18 Ağustos 2011

Satılık oruç

Mehmet’in yaz günlerinde yapmayı sevdiği şeylerin başında arkadaşları ile çelik çomak oynamak geliyordu. O yıl ilköğretim üçüncü sınıfa geçmişti. Dersleri çok iyi idi. Okulunu ve öğretmenini seviyordu. Şimdi yaz tatilinin keyfini çıkarıyordu.
O gün çelik çomak oynamaktan yorgun düşünce önce mahalle çeşmesinden kana kana su içip yüzlerini yıkayarak serinlemişlerdi. Şimdi de oyun oynadıkları meydandaki büyük iğde ağacının gölgesinde arkadaşları ile konuşarak dinleniyorlardı. Annesi O’na seslendiğinde buradan rahatlıkla duyabiliyor ve hemen eve koşuyordu. Annesi her zaman “ dışarı çıktığında sakın evden uzaklaşma, oyununuzu meydanda oynayın, tanımadığın yabancı biri sizi çağırırsa sakın peşine takılıp bir yere gitmeyin, sana seslendiğim zaman da hemen eve gel” diye tembih ederdi. Mehmet’ te annesinin bu sözlerini aklında tutardı, bazen yanlarına katılan küçük kardeşi Yusuf’a da göz kulak olurdu.
Arkadaşları ile iğde ağacının altında oyalandıkları sırada iş dönüşü eve gelmekte olan babasını gördü ve hemen önüne koştu. Babasının elindeki pide paketini aldı. Birlikte eve doğru yürürken,
_ Mehmet bakıyorum çelik çomak oynamayı çok seviyorsun
_ Evet baba, arkadaşlarla eğleniyoruz
_ Eğlencelidir, çocukken ben de çok oynardım.
_ Sahi mi!?
_ Evet tabi ki.
_ Sana bu gün birkaç hikaye kitabı aldım. Her gün kitap okumak için zaman ayırmanı istiyorum
_ Çok güzel, okurum baba
_ İstersen okuduğun hikayeyi akşam bana da anlatırsın.
Bahçeye girdiklerinde annesinin bahçedeki masayı iftar sofrası için hazır etmeye başladığını gördüler.
_ Hoş geldin, bu gün bahçede yiyelim dedim.
_Hoş bulduk, iyi etmişsin
_ Anne bak, babam bana hikaye almış
_ Hikaye okumayı ben de çok severdim çocukken,
Babası dinlenmek için eve geçti. Annesi iftar hazırlığı için ev ile bahçe arasında gelip gitmeye başlamıştı, Yusuf bahçenin bir kenarında elindeki oyuncak kamyonu ile toprak doldurup , toprak taşıma işlemi ile ilgili bir oyuna dalmıştı. Mehmet babasının getirdiği kitaplardan birini merakla eline alıp bahçedeki divana oturdu..
Akşam ezanı okunurken hepsi de sofranın başında hazır idiler. Sıcak çorbanın kokusu Mehmet’e ne kadar acıktığını hatırlattı. Yemeklerini yerken Mehmet babasına dönerek;
Baba oruç satmak ne demek?
_ Hı ??????
_ Oruç satılır mı? Bu gün çelik çomak oynadıktan sonra çok susadık. Mahalle çeşmesine su içmeye gittik. Ama arkadaşım Hasan “ben su içmeyeceğim, ben orucum, orucumu akşam dedeme satacağım” dedi.
Babası gülümseyerek;
_ Anladım , anladım, çocukken biz de satardık orucumuzu büyüklerimize.
_ Baba oruç nasıl satılır.
_ Küçük yaştaki çocukların oruç tutmaya alışması için , oruç tutmaya özenmeleri için güzel bir yoldur, oruç satmak. Çocuk kendi istediği bir gün- genellikle arife günleridir- oruç tutar. İftar vakti orucunu aile büyüklerinden birine “orucumu sana sattım” diyerek satar. Aile büyüğü de çocuğa bir hediye ya da harçlık verir. Güzel bir muhabbettir.
Mehmet annesine dönerek;
_ Anneciğim, ne olur bu gün beni de sahura kaldır, ben de oruç tutmak istiyorum
_ Yavrucuğum günler uzun, dayanamazsın
_ Hasan nasıl dayandı? Dayanırım, dayanırım.
Bu sırada soğutulmuş karpuzunu yemeye başlayan babası keyifli keyifli gülümseyerek;
_ Tamam Mehmet, bu gün bizimle sahura kalk, orucunu da ben satın alacağım.
_ Yaşasın.
_ Ama , annen haklı, günler uzun, susarsan zorlanırsın, bu nedenle yarın çelik çomak oynayıp kendini yorma.
_ Yormam baba, yarın hikayemi okurum.
Mutfaktan gelen güzel çörek kokuları uyandırdı Mehmet’ i. Yavaşça yerinden kalkıp pencereden bahçeye baktığında babasının bahçedeki masada oturduğunu gördü. Yaz günleri sahur yemeğini bahçe de yemek adetti çoğu evde. Zaten komşu evlerin bahçe lambaları da birer birer yanmaya başlamıştı.
Annesi odaya girdiğinde Mehmet’in uyanmış olduğunu gördü.
_ Uyanmışsın’
_ Evet anne, çörek kokuları çok güzel
_ Bu gün ki çörekler senin için, hadi üzerine bir şey giyip bahçeye gel.
Mehmet çok sevinçli idi. Hemen pijamasının üzerine eşofmanının üstünü giyip bahçeye çıktı. Önce bahçe çeşmesinde elini yüzünü yıkadı. Sonra masaya geçip annesinin çörekleri ve soğuk üzüm kompostosunu getirmesini beklemeye başladı.
Gökyüzünde ne çok yıldız vardı.
Etiketler: » » » » » » » » » » » » » »
post_views_counu Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.