şok dalgası ile gelmektedir. Şoklara ani tepki veririz.

En güvenilir kurum her ankete ordu ilk sırada, ÖSYM ikinci sırada olurdu. En güvenilir kuruma ne oldu? Her sınavda bir hırsızlıktır gidiyor. Kimse kusura bakmasın bu adi bir hırsızlıktır. Bu hırsızlığa kim kefil olursa olsun hırsızlığa ortak olmuş demektir.

Polislik sınavı , arkasından KPSS sınavı, arkasından LGS sınavı  ikisi iptal edildi biri de iptal yolunda. Sahi bu sınav şifre nedeniyle iptal olursa ikna oldum diyen devlet büyükleri hangi konuma düşeceklerini bilmiyorlar mı? Ama olsun şifre sehven konulmuş o zaman her şey normal. Şifre varmış ama yanlışlıkla konulmuş. Başka medeni bir ülkede olsa ne olur? Adamlar ahlaklıdır yapmazlarda yapsalar ya intihar ederler ya da halktan özür dileyip o görevden hemen ayrılır giderler.

Bir de kefillikler kefaletler tatmin olmalar yayıldı memlekete. Genel kurmay başkanı bir askere, cumhurbaşkanı belediye başkanına kefil oluyor. Allah aşkına nasıl bir kefalettir anlayamadım. Hırsızlıkla itham edilen bir adama kefil olunmaz adil Türk Mahkemelerinde yargılanmalarının önü açılarak aklanmaları sağlanır. Demokrasilerde işleyiş budur. Nasıl Adana Belediye başkanını görevden aldıysan Kayseri Belediye başkanını da görevden alıp yargılanmasını sağlayacaksın.  Birini soğuk suya birini şokla oldu mu şimdi.

Gerçi iptal edilen sınavları soğuk suya attık yavaş yavaş ısıtıyoruz yani sindiriyoruz. Soruşturmalar ne konumda bilen var mı?

Uyuyoruz uyutuluyoruz vesselam.

Yani soğuk suda yavaş yavaş ısıtılıyoruz.

Teröristler Kuzey Irak’tan geldi Habur’da yargıladık, adaleti ayaklarına götürerek. Pişman değiliz İmralı canisinin emriyle geldik dediler. Bunlar etkin pişman diye serbest bıraktık. Sonra soğuk suya atıldık, yavaş yavaş ısıtıldık. Olayın vahametini kavraya-madık. Konjöktür uygun düştü bizde yavaş yavaş sindirdik.

Sindirdik, sindirdik vesselam.

Etiketler: » » » » » » » » » » »
post_views_counu Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.